Amonyak,Özellikleri,Kullanım Alanları

Amonyak Nedir Çok keskin kokulu, renksiz bir gazdır.

Baygınlık geçirenleri ayıltmak için biraz amonyak koklatılır, ama bu gaz fazla miktarda solunduğunda insanı zehirler.

Amonyağın Özellikleri

Amonyak Nedir
Amonyak ,Çok keskin kokulu, renksiz bir gazdır.

Havanın yaklaşık beşte üçü ağırlığında olan amonyak sıkıştırıldığında ve — 33°C’ye kadar soğutulduğunda kolayca sıvılaşır.

Sıvı amonyak, suya çok benzeyen renksiz bir sıvıdır ve uygulanan basınç azaltıldığında çevreden ısı alarak yeniden buharlaşır.

Bu nedenle buz-dolaplarında ve soğutucularda amonyak kullanılır.

Amonyak suda kolayca çözünür ve keskin amonyak kokusunda, renksiz bir sıvı olan amonyum hidroksit çözeltisini oluşturur.
Kırmızı turnusol kâğıdının rengini maviye dönüştüren bu alkali çözelti (baz) asitlerle birleştiğinde amonyum tuzlarını verir.
Evlerde temizlik işlerinde kullanılan amonyaklı su, deriye zarar vermemesi için iyice sulandırılmış amonyum hidroksittir.
Havada da bir miktar amonyak bulunur; bunun kaynağı çürüyen bitkiler ve hayvan leşleridir.
Nitekim tüy, deri, post gibi hayvansal ürünlerin yanarken yaydığı itici koku biraz da amonyak gazından kaynaklanır.
Bazen yağmur sularında da çok az miktarda amonyak bulunur.
Amonyağın ve amonyum bileşiklerinin adı Mısır’daki Amon tapınağının adından gelir.
Çünkü, sofra tuzu gibi beyaz kristaller halindeki amonyum klorür (nışadır) ilk kez bu tapınağın tavanında ve duvarlarında bulunmuştur.
Bunun nedeni, tapınağı ısıtmak amacıyla yakılan deve tezeğinden çıkan isin içindeki amonyum klorür kristallerinin yüzeyde çökelmiş olmasıdır.
Amonyak gazını ilk kez 1774’te İngiliz kimyacı Joseph Priestley saf halde elde etti ve “alkali hava” adını verdi.
Amonyak azot ve hidrojenden oluşan bir bileşiktir; kimyasal formülü de NH3’tür.
Sanayide amonyak elde etmek için uygulanan başlıca yöntem azot ile hidrojen gazlarını doğrudan birleştirmektir.
Bu yöntemde, havadan elde edilen azot ile sudan ya da doğal gazdan (metan) elde edilen hidrojen gazlan filtreden geçirilerek süzülür, kurutulur, sıkıştırılır ve yaklaşık 500°C’ye kadar ısıtılır.
Sonra demir tozu ile çeşitli tuzlardan oluşan bir karışımın içinden geçirilir.
Tepkimeyi hızlandıran bu katalizörlerin de etkisiyle azot ve hidrojen gazları belirli oranlarda birleşerek amonyak gazını oluşturur.
Haber-Bosch yöntemi adıyla bilinen bu yöntem ilk kez Almanya’da, patlayıcı madde yapımında kullanılan azotlu bileşiklerin çok gerekli olduğu I. Dünya Savaşı yıllarında geliştirilmiştir.
Havagazı ve kok üretimi sırasında da yan ürün olarak çok miktarda amonyak açığa çıkar, ama bu gaz katışıksız halde değildir.
Ayrıca herhangi bir amonyum tuzunun sönmüş kireç (kalsiyum hidroksit) ya da başka bir alkaliyle tepkimeye girmesiyle az miktarda amonyak elde edilebilir.

Amonyağın kullanım alanları nelerdir

Amonyak asitlerle birleştiğinde amonyum tuzlarını verir.
I. Dünya Savaşındaki deniz çarpışmalarında gemiler sıvı amonyak dolu tanklardan çevreye amonyak gazı yayar, sonra üstüne asit buharı gönderirlerdi.
Böylece geminin çevresinde yoğun duman bulutlan oluştuğu için kendilerini düşman denizaltılarından gizleyebilirlerdi.
II. Dünya Savaşı yıllarında daha gelişmiş gizlenme yöntemleri bulununca amonyak bu amaçla kullanılmaz oldu.
Amonyum tuzlarının çoğu yararlıdır.
Örneğin amonyum klorür ya da nışadır pillerde, lehim işlerinde ve tıpta kullanılır.
Amonyum nitrat bazı patlayıcıların ve yapay gübrelerin temel bileşenlerindendir.
Bitkilerin sağlıklı gelişmesi ve tarımda verimin artırılması için gerekli olan azotu toprağa kazandıran yapay gübrelerde amonyum sülfat da çok kullanılır.
Sırasıyla hidrojen klorür, nitrik asit ve sülfürik asidin amonyakla tepkimesinde elde edilen bütün bu tuzlar doğada kendiliğinden de oluşabilir.
Doğal amonyum tuzları özellikle verimli topraklarda, volkanik bölgelerde, deniz suyunda, çürümüş bitkilerde ve hayvan leşlerinde bulunur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir