Antikorlar ve Görevleri

Antikorlar ve Görevleri Vücutta bakteri, virüs, başka hücre veya protein gibi “yabancı maddeler” (antijenler) bulunması halinde antikorlar oluşur. Esas amacının hastalıklarla savaşmak olması nedeniyle antikor vücudun en iyi dostudur.

Teknik açıdan antikor lenfosit adlı tek ve yuvarlak çekirdekli akyuvarlarca üretilen bir kan protein molekülüdür.Vücutta herbiri ayrı bir antijene karşı çıkan binlerce farklı antikor oluşur.

Antikorların Görevi

Antijenlere bağlı olmaları nedeniyle antikorların görevi, virüs halinde yaptıkları etkinin açıklanması suretiyle gözönüne getirilebilir. Virüs bağışıklığı antikorlara ve bu koruma türü de antikorun miktarı ile karakterine ve antikorun, virüslü hücreleri koruma derecesine bağlıdır. Antikorlar, ilk önce kendilerinin üremesine yolaçan düşman organizmaya saldırırlar. Hücum eden antikor sayısı yeterli olursa virüs hücreye saldıramaz ve hücre içinde çoğalamaz.

Enfeksiyon başladıktan birkaç gün sonra antikorlar kanda belirir ve 2-3 haftada maksimum sayıya ulaşırlar. Bu arada vücud, hastalık geçtikden sonra bile, azalan hızla antikor üretmeye devam eder.

Kızamık ve sarı humma gibi bazı hastalıklarda ömür boyunca bağışıklık kazanılır çünkü bu tür hastalıklarda, belirtiler ortaya çıkmadan önce virüs kandan geçer. Enfeksiyon sonrasında kanda daha fazla bulunan antikorlar saldırıları daha etkin biçimde önlerler.

Ancak grip gibi hastalıkların virüsü kandan geçmez, solunum sistemindeki hava geçitlerinin yüzeyi boyunca hücreden hücreye yayılır. Kana kıyasla buradaki antikor sayısı daha az ve antikor antijen oranı daha düşük olduğundan korunma zorlaşır. Yani grip bağışıklığı, virüs’ün kandan geçtiği hastalıklara göre daha kısa sürer.

Antikor Tipleri

Vücutta normal şartlarda bulunan antikorların çok azı doğaldır, bu tür antikorlar, bilinen antijen etkisi olmaksızın ürerler ve doğal bağışıklık etüdünde anahtar rolü oynarlar.

Kişide, kendi dokularındaki antijenlere karşı oluşan antikorlara oto antikor denir. Bunların bazılarının zararsız olmasına karşılık diğerleri hastalık belirtisi gösterirler.

Vücut sıcaklığında etki etmeleri nedeni çoğu antikorlar sıcakdır, ancak az miktarda rastlanan soğuk antikorlar antijenlerle normal’in altındaki sıcaklıklarda reaksiyona girerler ve hastalığın seyri esnasında aniden ortaya çıkarlar.

Antikorlar, çoğunlukla, yaptıkları etkiye göre sınıflandırılırlar, örneğin aglutininler (yapışmaya yolaçan antikorlar) antijen antikor kompleksinin yapışmasına neden olurlar, opsoninler ise kanda görülür ve antijen-antikor kompleksinin fagositlere yani yabancı maddeleri yok edebilen vücut hücrelerine yem olmasını sağlarlar.

Alerjik yapılı kişilerin cildinde görülen ve alerjiye bağlı problemlerin çoğuna yolaçtığı kabul edilen antikorlar’a reagins adı verilir.

Doğumdaki Antikorlar

Doğum esnasında da mevcut olan antikorlar anneden çocuğa son (plasenta) ve kolostrum veya ilk ana sütü ile geçer. Nedenleri bilinmemekle birlikde bazı antikorların, çevredeki antijenlere tepki olarak aniden ortaya çıktıkları görülmüşdür.

Bağışıklık Kazanma

Antikorlar Suni aşılarla sağlanan bağışıklığa tepki olarak da antikorlar oluşur. Korunma seviyesi zamanla yavaş yavaş azalırsa da, yıllar sonra bile, antijen temasının yenilenmesi halinde, hızla yükselir. “Booster tepkisi” adıyla bilinen bu olay kızamık, grip ve çocuk felci gibi belirli hastalıklarda sürekli bağışıklığın neden önerildiğini açıklar.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir