Ağrı Nedir? Nasıl Oluşur?

Ağrı Nedir,Nasıl Oluşur,Ağrı kişisel ve sübjektif bir deneydir ve, çeşitli kişilerdeki değişken şid deti birçok faktöre bağlıdır. Birine çok ızdırap çektiren bir ağrı, başka biri için önem taşımaz. Bunda şartlar ve ortamın da rolü büyüktür, askerlerin, ağır yaralandıklarını fark etmeden bir savaşı bitirdikleri çok görülmüşdür ve bazı insanlar, bir ya kınının kendisinden fazla ağrı çektiğini görünce, artık ağrı duymazlar.

Ancak bunun tersi de sık sık görülür. Bazı tıp ve hemşirelik öğrencileri’ kitaplarında tanımlanan semptomlardan bir çoğunu hatta şiddetli ağrıları bile hissederler.

Bilimadamları hala, ağrının birçok yönünü tamamen anlayamamışlardır. Bir heyecan veya bir tahmin beyinde ağrı olarak ortaya çıkmakta olup bu nun sırrı şimdilik çözümden uzaktır.

Ancak bildiğimize göre bu impulsun beyne ulaşması için önce sinirlerden geçerek merkezi sinir sistemine gelmesi şarttır.

Ağrının Anatomisi

Tahrip olan bir hücre prostoglandin üreterek tepki gösterir. Bu kimya sal maddenin görevi bir haberci gibi yarayı sinir ucuna haber vermektir. Mesaj sinir sisteminin diğer kısımlarına, çoğunlukla oldukça uzun bir flaman olan sinir uzantısı boyunca ile tilir. Sinir uzantısında, yarı geçirgen bir membran içinde bulunan viskoz bir sıvı olan protoplazma vardır ve bu, bilgi iletimi için hayati önem taşır.

Sükunet halinde bu uzantının içindeki protoplazmada negatif ve mambran yüzeyinde pozitif elektrik yükü vardır. Uzantı mambranındaki bu elektrik yükü farkına statik potansiyel adı verilir ve bu, dış ortama kıyasla protoplazmada yüksek potasyum ve düşük sodyum ve klorür iyonları kon santrasyonu ile sağlanır.

Mesajın gelişi sodyum pompası adlı bir mekanizmayı harekete geçirir ve uzantının kimyasal elektrik dengesi değişir. Sodyum ve klorür iyonları dışarı çıkar.

Depolerizasyon adlı elektrik olayı so nucunda protoplazma pozitif yük alır ve işe koyulmaya hazır hale gelir. Aynı durum sinir uzantısının tümünde görülür. Ancak uzantının belirli kısımları elektrikden etkilenmeyen bir miyelin kılıf içinde bulunduğundan sü rekli dalga oluşmaz.

Depolarizasyon çniyelin bir alandan diğerine atlar. Miyelinsiz bu tür alanlara Ranvier düğümleri adı verilir. Depolarizasyon dalgası aşağı inerken sodyum pompası durur ve uzantı, statik potansiyel kazanır. Bu olaya da repolarizasyon denilir.

Depolarizasyon dalgası sinir ucuna ulaştığında beyini diğer sinirleri veya bir kası uyaran kimyasal maddeler salgılanır.

Böylece impuls omuriliğe burada, da beyine ulaşır. Ağrı; ısı, soğuk, dokunma ve basınç impulslan halinde ilgili beyin bölgesi thalamusdur. Bu bölge vücudun dış kısımlarından galen mesajları alan, entegre eden ve ileten duyu bilgi merkezidir.

Çeşit li duyular için deride ve diğer organlarda değişik alıcılar vardır, örneğin iğne batmasına oranla yanık-dan ileri gelen ağrı farklı alıcıları et kiler.

Bu değişik alıcılardaki bilgi omurilikde ayrı yollar takip eder ve thalamusda değişik bölgeleri uyarır. Gelişmiş beyinli hayvanlarda thala mus en ileri duyu merkezidir. İnsanlarda ise thalamus’un görevi beyindeki daha ileri merkezlere bilgi aktarmaktır.

Thalamus’dan çıkan impuls beyin korteksine ulaşır ve burada yaranın konumu kaydolunur, ağrının şiddeti ortaya çıkar ve uyarı, geçmişde edi nilen tecrübelerle kıyaslanır.

Korteks, insan beyninin en gelişmiş parçasıdır. Ayrıca ağrının psikolojik ve duy gusal yönünü de ayarlar. Bu durum aynı şiddetteki ağnya değişik insanların değişik tepki göstermesini açıklar.

Bazan vücudun bir parçasının yaralanması ya da tahrip olması, başka bir parçada ağrıya yol açar. Bu olay, dahili problemlerin teşhisine yarar, örneğin; herhangi bir neden olmaksızın sağ omuzu acıyan bir kişi nin safra kesesinde iltihap olabilir.

Bunun nedeni sağ omuz ile safra kesesi duyu sinirlerinin, omuriliğe aynı yoldan ulaşmasıdır. Safra kesesi siniri uyarıldığında, ağrı impulsunun bir kısmı omuzdan çıkan sinirlere yayılır ve beyin, iki yerde de ağrı hisseder. Bu sinayik ağrıya bir diğer örnek, kalp krizi geçirenlerde görülen göğüs ve kol ağrısıdır.

Ağrı Tedavisi Nasıl Yapılır

Bir çok ağrı türü, en yaygını asprin olan ağrı kesicilerle tedavi edilebilir. Bazı ağrı kesicilerin etkisi, prostoglandin üretimini engellemelerine dayanır.

Başka ilaçlar omurilikten beyine impuls akışını durdururlar, ba zılan da depolarizasyon esnasında oluşan kimyasal ileticilerin üretimine

elgel olurlar. Bazı tedavi şekilleri ise doğrudan beyini etkiler. Akıl ve beyin ağrı algılamasında önemli bir rol oynar ve belirli hallerde etkisiz ilaç ve hipnoz’un ağrıyı kestiği görülmüşdür. Ağrı türü, şiddeti ve nedeni ve hastanın bünyesi ağrıyı kesme tedavisinin yolunu çizer.

Ağrının algılanması çok sayıda etkene özellikle iç sıkıntısına, duygusal duruma ve sinir uçlarının yerine bağlıdır Ağrı impulslarını ileten sinir lifleri 2 ana şekildedir Daha duvarlı olan ve aniden ağrı hisseden kalın ve ağrı hissini yavaş ancak uzun süre ileten ince lifler Bu ağrı ileticiler hem merkezi sinir sistemine hem de omurilikdeki kü çük bir sinir merkezine bağlıdır Bu merkez. filtre aygıtı görevini yapar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir