And Dağları

And Dağları Güney Amerika Kıtası’nda uzanan dağ kütlesi.Nispeten dar bir sıradağ olmasına (genellikle genişliği 325 km’nin altındadır; yalnızca Bolivya’da genişliği yaklaşık 750 km’yi bulur) karşılık, dünyanın en uzun kesintisiz dağ sıralarından birini oluşturur.

40’ı aşkın doruğunun yükseltileri 6 100 m’yi aşar. And dağları aslında tek bir sıradağ değil, birbirlerinden yaylalar ve yüksek havzalarla ayrılmış karmaşık bir sıradağlar dizisidir.

And dağlarının yer bilimsel evrimi günümüzden 140-65 milyon yıl önce, Tebeşir Devri’ndeki kvrılma ve yükselmelerle başlamıştır.

Bununla birlikte, günümüzdeki biçimi 6-2 milyon yıl önceki dağ oluş etkinliklerinden kaynaklanır. Yer kabuğundaki hareketlilik, günümüzde de yanardağ püskürmeleri ve depremlerle sürmektedir: Özellikle Kolombiya’nın güney kesimi ile Şili’nin kuzey kesimi arasında uzanan bölümünde.

And dağları Coğrafi Özellikleri

Tierra del Fuego’dan 400 güney enleminin kuzeyine kadar And dağları, ortalama yükseltisi 2 000 m’nin altında olan, ama yer yer daha yüksek doruklar da bulunan tek ve belirgin bir sıradağ oluşturur. Yaygın buzullaşma dönemi, arkasında buzulların oluşturduğu pek çok göl bırakmıştır: Doğu yanındaki Argentino, Buenos Aires ve Llanguihue gölleri ve batı yanındaki pek çok ada ve fiyort. 27° güney enleminin kuzeyinde And dağları yine tek bir sıradağ halinde uzanır; ortalama yükseltisi 3 960 m’dir ve Batı yarıkürenin en yüksek doruğu olan Aconcagua’yı (6 960 m) taşır. Aconcagua’dan sonra üç dağ sırasına ayrılır.

Bunlardan ikisi kuzeye doğru Bolivya’da Batı dağları (Cordillera Occidental) ve Doğu dağları (Cordillera Oriental) adlarıyla uzanırlar; aralarında dağlararası havzalar dizisi Altiplano (“yüksek yayla”) yer alır.

En kuzeydeki havzada, Güney Amerika’nın en büyük ve dünyanın en yüksek gölü olan Titicaca yer alır. Başlıca doruklar arasında Ollagüe (5 875 m), Sajama (6 520 m), İllimani (6460m) ve İllampu (6400m) sayılabilir.

And dağlarının en geniş bölümünün yer aldığı 17° güney enleminde Doğu dağları kuzeybatıya yönelir.

Peru’da And dağları kuzeybatıya, Ekvador’a (5° güney enlemi) doğru bir yüksek yayla olarak uzanır; ortalama yükselti 4 575 m’den 3 050 m’ye düşer.

Bu yüzeyin üstünde, yükseltileri 6 400 m’yi aşan düzlükler yükselir; bunlardan Huascaran’ın yükseltisi 6 775 m’yi bulur. Amazon’un kolları, bu yüzey üstünde derin boğazlar açmıştır.

And dağlarının genişliğinin 115 km’nin altına indiği Ekvador’da Doğu dağları ve Batı dağları 15 ayrı havzaya ayrılmış, dağlararası bir çöküntü üstünde yükselirler. İki ayrı sıradağ biçimindeki yapı kuzeye, Kolombiya’ya doğru sürer; sonra And dağları kuzeydoğu dağları; Orta dağlar (Cordillera Central); Doğu dağları.

Bu sıralar arasında Cauca ve Madalena ırmaklarının aktıkları vadiler yer alır. En yüksek doruklar arasında Cristobal Colon (5 775 m), Huila (5 150 m) ve Tolima (5 600 m) sayılabilir.

Doğu dağları Bogota’nın kuzeyinde ikiye ayrılırlar; bir kol, kuzeye doğru Perija dağları (Sierra da Perija) adıyla devam edip, Maracaibo havzasının batı ucunu oluşturur; öbür kol kuzeydoğuya, Barquisimeto’ya doğru Cumana dağları ve Paria yarımadası adlı iki daha alçak sıradağ biçiminde orta dağlık bölgeyi oluşturur.

İklim Bitki Örtüsü Hayvan Toplulukları

And dağlarının çok geniş bir enlem kesitini kaplaması nedeniyle, bölgede Kuzey Amerika’nın batı kenarında Panama’dan, Alaska’ya kadar uzanan kesimdekini andıran bir iklim yelpazesi gözlenir.

Yıllık yağışlar, Kolombiya’nın ve Güney Şili’nin Büyük Okyanus’a bakan yamaçları ile Amazon havzasına bakan yamaçlarda 2 540 mm’yi aşar; Ekvador’un güney kesiminden Şili’nin orta kesimine kadar uzanan ve Bolivya dağlık bölgesini de içeren bölgedeyse 250 mm’nin altına düşer.

And dağlarının yaklaşık üçte ikisi tropikal bölgede yer alır; ama asıl önemli olan, yükseltilere bağlı olarak iklimin de kuşaklara ayrılmasıdır.

Deniz düzeyinden 900 m’ye kadar uzanan tierras caliente’de (“sıcak topraklar”) ortalama 26 °C’tır; yağışlar boldur ve bitki örtüsünde tropikal yağmur ormanı ağır basar.1 800 m’ye kadar uzanan tierras templada (ılıman topraklar) daha serin ve yağışlıdır. Ortalama sıcaklık 21 °C’tır; astropikal bitki örtüsü ağırlıktadır. 2 000 m’ye kadar uzanan tierras fria’da (“soğuk topraklar”) ortalama sıcaklık 15 °C’tır.

Tierras fria’dan sürekli karlar çizgisine kadar uzanan Paramo yağışlı, sürekli bulutlu ve ağaç yetişmesine izin vermeyecek kadar soğuktur; bu yüzden ağaçların yerini çalı biçiminde otlar ve tundra benzeri bir bitki örtüsü alır. Sürekli karlar çizgisi ekvator yakında, yaklaşık 4 500 m’den geçer.

Hayvan topluluğunun dağılımı da yükseltiye bağlı olarak değişir. Alçak ve orta yüksekliklerde pek çok kuş türünün yanı sıra puma, jaguar, opossum, koati, vb. memeliler yer alır. Altiplano’da lama, alpaka, guanako laması ve vikuniler yaşar. Daha yüksek kesimlerdeki akbabaların sayısıysa, günümüzde çok azalmıştır.

Nüfus ve Ekonomi

Tierras templada ve tierras fria’daki dağlar arasındaki havzalarda uzun süre, aralarında Peru’daki İnkalar ve Kolombiya’daki Chibchaların da bulunduğu Kızılderililer yaşamış, daha sonra bölgeye, İspanya’dan gelen sömürgeciler yerleşmişlerdir. And dağlarında yaşayanların yaklaşık % 60’ı havzalarda otururlar. Pan Amerika karayolu Venezuela, Kolombiya, Ekvador ve Peru’daki dağlık bölgeleri geçip, dar kıyı şeridi boyunca Şili’nin güney kesimine kadar uzanır.

Tierras fria’da mısır, buğday, patates tarımı ve hayvancılık, tierras templada’da şekerkamışı, pirinç, kahve (özellikle Kolombiya’da) gibi astropikal ürünler tarımı yapılır.

Gün geçtikçe gelişmekte olan sanayi, özellikle yerel tüketim için temel işlenmiş ürünler yapımında yoğunlaşmıştır.

Yeraltı gelir kaynakları bakımından zengin olan And dağlarında uzun süre altın ve gümüş çıkarılmıştır; günümüzdeyse bakır ve kalay üretimi önemlidir; ayrıca az miktarda kurşun, çinko ve antimon, Kolombiya ve Peru’da yerel kullanım için az miktarda maden kömürü çıkarılır. Sürekli karlarla kaplı doruklar, sulama için ek bir su kaynağı oluşturur. Turizm de, hızla gelişmektedir.

And Dağları Keşifler ve Çatışmalar

Bu koskoca dağ sıraları üzerinden uçan yolcular, onların karlı doruklarına, büyük çukurlarına ve buzullarına baktıkları zaman, insanla rın bu dağlarda yaya olarak ya da katır sırtında yolculuk ettiğine inanamıyorlardı. İlk gezginler karşılaştıkları güçlükleri günlüklerinde anlatmışlardır.

Örneğin, 1825’te bu dağlardan geçerek Arjantin’den Şili’ye giden Yüzbaşı F.B. Head, “aşın bir soğukla karşılaştık” diye yazıyordu. “Kar kalınlığı ve katırların geçtiği patika olağandışıydı.

Katırların sürekli geçişi, derin ve dar bir geçit açmıştı ama iki yandaki kardan duvarlar nedeniyle binici ayaklarını katrın kulaklarının üzerine koymak zorundaydı.”

Yüzbaşı Head’in zorlu yolculuğundan birkaç yıl önce, Arjantin’in ulusal kahramanı Jose de San Martin’in ünlü Andlar Ordusu Arjantin’den, Şili’deki İspanyollar üzerine yürümüştü. Askerlerin birçoğu soğuktan ölmüş, binlerce at ve katır kaybedilmişti.

Dağlan aşmanın güçlüklerine karşın, alçak yörelerin sıcağından kaçabilmek için insanlar eski zamanlardan beri yüksekteki yeşil vadilerde yaşamışlardır. İlk Güney Amerika Yerlileri bu yörede Cuzco ve öteki kentleri kurdular.

Sonradan, 16. yüzyılda İspanyollar duydukları masalsı servet öykülerine kapılıp, bu eski kentleri yağmaladılar. Günümüzde de dağlarda İnkalar’a benzer bir biçimde yaşayan Yerliler’e rastlanabilir.

Kıyıya giden kervan yollarının yerini yavaş yavaş demiryolları almaktadır. Arjantin ile Şili arasında çok güzel bir yol vardır. Derin boğazların eteklerinden geçen, döne döne dev gibi kayalıklara tırmanan bu yolun üç kilometreden fazla bir bölümü tünelden geçer.

 And Dağları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir