Artezyen Kuyusu

Artezyen kuyulari,Yagmur,kar,Nehir,gol gibi çeşitli suların yerin derinliklerine suzulmesiyle ,su yatakları meydana getirir.su yatakları su geçirmeyen tabakalar arasında bulunur.
Artezyen kuyulari,Yagmur,kar,Nehir,gol gibi çeşitli suların yerin derinliklerine suzulmesiyle ,su yatakları meydana getirir.su yatakları su geçirmeyen tabakalar arasında bulunur.

Artezyen Kuyusu,Artezyen kuyuları yalnızca basınçlı yeraltı sularının bulunduğu yerlerde açılabilir.

Suyun fışkırmasını sağlayan basınç, çakıl ya da kum gibi gevşek ve geçirgen bir katmanın sert ve geçirimsiz iki kayaç katmanı arasında sıkışmasından doğar.

Ortadaki gevşek katmanda suyu tutabilen boşluklar ya da gözenekler vardır. Daha alttaki geçirimsiz kayaçtan geçemeyen sular bu orta katmanda birikir.

Bu üç katman düz ya da yatay durumda olduğunda, yağmur ve eriyen kar sulan üstteki geçirimsiz katmandan alttaki kum ya da çakıl katmanına doğru sızamayacağı için yeraltı suları oluşamaz.

Bu durum, yere paralel duran bir boruya yukarıdan su dökmeye benzer; bu koşullarda su borunun içine giremez. Ama borunun bir ucu yukarıya doğru hafifçe kaldırılacak olursa, üstteki bu açık uçtan borunun içine su girebilir. Geçirimsiz iki kayaç katmanı ile ortadaki gevşek ya da gözenekli katman için de aynı şey geçerlidir.

Bu katmanlar bir tepenin yamaçlarında ya da bir vadinin iki yakasında bulunuyorsa, yağmur ve kar suları orta katmanın tepeye yakın olan ucundan kolayca içeri sızabilir.

Bir artezyen kuyusu açmak için, tepenin yamaçlarında ya da vadinin tabanında herhangi bir yer seçilerek, üstteki geçirimsiz katmandan suyun bulunduğu katmana kadar inen bir “sondaj deliği” açılır.

Orta katmanda sıkışmış olan su bu basıncın etkisiyle yükselir ve bir çıkış noktası bulduğu için sondaj deliğinden dışarı fışkırır. Fışkıran suyun yüksekliği suyu zorlayan basıncın şiddetine, dolayısıyla kuyunun ağzına doğru yükselen suyun miktarına bağlıdır.

Bu tür katmanlarda birikmiş yeraltı sularının fışkırması için her zaman insan eliyle bir kuyu açılması gerekmez. Bazen sular üstteki geçirimsiz katmanda kendilerine bir yol bulabilir, örneğin bir çatlaktan dışarı fışkırabilir. Bu tür “doğal” kuyulara artezyen kaynağı denir.

Bazı artezyen kuyularında ‘ya da kaynaklarında, suların geçirimli katmana girdiği yer suyun fışkırdığı noktadan birkaç yüz kilometre ötededir.

Örneğin ABD’nin Florida eyaletinde çok tanınmış bir doğal kaynak olan Silver Springs, Florida’nm kuzeyindeki Georgia eyaletinin oldukça uzak kesimlerinde yeraltına sızan yağmur sularıyla beslenir. Çöllerde bile artezyen kuyularına rastlanmasının nedeni budur.

Bol yağış alan yüksek bölgelerde ya da dağlarda toprağın altına sızan sular, çölde bir çıkış noktası bularak yüzeye çıkabilir.

Artezyen kuyuları genellikle çok derin olduğu için suları içilebilecek kadar temizdir. Nitekim birçok ülkede kentlerin içme suyu büyük ölçüde artezyen kuyularından sağlanır. Ayrıca dünyanın birçok yerinde tarlaların sulanmasında da artezyen kuyularından yararlanılır.

Örneğin Kuzey Afrika’daki Sahra Havzası’nda, Atlas Dağlan’ndan gelen ve kum örtüsünden sızarak yeraltına inen suların fışkırdığı artezyen kuyuları tarımın can damarlarıdır.

Eskiçağlarda Çinliler ve Mısırlılar büyük olasılıkla bu tür kuyuların nasıl açılacağını biliyorlardı. Ama Avrupa’da ilk artezyen kuyusu 1126’da Fransa’nın Artois yöresinde açıldı. Bu kuyuların adı, Romalılar’ın Artesium dedikleri bu yöreden gelir.

Çağdaş kuyu açma yöntemlerinin çoğu da gene Fransa’da, Paris yakınındaki Grenelle’ de bulunan ve sekiz yıllık bir çalışmadan sonra 1841’de açılan ünlü artezyen kuyusunun yapımı sırasında geliştirilmiştir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir