Alacahöyük Kral Mezarları

Alacahöyük Kral Mezarları,Çorum iline bağlı Alaca ilçesinin 15 km kuzeybatısındaki Hüyük. En üstlerdeki yapı katlan Hitit sonrası denen kültür evresinden kalmadır.

Alacahöyük Kral Mezarları

Bu birinci kültür evresinde, ilk Frig yerleşmelerinden başlayarak Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan kalıntılar yer alır.

İÖ 1200’lerde bu yörede yerleşmiş Frigler’den kalma yollar, kaldırım döşemeleri ve yol boyunca sıralanmış taş temelli evler Frigya yapı katının başlıca kalıntılarıdır.

Daha alttaki yapı katlan İÖ 2000-1300 yılları arasındaki Hitit kültür evresini yansıtır. Eski Hitit Krallığı (İÖ 1650-1460) ile Hitit İmparatorluğu (İÖ 1460-1180) dönemlerini kapsayan bu evrede büyük bir Hitit kentinin kalıntıları yer alır.

Hititler’in başkenti Hattuşa’ya çok yakın olan bu kente, başı kadın, gövdesi aslan biçimindeki heykellerin (sfenksler) beklediği bir kapıdan giriliyordu.

O çağların en ileri tekniğiyle yapılmış kent surları, surların güneyindeki Sfenksli Kapı, sokaklar, su kanalları, fırınlar, kaldırımlar, yapılar ve tapınak-sarayın kalıntıları kent mimarlığının o dönemde çok gelişmiş olduğunu gösterir.

Üçüncü kültür evresi, İÖ 3000-2000 yılları arasındaki Erken Tunç Çağından kalma dört yapı katının kalıntılarını içerir.

13 kral mezarı ve bu mezarlardan çıkarılan buluntular, özellikle altın, gümüş, tunç ve demirden yapılmış silah, süs ve kullanım eşyaları, güneş kurslan, geyik ve boğa heykelcikleri o çağlarda bu yörede güçlü bir prensliğin ve çok gelişmiş bir maden sanatının var olduğunu gösterir.

Dördüncü kültür evresinin yapı katları İÖ yaklaşık 3500-3000 yıllan arasındaki Bakır-Taş (Kalkolitik) ve Erken Tunç çağlarından kalmadır. O çağlarda buraya yerleşen insanla-rın kurduğu ilk yapı katı bugünkü höyüğün de çekirdeğidir.

Bu katlarda taş temeller üzerine kurulmuş kerpiç duvarlı ve kamış damlı ev kalıntıları, çeşitli çapak çömlek, özellikle içi boyalı toprak kaplar ve ayaklı meyvelikler bulunmuştur.

Bakır yeni yeni kullanılmaya başladığı için silah ve kullanım eşyalarının çoğu taştandır.Alacahöyük 310 metre uzunluğunda, 277 metre genişliğinde ve 20 metre yüksekliğinde bir tepedir.

1907’de İstanbul Arkeoloji Müzeleri adına Theodor Makridi tarafından başlatılan kazılar 1935’ten sonra Türk Tarih Kurumu adına Hamit Zübeyr Koşay ve Remzi Oğuz Arık’ın başkanlığında yürütülmüştür.

Kazılarda elde edilen buluntuların büyük bölümü Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, bunlardan bazılarının kopyaları ile Bakır-Taş Çağı buluntuları da 1941’de ziyarete açılan Alacahöyük Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir