Ahmet Refik Altınay Kimdir?

Ahmet Refik Altınay Kimdir,(1881-1937)- Tarihçi, yazar, şair, Darülfünun Osmanlı Tarihi Müderrisi.

Ahmet Refik Altınay Hayatı

Abdülaziz zamanında Saray’da vekiliharçlık (Kethüdalık) yapmış bulunan Gürlükçüoğlu ailesinden Ürgüplü Ahmed Ağa’nın oğludur. İstanbul’da, Beşiktaş’ta, Valde Çeşmesi semtinde dünyaya geldi.

İlk öğrenimini Vişnezâde okulunda, orta öğrenimini Beşiktaş Askeri Rüştiyesinde ve Kuleli Askerî İdâdisinde tamamladı. 1898 yılında Harbiye Mektebini birinci olarak bitirerek piyade teğmeni oldu. 17 yaşında subay çıktığında kıt’aya gönderilmeyip öğretmen sınıfında bırakıldı.

Toptaşı ve Soğuk Çeşme Askeri Rüştiyelerinde dört yıl süre ile coğrafya öğretmenliği yaptı. 1902 yılında Harp Okulu’na Fransızca öğretmeni olarak atandı. 1903 yılında üsteğmenliğe ve 1907 yılında yüzbaşılığa yükseldi.

1908 yılında Harp Okulu’na tarih öğretmeni oldu. Burada gazete ve dergilerde (îrtikaa, Malûmat, Hazine-i Fünûn.

Mecmua-i Ebüzziya) yazarlığa başladı. “Tercüman-ı Hakikat” gazetesinin başyazarlığını yaptı. 1909 yılında Millet gazetesinin başyazarlığına getirildi. Daha sonraları İkdam gazetesinde yaz: hayatına devam etti. Bu gazetede yayınlamış olduğu “Lale Devri”, “Tarihi Simalar”, “Köprülüler” ve “Felâket Seneleri” adlı eserleriyle tanındı.

1909 yılında Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Ceride Şubesinde görevlendirildi. Bu arada Askeri Mecmua’nın yayınını yönetti.

1909 yılında kurulmuş olan Tarihi Osmani Encümeni’ne üye seçildi. Tarih araştırmaları için bir kurul ile birlikte Fransa’ya gönderildi. Bu gezisinde Fransa’nın tanınmış bilgin ve tarihçileriyle tanıştı.

1912 yılında Balkan Savaşı’nın başlamasıyla Askeri Sansür Müfettişi oldu. 1913 yılında Balkan Savaşının bitmesiyle gözlerindeki bozukluk sebebiyle yüzbası iken emekliye ayrıldı.
I. Dünya Savaşı’nın başlaması ile silâh altına çağrıldı.

1914 yılında tekrar subaylığa getirilerek “Sansür Genel Mefettişi” görevi ile işe başladı. Aynı zamanda gazetelerde yazarlığa devam e diyordu.

Erkân-ı Harbiye Başkanlığının e mri ile Osmanlı-Rus ilişkilerine ait yazdığı makalelerinden birinde Mısır olaylarını ve Osmanlılara karsı gelmiş olan Mısır valisi Kavalalı ’Mehmed Ali Paşa’yı tenkit etmiş olduğundan Mehmed Ali Paşa’nın torunu devrin sadrazamı Prens Said Halim Paşayı sinirlendirmişti.

Bu yazı yüzünden Ahmed Refik arpa ve saman memuru olarak Ulukışla’ya sürgüne-gonderilmiş> 1915’de Eskişehir’de Sevk Komisyonu Başkanlığına tayin edilmiştir. Yorucu çalışmaları sonucu ağır hastalanan Ahmed Refik, tedâvi gayesi ile İstanbul’a geldi.

İyileşince Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın aracılığı ile Sadrazam Prens Said Halim Paşa’dan izin alınarak İstanbul’da görevde bırakıldı. Böylelikle Başkomutanlığın bir emri ile eski Türk savaşlarına ait belgeleri toplamak için kütüphanelerde ve Hazine-i Evrak (Devlet arşivi) ta bazı yorucu çalışmalarda bulundu.

Bu çalışmaları değerli eserlerinin meydana çıkmasına yardımcı olmuştur. Bir taraftan da Erkân-ı Harbiye-i Umumiye’nin emri ile ordu için “Tarihte Osmanlı Neferi, Yirmibeş Sene Siper Kavgası“ adlı destanlarını yazdı.

1917 yılında Yeni Mecmua’da. çalıştı. I. Dünya Savaşı sonunda Ermenilerin Türklere karşı yaptıkları eziyetleri yerinde incelemek üzere yabancı gazetecilerle birlikte Doğu illeri gezisine gitti. Bu gazeteci kurulunun başında Batum, Artvin, Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan ve Trabzon bölgelerini gezdi. Gezi esnasındaki hatıralarını Kafkas Yollarında ve “İki Komite-iki kı’tal” adıyla 1919 yılında iki kitap halinde yayınladı.

1. Dünya Savaşı bitince 1918 yılında terhis edilerek ikinci defa emekli olmuş ve Osmanlı Tarihi Müderrisi Mehmed Arif Bey’in ölümü ile boşalan İstanbul Darülfünunu Osmanlı Tarihi öğretmenliğine ve 1919 yılında Türkiye- Tarihi Müderrisliğine atandı.

1918 yılında “Demirbaş Şarl” adlı eseri İsveç Devleti tarafından İsveç Nişanı ile ve Karolin Cemiyeti adlı bir isveç Tarih Derneği tarafından da 10 bin İsveç kronu para ile ödüllendirildi.

Türk Tarih Encümeni’nde ve Tarihi Vesikaları Tasnif Komisyonu’nda görev aldı. Son Osmanlı Vakanüvisi Abdurrahman Şeref Bey’in yaşlılığı sebebiyle istifa etmesi üzerine 1924 yılında Türk Tarih Encümeni Başkanlığı’na getirildi.

1927 yılında kurum başkanlığına Prof. Dr. Fuad Köprülü’nün getirilmesiyle kurumdaki çalışmalarına asli üye olarak devam etti. 15 yıllık üniversite öğretim üyeliğinden sonra 1933 yılında üniversite öğretiminde yapılan yeni düzenleme ile çıkartılarak açıkta bırakıldı.

1933 yılından sonra 5 lira emekli yüzbaşı maaşı dışında bir geliri olmadığından sıkıntıya düştü. Ekonomik gücünün yetersizliği karşısında bir karınca gibi çalışan yazar, düşünceleriyle başbaşa kalınca yazı da yazamaz olmuştu.

İlk iş olarak kütüphanesini sattı. Sıkıntılı hayata dayanamayıp 10 Ekim 1937’de Haydarpaşa Numune Hastanesinde zatürree hastalığından vefat etti.

Ölümünden birkaç saat önce Evliya Çelebi’nin üzerine toprak attığını sayıklamış ve şair Abdülhak Hamid Tarhan’ı anmıştır.

İstanbul Belediyesi bu büyük tarihçiyi Zincirlikuyu mezarlığına, şair Abdülhak Hamid Tarhan’ın mezarı yanına gömülmesini istiyordu. Fakat, cenazesi 11 Ekim 1937 günü Kadıköy’den Büyükada’ya bir motorla taşındı. Cenaze töreni yapılıncaya kadar iskele yakınındaki parti binası salonunda cenaze bekletildi. Törene İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ, Büyükada.

Kaymakamı, Lise ve Büyükada İlkokulu öğrencileri, bir polis müfrezesi, Ressam İbrahim Çallı ve diğer arkadaşları katıldılar.

Cenaze namazı Büyükada Camiinde kılındı. Vasiyeti üzerine yıllarca oturmuş olduğu ve çok sevdiği Büyükada’da Tepeköy mezarlığına 11 Ekim 1937 tarihinin yağmurlu pazartesi günü toprağa verildi.

Mezarı başında yapılan törende anıları dile getirilmiştir. Bu büyük Türk tarihçisinin ölümü Türk, Balkan, hatta Avrupa basınında yer almıştır. Osmanlı tarihini onun kadar iyi bilen olmadığı söylenen Ahmed Refik, eserlerini dâima belgelere ve gerçeklere yer vererek tatlı bir üslupla anlatmıştır. Ahmed Refik’in şairliği de vardı. Fakat iddiası yoktur.

Şiirlerini, rind tarihçinin zabdedemediği ruhunun zaman zaman tezâhürleri olarak görmek gerekir. Gönül adlı bir kitapta topladığı şiirlerinin birçoğu bestelenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir