Anglosaksonlar Kimdir,İnançları

Anglosaksonlar Kimdir,V. ve VI. yüzyıllarda İngiltere’ye yerleşen Germen asıllı Angl, Saks ve Jut kabilelerine genel olarak verilen ad.

Yüzlerce yıl önce İngiltere’de farklı Germen kabileleri yaşardı.

Anglosaksonlar Kimdir
Anglosaksonlar,V. ve VI. yüzyıllarda İngiltere’ye yerleşen Germen asıllı Angl, Saks ve Jut kabilelerine genel olarak verilen ad.

İngiltere’yi de kapsayan Britanya Adalan’nın adı bu kabilelerin en eskilerinden olan Britonlar’dan, İngiltere adı ise Angıllar’dan gelir.

Günümüzde Anglosaksonlar ortak adıyla anılan Angıllar ve Saksonlar bugün Almanya olarak bilinen topraklarda yaşayan Germen kavimleriydi.

İngiltere’yi İS 5. yüzyılda istila ettikleri sırada Roma ordusu Avrupa’da savaşmak üzere İngiltere’den çekiliyordu.

Romalılar, Britonlar’ı güneyden gelebilecek başka kabilelerin saldırılarına karşı korumaları için Angıl ve Saksonlar’a toprak verdiler.

Ama daha sonra Angıllar ve Saksonlar çok güçlendi ve Britonlar’ı batıda Galler ve Cornwall bölgelerinde yaşamaya zorladılar.

İngiltere’de Anglosaksonlar’ın egemenliği İS 5. ^ yüzyıldan Normandiya Dükü William’ın (1028-87) 1066’da İngiltere kralı olmasına kadar sürdü.

Anglosaksonlar’ın Yaşam Biçimi

Anglosaksonlar ağaç, kamış ve çamurdan yaptıkları tek odalı, dikdörtgen biçimli evlerde yaşarlardı.

Evlerin duvarlarındaki ve çatıdaki delikler, pencere ve baca işlevleri görürdü.

Odanın ortasında yemek pişirmek ve ısınmak için bir ateş yanardı.

Soylular daha büyük evlerde yaşarlardı.

Bu evlerden bazılarının duvarları altın iplikle dokunmuş kumaşlarla süslenirdi.

Lord ve adamları yemeklerini yedikten sonra masalar kaldırılır; aynı odada uyurlardı.

Lord’un eşi (Lady) ayrı bir evde yaşardı.

Soyluların evlerinin çevresinde hizmetçi yatakhanesi, mutfak, ambar gibi yapılar da olurdu.

Anglosakson kralları ve soyluları basit bir yaşam sürmelerine karşın, evlerinde gümüş kâse, kaşık ve içki kupaları ile özenle yapılmış cam eşyalar kullanırlardı.

Sıradan insanların kullandığı tencere, tava ve kâseler ise topraktan yapılırdı.

Anglosaksonlar’ın giysileri yünlü kumaştandı.

Erkekler ceket, uzun pantolon ve pelerin, kimi kez de dize kadar uzanan tunikler giyerlerdi.

Kralların kemer tokaları altın ya da gümüştendi.

Pelerinler büyük broşlarla tutturulurdu.

Uzun tunikler giyen, omuzlarına pelerin alan kadınlar kıyafetlerini cam ya da amber boncuklardan yapılmış kolyeler, bronz bilezikler, yüzük ve broşlarla tamamlarlardı.

Anglosaksonlar’ın başlıca geçim kaynağı hayvancılık ve tarımsal üretimdi.

Yiyecekler balla tatlandırıldığı için arıcılık çok gelişmişti.

Köylüler vergilerini Lordlar’ına ürün ve hayvan olarak öderlerdi.

Bir köyün kirası birkaç öküz, koyun, kaz, tavuk, fıçılarla bira, bal, tahıl, peynir ve yağdan oluşabilirdi.

Meclisler Yasalar ve Savaşlar

Anglosakson kralı halkını, tek görevi savaşmak olan soyluları topladığı meclise danışarak yönetirdi. Ama meclisin önerilerine uymak zorunda değildi.

Anglosakson hukukunda iki geleneğe büyük önem verilirdi.

Bunlardan birincisi, köylülerin krala ve soylu Lord lar’a mutlak bağlılığı, buna karşılık Lordlar’ın onları başka Lordlar’a karşı korumasıydı.

Ayrıca Lordlar’ın kendilerine bağlı köylüleri doğrudan yargılama ve cezalandırma haklan vardı.

İkinci gelenek ise, aile üyeleri ve akrabaların dayanışma ve yardımlaşmasıydı.

Akrabasını öldürmek, bir insanın işleyebileceği en büyük suç sayılırdı.

Birini öldüren kimse, ölenin akrabalarına tazminat öderdi.

Bu tazminatın miktarı, ölenin toplumsal konumuna ya da soylu olup olmamasına bağlı olarak belirlenirdi.

Savaşmak kral ve soyluların işiydi.

Köylülerin savaşlar sırasındaki işi ise siper kazmak, köprü yapmak, malzeme ve cephane taşımaktı.

Anglosaksonlar’ın başlıca silahları kılıç ve mızraktı.

Kendilerini korumak için kalkan kullanır, miğfer ve zincirden yapılmış zırh giyerlerdi.

Kılıç kabzaları, miğfer ve kalkanlar güzel oymalarla süslenirdi.

Anglosaksonlar’ın İnançları

Anglosaksonlar İngiltere’ye ilk geldiklerinde putperesttiler.

İngilizce’ de bazı günlerin adları bu tanrıların adlarından gelmedir.

İS 597’de papa, Augustinus önderliğinde bir grup misyoneri Roma’dan İngiltere’ye gönderdi.

Augustinus ve 40 din adamı Kent’e ulaştılar.

Kent kralı Canterbury’deki Britonlar’dan kalma eski kiliseyi yeniden yapmalarına izin verdi.

Bir süre sonra, İskoç-ya kıyılarındaki bir adadan da Hıristiyan misyonerler geldi.

Misyonerlerin çabalarıyla Hıristiyan dini yavaş yavaş ülkenin her yanma yayıldı.

Yeni kiliseler ve manastırlar kuruldu.

Keşişler bilgili kişilerdi.

Oysa halkın çoğunluğu okuma yazma bilmiyordu.

Manastır okullarında keşiş olacak erkek çocukları yetiştirilirdi.

Bilgin keşişler içinde en ünlülerinden biri Aziz Bede’dir.

İS 8. yüzyılda, aralarında İngiliz halkının tarihinin de bulunduğu pek çok kitap yazmıştır.

Din adamları kitaplarını Latince yazarlardı.

Anglosaksonlar’ın kendi ulusal dilleriyle söylenmiş şiirler ise kuşaklar boyu ağızdan ağıza aktarılarak yaşamıştır.

Krallar ve soylular ziyafet sofralarında halk ozanlarından, kahramanlık öykülerini şiir ya da şarkı biçiminde dile getirmelerini isterlerdi.

Anglosakson İngilteresi

Anglosaksonlar’ın egemenliği döneminde krallıklar arasında sürekli savaşlar olurdu.

8. yüzyılda bunlardan biri çok güçlendi ve Güney İngiltere’deki pek çok krallığı denetimi altına aldı.

Bu güçlü krallık Mercia’ydı. Kralları Offa kendini “İngilizler’in kralı” ilan etti.

Britonlar’ın Galler bölgesi sınırında çok büyük bir hendek yaptırdı.

Bu hendeğin kalıntıları, günümüzde de “Offa’nın Hendeği” olarak bilinmektedir.

Anglosaksonlar daha sonraları Kuzeyliler ya da Danlar (Danimarkalılar) olarak adlan-dırılan Vikingler’in istilasına uğradılar.

Vikingler önceleri kıyılara saldırıp, aldıkları ganimetlerle yurtlarına geri dönüyorlardı.

Sonraları geri dönmeyip ele geçirdikleri yerlere yerleşmeye başladılar.

Anglosaksonlar ancak 871’de, Büyük Alfred’in Wessex kralı olmasından sonra Viking saldırılarına karşı durabildiler .

Ama 10. yüzyılda Danlar İngiltere’yi yeniden istila etti ve bu kez Danlar’m akıllı ve güçlü kralı Canute İngiltere’ye egemen oldu.

1035’te Canute’un ölümünden sonra taht gene bir Anglosakson kralı olan dindar Ed-vvard’ın eline geçti.

Edvvard’ın ölümünden bir yıl sonra İngiltere yeniden işgal edildi ve Normandiya Dükü William 1066’da İngiltere kralı olarak taç giydi.

Böylece Anglosakson dönemi sona erdi.

Bir cevap yazın