Aspendos Antik Kenti,Mimari Özellikleri

Aspendos Antik Kenti Halk arasında Belkıs harabeleri de denir. Anadolu’da Pamphylia bölgesinde bir kasaba. Eurymedon (Köprüsuyu) ırmağının sağ tarafında ve bugünkü Balkız köyünün yanındadır, ilkçağın ünlü coğrafyacılarından Strabon’a göre şehri Argos kojonistleri kurdu.

Ancak bölgedeki Perge, Silliyon ve diğer şehir adları gibi Aspendos da Eski Anadolu adlarındandır.

Bu sebeple şehrin, argoslu kolonistler tarafından kurulmuş olmasından çok, onların daha önceleri burada bulunan bir iskan yerini zaptederek büyüttükleri kabul edilebilir, ilkçağlarda siyasî bir kuvvet olarak önemli bir rol oynamadı ve siyasî tarihi, bölgenin genel tarih akışına bağlı kaldı.

Aspendos Antik Kenti Mimari Özellikleri

Şehir, gemilerin seyrüseferine elverişli bir ırmağın yanında bulunması, arkasında verimli bir ova ve ormanlık dağların yer alması sebebiyle kısa zamanda gelişti; bir nehir limanı ve donanma üssü oldu.

Aspendos, Dara I tarafından zaptedildi. Şehirde M.Ö. V. yüzyıla ait ilgi çekici gümüş sikkeler bulundu. Büyük İskender tarafından zaptedildikten sonra ise Diadokhos’ların yaptığı savaşlarda bir süre Ptolemaios’ların hâkimiyetine girdi.

Daha sonra Bergama devletinin idaresine giren şehir, M.ö. 133’te Attalos III’ün vasiyetnamesi ile Roma imparatorluğuna katıldı. Bu devirdeki gelişmeyi kalıntılardan da anlayabiliyoruz. Bizans devrinde ise M.S. 431’de Ephesos şehrinin listelerinde Aspendos primopolis olarak geçmektedir.

Şehir, biri büyük, diğeri küçük iki tepe ve bu tepeler ile çay arasındaki düzlükte kurulmuştur.
Şehrin ilk kuruluş yeri olan büyük tepenin üstü düz bir platform şeklindedir. Burada şehrin siyasî ve ticarî merkezi olan agorası, bunun batısında yanyana dizilmiş dükkânlar ve önlerinde bir portik yer alır.
Doğuda ise 100 m uzunlukta ve içi iki sütun dizisi ile üç kısma ayrılmış kapalı çarşı veya mahkeme olduğu sanılan bazilika ve onun önünde tek salonlu, abidevî giriş binası yer alır. Meydanın kuzeyinde, vaktiyle iki katlı ve iki sütun dizisi ile süslenmiş bir nimfeum (çeşme) bulunmaktadır. Bunun gerisinde mihraplı bir bina daha yer alır.
Düzlükte hamamı andıran iki geç roma yapısı vardır. Fakat en önemli kalıntı, küçük tepenin yamacında yer alan tiyatrodur. Seyircilerin oturduğu taş kademeler, aradaki ufkî bir hat ile iki kısma ayrılmış ve ayrıca merdivenler arasında ışınsal hatlarla bölünmüştür. Gerisine sonradan revaklı bir galeri eklenmiştir.
Merdivenlerin önünde yarım daire şeklinde bir orkestra (meydan) vardır. Meydanın arka tarafında bir zamanlar mermerle kaplı olan, iki katlı sütun ve heykellerle süslenmiş sahne binası yer alır. Binaya geçmeyi, yandaki kemerli yan geçitler kolaylaştırır ve üzerlerinde localar vardır.
Burada bulunan kitabeye göre mahallî tanrılar ve imparator ailesi şerefine tiyatro mimar Zenon tarafından Antoninus’lar zamanında (M.S. II. yüzyılın ikinci yarısında) yapılmıştır. Tiyatronun sahne binası Selçuklular tarafından kullanılmış ve bu arada tamir de görmüştür.
Yapılan onarımlarla iyi bir durumda olan tiyatroda bugün belirli zamanlarda festivaller yapılmaktadır. Bu tiyatronun kuzeyinde bir stadyum yer alır. Alt şehirde kuzeybatı yönünden su getiren kemerler vardır. Bunların uçlarındaki kuleler su terazisi durumunda olduğu için su getirme işi kolayca yapılabilmiştir.
Aspendos
Aspendos
Aspendos
Aspendos
Aspendos
Aspendos

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir