Alkazar Tiyatrosu

Alkazar Tiyatrosu,Galata’da, Tophane Caddesi’nde 216 numarada, içkili, sahneli bir gazino-tiyatro olarak XIX. yılda açılmıştı. Kısaca “Amerikan Tiyatrosuda’’da denirdi. ilk perdelerde pandomima usulünde komediler oynanırdı.

Yahudi, Rum ve Ermeni aktörleri bozuk Türkçeleri ile komiklik yaparlardı. Baleden sonra ortalarda kantoyu Matmazel küçük Amelya oynardı. Perde aralarında ince saz çalardı. Sona doğru hikayeler dramatize edilirdi. Böylece 15’e yakın perde açılırdı.

Pandomimayı Dimostokles Paskal yapardı. Bir ara tulûat komiği Abdi, Deveci Agâh, Paşabâhçeli Raşit, Hacı Manuk ve düettocu Rafael de bu sahneye çıkmıştır. Baleyi Kikina, Pipina ve Pervis gibi hanımlar oynardı.
Seyircilerin bazen rezalet çıkartarak sahneye çürük limon ve portakal, çiğ yumurta attıkları çok olurdu.

Kavgalar çıkar, bıçaklar çekilir ve tabancalar atılırdı. 9 Kasım 1890 tarihinde çıkan bir sabah gazetesinde şöyle bir haber her zaman duyulurdu:

Galata’1 da Amerikan gazinosu denmekle bilinen şarkıh gazinoda dün gece Şekspir’in eserlerinden “Othello” adındaki oyun oynandığı sırada oyunculardan bazılarının terbiyeye aykırı harekette bulundukları gazetemize gönderilen bir yazıda bildirilmektedir”.

Bu gibi olayların tekrar çıkabileceği ilgili yerlerin nazarı dikkatine gösterilir. ” Küçük Amelya’nın bu tiyatroda söylediği kantolardan biri şöyledir:

Ah feryâd! Ben sana yandım Gece gündüz âh ile geçti zamanım Gaddar felek bak hâlime,
Düştü gönlüm bir zâlime Merhamet etmez hâlime Oldum divâne!… ”

1890—1896 yılları arasında bu tiyatronun Bağlarbaşı’nda, Selâmsız’da ve İstanbul sayfiyelerinde de temsiller verdiği o yılların gazetelerinde çıkan ilânlardan anlaşılmaktadır. Ahmed Midhat’ın “ Bekârhk, Sultanlık mı Dedik”, Ahmed Râsim’in “Fuhş-i Atik” adlı eserlerinde bu tiyatro, sefahât ve rezâlet yeri olarak anlatılmaktadır.

Amerikan (Alkazar) Tiyatrosu, genellikle pandomimlere yer vermiştir. İstanbul’un bir zamanlar en ilgi gören temaşâsı pandomimlerdi. Önceleri saraylarda başlatılan pandomim gösterileri daha sonra, Avrupa, Amerikan (Alkazar) ve Alambra tiyatrolarında başlanmıştı. Orta oyuncusu Nâşit de birçok oyunlarım Alkazar Tiyatrosu’nda oynamıştır. Nâşit, önceleri Kâzım ve Şükrü Beyler’den “Millet Tiyatrosu”nu tutmuş, halkın oyunlarına gösterdiği büyük ilgi üzerine “Alkazar’ı da kiralamıştı.

Vasfi Rıza Zobu da tiyatro hakkında şu bilgileri vermiştir

“Ben Amerikan Tiyatrosu diye bilirim. Orda Hüsnü Efendi vardı, Komik Hüsnü Efendi.

Aslen Karamanlı Rum’du. Karamanlı Rum dediysek, aslına bakarsanız onların hepsi Oğuz Türklerindendir. İlk Türk kadınını sahneye çıkartan adamdır o Hüsnü Efendi. Bir kazaskerin kızıyla evlenmişti; Kadriye Hanım.

Hüsnü Efendi’yi gördüm son zamanlarında, konuştum da. Kadriye Hanım sonra Amelya adıyla Anadolu’da, Bursa’da, Ankara’da sahneye çıktı.Alkazar Tiyatrosunda en çok tutulan pandomim oyunlarıydı. Tulûat her yerde vardı ama, pandomim oraya mahsustu sanki. Başka yerde değil orda oynanırdı. Seyircisi çoktu. Pandomim Şehzadebaşı’nda oynansa tutmazdı.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir