Abbasi Dönemi Camileri,Özellikleri

Abbasi Dönemi Camileri Merkezin Şam’dan Bağdat’a geçmesiyle, sanatta İran etkisinin belirdiği görülür.

Abbasi sanatında, dini mimariyi Mezopotamya’da iki cami temsil eder. Samarra Ulucamii ve Ebudülef camii. Diğerleri yıkılmıştır. Samarra. Bağdat’ın kuzeyinde.

Abbasi Dönemi Camileri Özellikleri

Samarra UluCamii Minaresi

Halife Muttasım’ın kurduğu, bir şehirdir (838-883 arasında).

Türklerin İslâm sanatında rol oynamaları, Samarra’nın kuruluşuyla başlar.

Bu devirde muhafız kıtaları Horasan’daki türk boylarından meydana getiriliyordu.

848-852 Yılları arasında yapılan Samarra Ulucamii, önceki devrin cami örneğine uyularak, kıbleye dikey yirmi beş nef olarak yapıldı.

Çok büyük olan avlu birkaç sıra revaklarla çevrilidir. Cami, tuğla mimarisi ile emevi camilerinden ayrılır.

Yapının dışında bulunan ve malviye denilen minaresinin Mezopotamya ziguratlarının etkisiyle yapıldığı ileri sürülür, Bu yapının 15 km kadar kuzeyinde 860-861 yıllarında yapılan Caferiye şehrindeki Ebudülef camii ise gerek plan düzenlemesi, gerekse dış görünüşü bakımından.

Samarra camiine benzer. Tuğla mimarinin yanında, abbasi devri eserlerinde görülen diğer bir yenilik de sivri kemerlerin kullanılmasıdır.

Abbasi camilerinin devamını Mısır’da bağımsız bir devlet kuran Türk asıllı ibn Tolun’un Kahire’de (877-879) yaptırdığı ibntolun camiinde görürüz.

Ana çizgileriyle Samarra ve Ebudülef camiine benzeyen bu yapı cami mimarisine önemli yenilikler getirir.

Dış duvarlara açılan pencereler yapının dış görünüşünü hafifleterek, abbasi camilerinin bir kaleyi andıran görünüşünden ayırmıştır. Bütün yapı tuğladandır ve alçı tabakası ile Örtülüdür.

Kahire’de taşın bol olmasına rağmen, camiin tuğladan yapılmasının sebebi samarra geleneğine bağlılıktan ötürü olabilir.

Harim bölümü, Türk üslûbundaki sivri kemerlerle kıble duvarına paralel beş nefe ayrılır.

Abbasiler devrinde Türklerin Samarra’ya getirdikleri alçı süslemelerin (stuko) benzerleri ibntolun camiinde de vardır.

Fethettikleri yerlerde İslâmlığı yayan Abbasiler İran’ın çeşitli bölgelerinde de eserler meydana getirdiler. Kerpiç ve tuğladan yapılan bu eserler çabuk harap oldu.

Kalanlar arasında en eskisi Damgan’da Tarıhane camiidir. Samarra ve Ebudülef camilerine benzer. Yuvarlak tuğla mimarisi Selçuklular devrine aittir.

960 Yılına ait Nayin camii de aynı örneğe uygun olarak yapılmış, fakat sonradan eklenen kısımlarla ilk şekli bozulmuştur.

Buradaki sütunlar ve mihrap, geometrik ve nebati motifli alçı süslemelerle kaplıdır.

Üzerindeki kitabeden XI. yy.da yapıldığını öğrendiğimiz Hazar denezı kıyısındaki Demavend camiinde de aynı eski düzenlemeyi görürüz.

Yapılış tarihi kesin olarak bilinmeyen camilerden biri de Nişapur’un ilk Mescidi Cuma’sıdır.

Bazı söylentilere göre Ebu Müslim tarafından 750’de, bazı söylentilere göre ise de, Amr İbn Leys (IX. yy.) tarafından yaptırılan bu camiin, harim bölümü ahşap direkli ve önünde avlusu olan bir yapı olduğu sanılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir