Antlaşma Nedir,Çeşitleri,Özellikleri | Genel Hukuk Bilgisi |

Antlaşma Hakkında Bilgi,Antlaşma Nedir,İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri belgesi.

Bir antlaşma, iki veya daha çok devletler hukuku süjesini, düzenlenecek meselede ortak hükümlerle bağlayan ve tarafların uyarlı isteklerini kaydeden bir uyuşmadır.

Anlaşmaların Özellikleri

Devletler hukuku süjelerinin girebilecekleri bütün taahhütlere «uyuşma»; Papalık, Commonwealth üyeleri ve Birleşmiş milletler gibi devletlerarası kuruluşlar da dahil olmak üzere, devletler tarafından törenle girişilen taahhütlere «antlaşma»; törensiz uyuşmalara da «basit biçimli uyuşma» (ingiliz-amerikan hukuk dilinde agreement) denilmektedir.

Her türlü hukuk işlemi gibi, bir antlaşma da, iki unsurdan doğar:

1) Yazılı belgelerden meydana gelen ve taahhütlerin kayıtlı, bulunduğu maddi kısım (instrumentum);

2) Konusu, nitelikleri değişebilen hukuki taahhüt.

Bir antlaşma, başlıbaşına bir özelliğe sahip bir hukuki işlem olmadığı için, instrumentum her türlü yükümlülüğü kapsayabilir; bu bakımdan, ticaret, barış, sınır, üs, hakemlik, garanti v.b. antlaşmaları vardır.

Uzun süre antlaşmalar arasında akit-antlaşma, kanun-antlaşma ayırımı yapılmıştır.

Birinciler, iki taraf için karşılıklı yükümlülükler doğuran hukuki işlemleri içine alır; İkinciler objektif olarak geçerli birtakım hukuk kurallarının konmasını öngörür ve antlaşmayı imza eden devletlerin iradelerinin aynı olmasıyle belirlenir.

Bu sınıflama bugün biraz eskimiştir.

Antlaşmaların hazırlanması ve yapılması

Antlaşmaların hazırlanmasında ilk basamak görüşme evresidir, sonra metnin kaleme alınması gelir.

Metin, çoğu zaman, bir önsöz (sebeplerin açıklanması) ile, uygulanış yolu ek antlaşmada gösterilen esas maddelerden meydana gelir.

Milletlerarası Antlaşmaların Özellikleri

Metnin kesinlik kazanması iki yoldan olur: ya törensiz yapılan, geçici veya ek niteliğinde resmilik sağlayan paraf ile (heyet başkarilarının parafları) veya törenle atılan imzalarla (antlaşma metnini tespite yetkili heyet başkanları adlarını yazar ve imzalarını atarlar).

Onaylama

Bu, bir devletin antlaşma ile bağlanmak konusundaki iradesini bildiren formalitedir; devleti, devletler hukuku alanında taahhüt altına sokmaya yetkili iç organ, antlaşmayı onaylar; böylece, görüşmelere katılmamış bulunan organlar (genellikle siyasi meclisler) katkıda bulunmağa çağrılmış olur; her Anayasa kendi ruhuna göre bu onaylayıcı organları tespit eder: referandum yoluyla halkoyuna baş vurulması, sadece yasama meclisine veya yürütme kuvvetine yetki tanınması gibi. Onaylama reddedilebilir veya bazı kayıt ve şartlara bağlanabilir.

Dış ilişkilerle görevli yürütme organı onaylamanın tamamlandığına karar verince, onaylamaların teatisi veya tevdii yoluna gider.

Bir tutanak düzenlenir.

Çoğu zaman bu tutanağın tarihi, antlaşmanın yürürlüğe girme tarihi olarak kabul edilir. Onaylama, Devlet’i ancak bu işlemlerden sonra bağlar.

Milletler Cemiyeti misakı, sonra da Birleşmiş Milletler şart’ı, üyelerinin biri veya birkaçı tarafından yapılan devletlerarası antlaşmaların, sekreterlikçe kaydını ve yayımlanmasını öngörmüştür; antlaşmaların uygulanır hale gelmesi veya B. M. organlarından biri önünde ileri sürülebilmesi buna bağlıdır.

Git gide, kanun niteliğinde, çok taraflı uyuşmalar yapılmaktadır.

Bunlar, birçok devletin tekrar tekrar uyguladığı ve birçok devlete uygulanabilen birtakım genel ve soyut kurallar koymaktadır.

Bu uyuşmaların birçok özelliği vardır: prensip olarak, devletlerin eşitliği kuralı ve çoğunluk ilkesi sözleşme usulüne hâkimdir.

B.M.’de Genel kurul tarafından hazırlanan antlaşma tasarıları üyelerin üçte iki çoğunluğuyla kabul edilir; bazı tasarılarda artık devletlerin imzası yoktur; bazı antlaşmalar önce görüşmelere katılmış devletler arasında yürürlük kazanır, katılmamış olanlar daha sonra antlaşmanın tarafları arasına girer.

Devletler, antlaşmaların niteliğini çekince kaydıyla kısıtlayabilirler.

Antlaşmaların bağlayıcı niteliği

Bir antlaşma, tarafları, anavatan toprakları ve sömürgeleri ile birlikte (sömürgeler için bir çekince kaydı olmamak şartıyla) yükümlülük altına sokar.

Antlaşma aynı zamanda kaza organını da bağlar; bu organ, gerekirse, antlaşmanın yorumlanmasını bir iç organdan veya milletlerarası bir kuruluştan isteyebilir, üçüncü şahıslar bakımından, milletlerarası bir kanunun, uygulandığı hukuk düzeni dışında birtakım yankıları olabilir: devletler hukukunun başka süjelerine de uygulanabilir.

Ticaret antlaşmalarında «en çok müsaadeye mazhar millet» kaydı, milletlerarası geçiş yollarıyla ilgili antlaşmalarla bütün devletlere tanınan haberleşme özgürlükleri gibi.

Antlaşmaların değiştirilmesi ve yürürlükten kalkması

Git gide çağdaş antlaşmalara, yeniden gözden geçirilmelerini öngören hükümler konmaktadır.

Çoğu zaman, şartlardaki köklü bir değişikliğin yürürlükteki antlaşmaları değişikliğe uğratıp uğratamayacağı konusunun tespiti üçüncü bir şahsa bırakılır (rebus sic stantibus kuralı).

Antlaşmaların yürürlükten kalkması, tarafların ortak iradeleriyle veya içlerinden birinin tek taraflı iradesiyle (vaktiyle katılmış olduğu bir antlaşmayı feshetmesi veya ona aykırı bir antlaşma imzalamasıyla) olabilir.

Çok taraflı antlaşmalarda ise, fesih işlemi ancak çekilen devlet için geçerli olur ve antlaşma yürürlükten kalkmaz.

Antlaşmaların yürürlükten kalkması savaş v.b. gibi birtakım olayların sonucu da olabilir.

Son olarak, bir devletin ortadan kalkması veya parçalanması (1914’te Avusturya-Macaristan’ın parçalanmasında olduğu gibi), bu devletin imzaladığı akit-antlaşmalar’ın son bulmasına yol açabilir, fakat parçalanmadan doğan devletlerin bazıları kendilerini hala antlaşmayla bağlı sayabilirler (XVIII. yy. dan beri Amerika’da uygulanan sistem).

Genellikle kanun-antlaşmalar, Osmanlı imparatorluğu ile yapılan kapitülasyonlar ve bir araziye özel bir imtiyaz tanıyan antlaşmalar, yürürlükte kalmaktadır; buna karşılık siyasi antlaşmalar hemen her zaman toprak şartlarındaki değişmeler sonucu, yürürlükten kalkmaktadır.

Antlaşma çeşitleri

Barış antlaşması, bir harbe kesin olarak son vererek, savaşan devletler arasında olağan ilişkileri tekrar kuran sözleşme.

Dostluk antlaşması, devlet ilişkilerinin dostluk hislerinden yararlanacağı ve anlaşmazlıkların barış yoluyla halledileceği konularda yapılan ve karşılıklı taahhütleri taşıyan sözleşme.

Hakem antlaşması, iki veya daha çok devletin, aralarında çıkacak anlaşmazlıkların tamamını veya bazılarını halletmek için baş vuracaklarını kabul ettikleri sözleşme.

İkamet antlaşması, taraf devlet vatandaşlarının, karşılıklı olarak, ikamet, ticaret ve genellikle İktisadi faaliyet şartlarını düzenleyen sözleşme.

İttifak antlaşması, taraf devletler arasında diplomatik ve gerektiğinde askeri işbirliği yapmak amacıyla yapılan sözleşme.

Ticaret antlaşması, taraf devletler, vatandaşları arasında ticari muameleleri ve mal alışverişini düzenleyen sözleşme.

Antlaşmaların yapılışı konusunda Türk sistemi.

1961 Anayasası, antlaşma yapma yetkisini sadece yasama organına veren 1924 Anayasası sisteminden ayrılmış ve Türkiye cumhuriyeti adına devletlerle ve milletlerarası kurullarla antlaşmalar yapmak, bunları onaylamak ve yürürlüğe koymak yetkisini yasama ve yürütme organları arasında paylaştırmıştır.

Milletlerarası antlaşmaları, yürütme organının başı olan Cumhurbaşkanı onaylar ve yayımlar. (Anayasa, md. 37.) Anayasanın antlaşmalarla ilgili 65’inci maddesini tamamlayan ve açıklayan 244 sayılı kanunla (Resmi gazete, 6.VI.1963) antlaşmaların onaylanma yetkisi Bakanlar kuruluna da .verilmiştir.

Bir cevap yazın