Altunizade Tarihi

Altunizade Tarihi Üsküdar’da, Bağlarbaşı ve Koşuyolu’nda ünlü, bir semttir. Adım Altunizade İsmail Paşa’nın yaptırdığı camiden almaktadır. İsmail Paşa’nın babası altıncı esnafı olduğu için ona “Altunizade” denilmişti. Dolmabahçe Sarayı yapılırken, kendisi bina eminiydi. İsmail Paşa çok zengindi. Rusya savaşında iki tabur askeri giydirmiş, yemeklerini sağlamıştı.

Altunizade semti, Bağlarbaşı’ndan Kısıklı’ya çıkan yol üzerindedir. Burası çeşmeleri, cami, mescid ve konaklarıyla oldukça zengin bir köşedir.
Bugün bu semt çok kalabalıklaşmıştır. Eskiden pek çok olan ahşap yapılarından da günümüze kadar ayakta kalabilenleri parmakla sayılabilecek kadar azalmıştır. Sanat değeri üstün pek çok köşk ve konak yıkıcıların insafsız kazmasına terkedilmiş veya yangınlarda kül olup gitmiştir.
Bağlarbaşı’nda, Altunizade Camii yakınlarında eski devlet adamlarından Sermet Efendi’nin şahane bir köşkü bulunmaktaydı. Meşrutiyetten önce Adana Valiliği’nde bulunan Bahri Paşa, Abdülhamid zamanındaki gözden düşme günlerinde bu köşkte oturmuştu. Bahri Paşa, evinin önünden geçen dostlarım pencereden bağıra bağıra çevirip ikramlarda bulunurdu.

İkide birde diline doladığı, “Huda Hakkı için” sözleriyle ortalığı çınlatırdı. Bahri Paşa çok dost bir adamdı; çok da yakışıklıydı. En yakın arkadaşı Profesör Doktor Müşir Nafiz Paşa, onu bu köşkte sık sık ziyaret ederdi. Sermet Efendi’nin köşkünün bitişiğinde Şehzade Abdülmecid’in (son halife) bir sarayı vardı. Bahri Paşa Şehzade ile karşılaşmaktan çekinir, onun geçtiğini gördüğünde hemen pencereden uzaklaşırmış. Oturduğu köşkün haremi ve selamlığı pek büyük değilmiş. Yine Altunizade,Küçük Çamlıca yakınlarında Marmara’ya bakan bir yerinde de Rauf Paşa’nın ve damadı Ali İhsan Bey’in köşkleri ve bahçeleri, bostanları, ekin tarlaları, üzüm bağları bulunmaktaymış.

Altunizadelerin köşkleri ise, Altunizade Camiine yakındı. Bu aile yoksullara yardım ettikleri, bir çok hayrat yaptıkları gibi kültürel ve sosyal faaliyetler de göstermiştir. Spor kulübü, lokal, mahalle halkının dinleneceği ve eğleneceği bir salon ve tiyatro eserlerinin sergilendiği bir sahne kurmuşlardır. Ramazan gecelerinde sanki burası bir Direklerarası’nı andırmıştır. Kantolar, türküler, gazeller, çiftetelliler, maniler ve Musahipzadelere, Naşitlere kadar bütün dünkü İstanbul bu sahnede canlandırılmıştır.
Naşid hatıralarında Kavuklu Hamdi, Eşekçi Agah ve Kel Hasanla birlikte Üsküdar’da Altunizade’de orta oyunu oynadıklarını yazmaktadır. Fakat, Altunizade’nin neresinde sahneye çıktıklarına dair ayrıntılı bir bilgi yoktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir