Altimermer Semti Tarihi

Altimermer Semti Tarihi  ,Fatih’de, Seyit Ömer Mahallesi’nde bulunan eski bir semttir.

Buradaki tarihi yapılardan günümüze kadar pek azı ayakta kalabilmiştir.

Çukur-Bostan da denen bu semtte Bizanslıların su hazineleri bulunmaktaydı.

Bu sarnıcın uzunluğu 170 metre, genişliği 147 metre idi.

Altımermer civarında, mimari bakımından büyük önem taşıyan Tulumcu Hüsameddin Mescidi bulunmaktaydı.

Bu güzel mabed 1945 yılında yıktırıldı. Altımermer, Bizanslıların kutsal köşelerinden biriydi.

Buradaki “Tiz veren Meryem Ana Kilisesi”ndeki tunç heykel bir aşk tılsımıydı.

Debdebeli ve ihtişamlı bir hayat süren Bizans halkı tılsımlara çok inanırdı. Altımermer’deki tılsımdan yarar umanlar genellikle gençlerdi. “Çabuk İşiten Meryem’’ veya “Tiz veren Meryem” Kilisesi’nin önündeki tılsım, kucak kucağa gelmiş ve tunçlaşmış bir kızla oğlanı canlandıran bir heykeldi.

Bu Bizanslıların gönül tılsımıydı. Gençler, bu tılsımın önünde bir süre vecd içinde kalırlar ve sonra onu kucaklayarak dileklerde bulunurlardı.

Kısmeti çıkmayan genç kızlar hep bu soğuk mermeri kucaklarlar, muratları olunca kurban keserlerdi.
Evliya Çelebi bu tılsımı söyle anlatmaktadır:

“Dokuzuncu tılsım yine Altımermer’de bir amud üzere tunçtan bir civan ve bir mahbube-i zaman birbirini deraguş etmiş vaziyette yapılmışlardı.

Her kaçanki şehir halkından kan ve koca cidal ve niza etseler birinden birisi gelip ol sureti (heykeli) deraguş ettikte derhal barışırlardı…”

Son Bizanslılar boşanma davaları için pek mahkemeye gitmezlerdi.

Tılsım, inançlarına göre, sevişmeyen gençleri, çiftleri derhal ayırırdı. Bu tılsım da Altımermer’de idi Burada bir sütunun üstünde iki kurşun heykel vardı.

Bu heykeller Calinos’ a nisbet ediliyordu. Birisi beli bükülmüş, yüz-suyu dökülmüş ihtiyar bir erkekti.

Öteki de çok çirkin, deve dudaklı, kanbur bir cadı kadındı.

Ayrılmak istiyen çiftlerden birisi bu heykelleri kucaklayınca muratlarına ererlerdi.

Evliya Çelebi bu tılsımı şöyle anlatır:
“Onuncu acaip tılsımı

Altımermer’de bir amud-i zenburi üzere hakim Calinos rasas-ı ebyazdan (ak kurşun:iki suret ihdas edip biri bir pir-i fani. beli bükülmüş ve ab-ı-ruyi dökülmüş turur.

Anın mükabelesinde bir fertute-i zemane şütür lep (deve dudaklı) dbusü’l-vech, bir pir-zen kadi dü “Ta” (belliki “Ta” harfi) gibi olup durur, erle avretin hüsn-i imtizaçları olmasa biri ol sanemleri deraguş eylese derhal müfan ket ederlermiş!… Bu mermer zelzele İle münhedim olup (yıkılıp) yere medfun oldular.

İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra birçok Anadolu şehir ve kasabasından gelen müslümanlar çeşitli semtlere yerleştirildiği halde Altımermer genellikle hıristiyanların çoğunluğu oluşturduğu semtlerden biri olarak kaldı.

11 Aralık 1455 yılında Fatih Sultan Mehmed’in emriyle yapılan bir sayımda mahallelerdeki dükkan, kilise, manastır, kişilere ait değirmen, şaraphane ve kamuya ait binalar ayrı ayrı gösterilmiştir.

Sayıma ait bu defterde Altımermer Mahallesi’nin adına rastlanmaktadır.

İstanbul’un en çok, en kalabalık meyhaneleri de Altımermer’deydi.

Bunların arasında Sünbüllü meyhanesi en ünlüleriydi .

Altımermer’de bulunan pek çok tarihi ve sanat değeri yüksek yapı zelzelelerde ve yangınlarda yok olup gitmiştir.

Hele burada çıkan iki büyük yangınlardan biri 1895, diğeri de 1899’dadır.

Bu olay tarihde “Altımermer yangınları” olarak geçer.

Altımermer’de sarnıçlar ve tarihi çeşmeler vardır.

(Kaynak: Evliya Çelebi Seyahatname, C.1 (İstanbul 1314); Mediha Atis, Bbanslıların \e Türklerin Aşk Tılsımları, Tarih Hazinesi S. 7 (İstanbul 1951).

Bir cevap yazın