Ahmed Rıza Kimdir?

Ahmed Rıza Kimdir İkinci Meşrutiyeti hazırlayan siyasi hareketin önderi, gazeteci ve politikacı (İstanbul 1859-1930).

Ahmed Rıza Hayatı

İbrahim Temo, Abdullah Cevdet Ubeydullah v.b. nin tıbbiye öğrencisi iken kurdukları İttihad ve Terakki’ye sonradan katıldığı zaman Bursa’da Maarif müdürü idi (1889).

Ahmed Rıza1884’te Paris sergisini ziyaret için İstanbul’da kurulan cemiyetle anlaşmış, Paris’te «Societe des Positivistes» e girmiş, onların parolası olan Ordre et Progres’yi, yeni türk fikir hareketinin parolası haline getirmek istemiş, gençler ufak bir değişiklikle buna Union et Progres demeyi kabul etmişlerdi.

Cemiyeti kuranlar birer birer Avrupa’ya giderek Ahmed Rıza’nın 1895’te çıkarmağa başladığı Meşveret gazetesi etrafında toplandılar. Meşveret 15 günde bir Fransızca ve Türkçe olarak çıkıyordu.

Fransızca kısmının başında Organe de la Jeune Turquie Publiee sous la Direction de Ahmed Rıza yazılıydı.

Meşveret esasında yüksek seviyede bir fikir gazetesi değil, öncü bir siyaset gazetesi idi. Burada Abdülhamid idaresinden kaçanların şikâyetleri toplanır, Türkiye’den gönderilen mektuplar takma adlarla yayımlanırdı.

İttihatçıların Avrupa ile mektuplaşması Galata Fransız postahanesi vasıtasıyle oluyordu. Fakat Ahmed Reşid, Dr. Nazım Halil Ganem, H. Figani gibi hakiki imzalı yazılar da çıkıyordu.

Daha başlangıçta Ahmed Rıza ve tarihçi Murad kutup olarak ikiye ayrıldılar. Buna rağmen Murad Kahire’de Mizan gazetesini çıkarıyor, Meşveret’e mektuplar gönderiyor ve onun faaliyetine katılıyordu.

Ahmed Rızayı ne Paris’te bir de Şurayı Ümmet gazetesini çıkardı. Buraya Yusuf Akçura, Ahmed Ağaoğlu gibi daha genç ittihatçıları topladı. Bu sırada Abdülhamid ile arası açılan damad Mahmud Paşa, oğulları Sabahaddin ve * Lütfullah ile beraber Avrupa’ya gitti. Sabahaddin tahsilini Türkiye’de yapmış fakat fikirleri batıda gelişmiş ve Le Play tarafından kurulan «Science Sociale» ekolüne bağlanmıştı.

O sırada «Science Sociale»in en değerli düşünürü Edmond Demolins ile tanıştı ve Türkiye’deki sosyal reformda onun fikirlerine dayanmayı Ahmed Rıza’nın etrafında toplanan ittihatçılara tavsiye etti. Buna karşı Ahmed Rıza her vesile ile Aüguste Comte’un pozitivizm hareketine bağlı olduğunu söylerdi.

Fakat gerek Meşveret’teki yazılarında, gerek sonradan yayımladığı lâyiha’larında pozitivizm fikirler hakkında derinden bilgisi olduğu pek belirmemektedir.

Bu lâyihada İbn Arabi, Gazali, Maverdi gibi Ortaçağ düşünürlerini zikreder ve Koçu Bey lâyihasından bahseder, ona göre Büyük Friedrich, d’Alembert, Voltaire ve La Mettrie’nin öğütlerinden faydalanarak.

Büyük Petro, Leibniz’in; E Katerina, Diderot’nun nasihatlerini dinleyerek devlet idare ettikleri için memleketlerini geliştirmişlerdir (Ahmed Rıza, Birinci Lâyiha, Cenevre 1897). Ahmed Rıza Tolerance Musul-mane adlı fransızca risalesinde 17 ve 18. yüzyıl Batı düşünürlerinden Locke, Voltaire, Helvetius, Holbach, pozitivistlerden Lafitte, E. Renan ve H. Spencer’den bahseder. Ahmed Rıza islâmın müsamahasını izah için, o tarihlerde yazılmış fransızca Türkiye ta rihlerine baş vurur.

Sabahaddin grubu ile Ahmed Rıza’nın arası o tarihte açılmaya başladı. İkincisi, Osman devletine giren unsurların birliğini temin içir merkeziyetçiliği; birincisi, ademi merkeziyet çiliği tavsiye ediyorlardı.

Bu fikir ayrılığı Meşrutiyet’in ilânından sonra da devam etti Abdülhamid, ilk Mebusan meclisinin açılmasını kabul edince Ahmed Rıza Mebusar meclisi reisi tayin edildi. Fakat Hareke’ ordusunun İstanbul’u işgali ve Abdülhamid’ in tahttan indirilmesinden sonra Mebusar meclisinin toplandığı Çırağan sarayında çıkan bir yangın Ahmed Rıza’nın itibarını kırdı.

Ömrünün son yıllarını inzivada geçirdi Prens Sabahaddin Kahire’den Parise gidince bir Jön Türk kongresi toplamağa kalkmıştı. Kongrenin açılması Fransa’dan başka İsviçre’de, Belçika’da ve İngiltere’de bulunan Jön Türk’lerin toplanmasına bağlı idi.

Abdülhamid’in teşebbüsü yüzünden Fransa hükümeti kongrede güçlükler çıkardı. Ancak, 4 şubat 1902’de senatör Leter Postalis’in konağında toplanılabildi. Bu kongrede Ahmed Rıza tarafını tutanlarla Sabahaddin tarafını tutanlar «müdahaleciler» ve «ademi müdahaleciler» diye iki gruba ayrıldılar.

İttihatçılar, Meşrutiyetten sonra Ahmed Rıza grubunun fikrini savundular ve Sabahaddin, mücadelesine yalnız olarak devama mecbur kaldı. Birinci Dünya savaşı sonlarında padişah Vahdeddin tarafından Ayan meclisi başkanlığına getirilen Ahmed Rıza mütarekede sadrazam olmaya çalıştı ama padişahın güvenini kaybetmişti, Paris’e gitti. Kurtuluş savaşından sonra yurda döndü. Hatıraları Cumhuriyet gazetesinde yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir