Amino Asitler | Ansiklopedik Bilgi |

Amino asitler nerede sentezlenir,Amino asitler nelerdir,Amino asitlerin sınıflandırılması,Amino asitler nasıl bağlanır,Amino Asitler Nedir, Proteinleri oluşturan temel yapı taşları.

Düşünsel düzeyde insan vücudu bir ev ise proteinler karışık yapıda susuz vücut ağırlığının yansını oluşturan maddelerdir bu evlerin inşasında kullanılan tuğlalardır.

Proteinler vücut doku oluşumunda ve onarılmalarında gereklidirler, proteinler aynı zamanda kırmızı hücreler içinde oksijen taşıyıcı homoglobinin, bazı hormonların, hastalığa dirençli antikorun ve hücrelerin bölünebilme ve tekrar üretilmelerine ait temel işlemlerde tayin edici role sahiptirler.

Amino Asitler Proteinler amino asitlerin zincirleme bir şekilde birbirlerine bağlanmalarından oluşmuşlardır.

Proteinler vücud yapımında kullanılan tuğlalar ise amino asidler de bu tuğlaları birarada tutan kum ve çimentodur.

200’ün üstünde bilinen amino asidden 80 tanesi yaşayan organizmalarda bulunur.

Bu 80 amino asidden yirmi tanesi proteinlerin temel bileşenidir.

Bunun anlamı amino asidlerden bazılarının yaşamın kendisi için çok önemli olduğudur.

Amino Asit Bileşimi

Bütün amino asidler karbon atomları çevresinde inşa edilmişlerdir.

Karbon içeren herhangi bir madde bilimle uğraşanlarca organik kimyasal olarak bilindiğinden bütün aminoasidler organik kimya alanı içinde yer alırlar.

Karbon atomları diğer atomlardan dört tanesi ile bağlanabilir.

Bu karbon atomlarının değer gruplarının, seçimli atomları bir arada tutan bir çeşit yapıştırıcı (tutkal) görevi gördüğü anlamını taşır.

Bir amino asid içinde karbon atomu daima diğer dört birleşene bağlanmıştır, bir amino grubu, tek bir hidrojen atomu bir karboksil grubu, ve herhangi bir grub.

Karbon atomu merkezde olmak üzere diğer gruplar uzayda bir tetrahedron (dört köşeli piramit ve özdeş üç açık yüzler) oluştururlar.

Hidrojen atomu, amino grubu, karboksil grubu ve diğer molekül piramidin dört köşesinde bulunurlar.

Bir amino grubu bir azot ve iki hidrojen atomundan oluşmuş ve NH2 formülüyle gösterilir.

Bunlar amonyak (NH3) molekülünden bir hidrojen atomunun alınmasıyla yapılmışlardır. “Herhangi molekül” 200’ün üstündeki bileşikten biri olabilir, birinin diğeri ile değişmesi farklı bir amino asidi verir.

Kimyacılar bu yapıyı aşağıdaki şekilde göster mişlerdir. Şekilde R “herhangi bir molekülü” göstermektedir.

Bu yapıdaki herhangi bir molekül amino asittir.

En basit amino asit genel yapıda R’nin tek bir hidrojen atomu olduğu glisin molekülüdür.

Diğer amino asitler çok daha karışık katılmalar içerirler.

Amino Asit Peptit Bağı

Amino asidler uzun zincirler içinde birarada bulunmaları ile proteinleri oluştururlar.

Genellikle her protein zincirinde 50-8000 arası amino asit birimi vardır, örneğin hemoglobin molekülü ikisi 146 amino asit diğer ikisi de 141 amino asit içeren dört zincirden oluşmuştur.

Farklı proteinler farklı tip ve sayıda amino asit içerirler, örneğin hemoglobin molekülünün 146 amino asit bulunduran iki zincirdeki bir amino asitin yer değiştirmesi hemoglobin S molekülünü üretir.

Hemoglobin S, sıckle-çell (orak hücre) hastalığının nedenidir ve bu moleküler hastalık yaşamsal öneme sahiptir.

Proteinler için insanı hayrete düşürecek sayıda olası biçimlenme vardır 100 birimden meydana gelen bir zincirde 20 amino asidin değişik düzenlemelerinde 10 100’den büyük sayıda yol vardır.

10 100 sayısal değeri 1’i takip eden 100 tane sıfıra eşittir.

Bu kadar büyük sayıda proteinlerin varlığı yaşamdaki büyük farklılıkların bir etkenidir.

Bir protein içindeki amino asidler arasındaki bağlantılar peptid bağları olarak adlandırılır.

Peptid bağları, amino asit molekülünün sağ tarafındaki karboksil grubu ile ikinci mol asit molekülünün sol tarafındaki amino grubu arasında özgül bir kimyasal etkileşmenin sonucudur.

Amino grubunun bir hidrojeni ve karboksil grubunun OH’ı beraberce alındığı zaman su (H2O) molekülünü oluştururlar.

Su molekülünün’ ayrılması ile karboksil grubundaki karbon atomu ile amino grubundaki azot atomu birbirlerine bağlanırlar. Bu karbon-azot bağı bir peptid bağıdır.

Peptid bağlarının oluşumu kolay değildir. H (hidrojen) ve OH (hidroksil)’in beraberce çıkarılması için dikkate değer miktarda enerji gereklidir.

Bu enerji miktarı verilmesinden sonra birleşen amino asitlerden peptid bağlar oluşur ve su ayrılır.

Vücutta, bu reaksiyon ancak enzimlerin bulunması takdirinde meydana gelir.

Enzimler kimyasal reaksiyonları katalize etmek görevini üstlenen bir tip proteindir.

Bir katalizör reaksiyon sonucunda kendisinde bir değişiklik oluşmadan bir kimyasal reaksiyonun hızında değişikliğe neden olan bir maddedir.

Katalizörler (burada enzimler) orjinal reaksiyonun meydana gelmesi için almaşık yollardan faydalanarak bu görevi görürler.

Bilinen yüzlerce enzimden herbiri çok özgül koşullar altında yürüyen az sayıdaki reaksiyon için anahtar maddelerdir. Reaksiyon koşullan oluşuncaya kadâr inert (etkisiz) olan enzimler gerekli koşullar oluştuğu anda çok büyük hız ve verimlilikle çalışırlar.

Hücrelerde, öncelikle oluşan amino asid zincirlerinden bir grub (enzimler) amino asidlerin yeni zincirlerinin (proteinler) oluşumunda yardımcı görev alırlar.

Enzimlerden bazıları ise antikordurlar ve zararlı bakteri ve virüsler içindeki proteinlere hücum ederler.

Protein sentezi olarak bilinen bu müziksel oyun vücut içinde 24 saat boyunca devam eder, bu kesintisiz kimyasal senfoninin çalınmasının keşfi 20. yüzyılın büyük entellektüel zaferlerinden biridir.

Özellikle Gerekli Amino Asitler

Enzim kontrollü süreçler vücutta gerçekleştirilmesine benzer şekilde amino asitlerin üretiminde kullanılırlar.

İstenen amino asitler yiyeceklerde bulunuyorsa, onların hücerelerde yeniden oluşturulmalarına gerek yoktur, şayet yiyeceklerde bulunmuyorlarsa, organizma içindeki enzimler örneğin, mide öz suyundaki pepsin diğer moleküllerden parçalar kopararak onları amino asitlerin yapımında kullanılan küçük atom gruplarına dönüştürürler.

Yukarıda anlatılan bu süreçten istisnalar vardır.

Proteinler içindeki 20 amino asidin sekiz tanesi – leucine, isoleucine, lysine, methionine, phenylalanine, threonine, tryptophane, ve valine – insan vücudunda üretilmezler ve yiyeceklerimizden alınmalıdırlar.

Bu sekiz amino asit özellikle gerekli amino asitler olarak adlandırılırlar.

Bu ifadelendirme diğer 14 amino asidin yaşam için daha az gerekli olduğu anlamını taşımamaktadır.

Hayvan vücudu kaynaklı önemli sayıda protein özellikle gerekli amino asidlerin sekiz tanesinin hepsini içerirler, bundan dolayı küçük bir parça etin yenmesi vücudun gereksinmesini karşılamaya genellikle yeterlidir.

Bunun yanında, sebzeler,özellikle gerekli sekiz amino asidin hepsine sahip değildirler, bu nedender. dolayı et yemiyenler (vegeterians) bu sekiz amino asidi diğer kaynaklarından, almaları için çok dikkatli olmalıdırlar, iyi bir tahıl ve baklagil (bezelye ve fasulye) dengesi, gerekli amino asidlerin kaynağını oluşturur, fakat istenen dengeyi sağlamak oldukça karışık bir süreçtir.

İstenen amino asidlerin alınmaması felakettir.

İnsan vücudu evin inşaası süresinde tuğlasız daha doğrusu bu tuğlaları üst üste koyarken çimentosuz kalmış durumdadır.

Daha ileri durumda, istenen amino asit noksanlığı kwashiorkor olarak bilinen korkunç hastalıca neden olur, kötü beslenmenin sonucu olan bu hastalık özellikle çocuklar üzerinde etkilidir.

Birleşmiş Milletler raporlarına göre, 8 yaşın altında ve sayıları 100 ile 300 milyon arasındaki çocuk kwashiorkor hastalığın  yakalanmışlardır.

Bir cevap yazın