Ateşli Silahlar

Ateşli Silahlar,Ateşli silahlarla mermi atılır. Tüfek, tabanca gibi küçük çaplı ateşli silahların mermisi hedefi çarpma etkisiyle deler.

Büyük çaplı, ağır ateşli silahlar olan topların mermileri ise hedefte patlar.

Ateşli Silahlar Tarihi

Top mermisinin ucuna takılan tapa adlı bölüm, merminin içindeki patlayıcı maddeyi istendiği zaman patlatır.

Bu tapamn türüne göre, bazı mermiler hedefe çarptığı anda, bazılan da hedefe çarpmadan hemen önce patlar.

Hedefi delip içine saplandıktan sonra patlayan mermiler de vardır.

Ateşli Silahlar
Ateşli silahlarla mermi atılır. Tüfek, tabanca gibi küçük çaplı ateşli silahların mermisi hedefi çarpma etkisiyle deler. Büyük çaplı, ağır ateşli silahlar olan topların mermileri ise hedefte patlar.

Ateşli silahların en önemli parçası olan namlu çelikten yapılmış bir borudur.

Namlunun ucuna namlu ağzı, geri kalan bölümüne namlu kuyruğu denir.

Namlu kuyruğunun ucunda, içine merminin yerleştiği, hazne âdı verilen bir bölüm vardır.

Namlu kuyruğu, merminin namluya sürülebilmesi için açılıp kapanabilecek biçimdedir.

Ateşli silahların çoğunda haznenin ön bölümünden namlu ağzına doğru uzanan namlu boşluğunda, yiv ve set denen sarmal girinti ve çıkıntılar vardır.

Merminin arkaya yakın bölümünde bulunan, yumuşak bir metalden, genellikle bakırdan yapılmış bir kuşak merminin namlu içine sıkıca oturmasını sağlar.

Silah ateşlenince, mermi namlu içinde ilerlerken setler bu yumuşak metal kuşağa gömülerek mermiye ekseni çevresinde bir dönme hareketi verir.

Bu dönüş, merminin namlu ağzından çıktıktan sonra sapmadan yol almasını sağlar.

Ateşli silah cephanesi üç ana bölümden oluşur.

Silah ateşlenince hedefe ulaşan uç bölüme mermi çekirdeği denir.

İkinci bölüm, yandığı zaman meydana getirdiği basınçla mermiyi iterek namludan fırlatan sevk barutudur.

Üçüncü bölüm, içinde sevk barutunun bulunduğu, mermi kovam denen tek yanı kapalı metal silindirdir.

Mermi kovanının arka ucunda barutun ateşlenmesini sağlayan kapsül vardır.

Tetik çekilince, ateşleme iğnesinin çarpmasıyla ya d^ elektrik akımıyla ateşlenen kapsül kovandaki barutu tutuşturur.

Barutun sıcak gaza dönüşmesinden doğan basınç mermiyi ileriye doğru iter ve namlu ağzından büyük bir hızla fırlamasını sağlar.

Tüfek, tabanca gibi küçük ateşli silahlarda mermi çekirdeği, mermi kovanı ve içindeki barut birbirine sıkıca bağlı bir bütün oluşturur ve fişek diye adlandırılır.

Mermi çekirdekleri kurşundan yapıldığı için, hafif silahların mermilerine günlük kullanımda daha çok kurşun denir.

Bu fişeklerde mermi çekirdeği mermi kovanından ancak ateşlendikten sonra ayrılır.

Toplarda ise mermi ile kovan birbirinden ayrılıp içindeki barut miktarı hedefin uzaklığına göre ayarlanabilir.

Eski topların namlu kuyruğu kapalıydı.

Barut namlu ağzından doldurulur, sıkıştırılır, sonra gülle denen taş ya da demirden yapılmış mermi, gene namlu ağzından namluya yerleştirilir ve namlu kuyruğundaki küçük bir ateşleme deliğinden top ateşlenirdi.

Modem toplar, namlu kuyruğundaki kama adı verilen kapaklar açılıp kapanarak doldurulur.

Günümüzde topların attığı mermilerin içindeki patlayıcının patlamasıyla metal mermi gövdesi parçalanır.

Bu gövdenin şarapnel denen parçaları çevreye saçılarak hedefe zarar verir.

Topların Tarihi

Topu ilk geliştiren ve savaşta kullananların Çinliler olduğu ileri sürülmüştür.

Avrupa’ya ilk topu, Ispanya’yı istila eden Kuzey Afrikalı Berberiler’in getirdiği ve 1305’te Ronda kuşatmasında kullandıkları sanılır.

Bu konudaki ilk yazılı belgeden de topların ilk kez 1324’te Metz’deki bir çarpışmada kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Barutun ana maddesi olan güherçile 13. yüzyıldan önce Avrupa’da bilinmediğine göre, topun bu tarihten önce Avrupa’da kullanılmış olması olanaksızdır.

İlk toplara, daha önce kullanılan mancınık gibi mekanik ağır silahların adlarının verilmiş olması, bu silahların tarihi araştırılırken karışıklığa yol açmaktadır.

İlk toplar küçüktü ve tunçtan ya da dökme demirden yapılırdı.

Döküm tekniği ilkel olduğu için top boyutları büyüdükçe bu yöntem kullanılmaz oldu.

Büyük toplar kaynakla birbirine tutturulan ve demir çemberlerle bağlanan demir çubuklardan yapılmaya başladı.

Bu toplar çok güçlü olmadığı için kurşun ya da demir gülle yerine daha hafif olan taş gülleler kullanılıyordu.

İlk toplar yapım kusurları nedeniyle ateşleme sırasında sık sık parçalanıyor ve düşmana’ değil topu ateşleyenlere zarar veriyordu.

İskoçya Kralı II. James, 1460’taki Roxburgh kuşatması sırasında böyle bir topun yakınında parçalanmasıyla ölmüştü.

İlk toplardan bazıları o kadar küçüktü ki şövalyeler bu silahları at üstünde ateşleyebiliyorlardı.

Top boyutları giderek büyüdü ve Hussçular’a karşı girişilen din savaşlarında (1419-34) Bohemyalı General Jan Zizka topları at arabaları üzerine yerleştirdi.

Bunlar sahra toplarının ilk örnekleriydi.

İsveç Kralı Gustaf Adolf Otuz Yıl Savaşları’nda hafif toplar kullandı.

Bu toplar özel kişilerden kiralanıyor ve sahipleriyle birlikte geçici olarak orduya alınıyordu.

İlk topçu birliğini kuran Fransa Kralı XIV. Louis, 1690’da ilk topçu okulunu açtı.

Toplarda kullanılan taş güllelerin yerini demir ya da kurşundan yapılan ağır gülleler aldı ve toplar attıkları güllenin ağırlığına göre sınıflandırıldı. Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında, kara savaşlarında 5,4 kilogramlık gülleler atabilen toplar kullanıldı.

Denizde, İngiliz Amirali Horatio Nelson’un Victory’si gibi birinci sınıf bir savaş gemisinin topları

0,45 kilogramdan 14,5 kilograma, kısa namlulu, yakın menzilli toplan da 30 kilograma kadar gülleler atıyordu.

Deniz ve kara toplan yivsizdi, yani namluların içi düzdü.

Bu silahlar 800 metreden uzak hedeflerde çok etkili olmadığı için, yakın mesafedeki piyade birliklerine ateş açıldığında bile çok sayıda topun bir arada kullanılması gerekiyordu.

Bu yöntemi ilk kez Napolyon uyguladı.

Yivli top namluları 19. yüzyılın ortasında kullanılmaya başladı.

Atışları daha isabetli olan bu silahlarla birlikte, yuvarlak güllelerin yerini sivri uçlu uzun mermiler aldı.

1890’lardaki önemli bir gelişme de silahın geri tepmesiyle ilgiliydi.

Eski toplarda ateşlenen mermi namludan fırlarken, bu etkiyle top da geriye doğru kayıyordu.

Geri tepme denen bu olay topun nişanını bozuyor, her atışta yeniden nişan almak gerekiyordu.

Geri tepmenin topun konumunu bozmasını önlemek için, namlu bir kızak üzerinde hareket edebilen bir kundak üzerine yerleştirildi.

Top ateşlenince namluyu taşıyan kundak kızak üzerinde geriye kayıyor, ama bu hareketle gerilecek biçimde düzenlenmiş çelik yaylar namluyu hemen eski konumuna getiriyordu.

Böylece topun her ateşlenişinde namlu önce geriye, sonra ileriye kaydığı halde bu hareket topun konumunu değiştirmiyordu.

Bu dönemdeki üçüncü gelişme, mermiyi fırlatmak için kara barut yerine dumansız barutun kullanılması oldu.

Modern Toplar

Bir savaşta değişik türden toplara gerek duyulur.

Hafif sahra toplarının geniş bir alanda kullanılabilmesi için kolayca yer değiştirmesi gerekir. ateş etmesi istenen uçaksavar toplan ise isabet gücünü artırmak için gelişmiş nişan alma sistemleriyle donatılmalıdır.

Modem topların büyüklüğü kalibre (namlunun iç çapı) ya da mermi ağırlığıyla tanımlanır.

Bugüne kadar savaşlarda kullanılan en büyük toplardan bazıları, II. Dünya Savaşı’n-da savaş gemilerinde kullanılan 350 ve 400 milimetrelik toplardı.

Günümüzün güdümlü füzeler çağında, savaş gemilerine daha küçük çaplı toplar yerleştirilir.

Kara kuvvetlerinin kara hedeflerine karşı kullandıkları toplar, 11 kilogramlık mermi atan toplardan, 43 kilogramlık mermi atan 155 milimetrelik toplara kadar uzanan bir çeşitlilik gösterir.

Bazı modem toplar geri tepmesizdir.

Bu toplarda geri tepmeyi önlemek için, haznedeki sıcak gazın bir bölümünün geriye doğru kaçarak namluyu ileri itmesi sağlanır.

Obüs, bir tepenin arkasındaki hedeflere ateş edebilmek için mermiyi yerle büyük bir açı yaparak fırlatacak biçimde tasarlanmış bir silahtır. Günümüzde, aynı yöntemle mermi atan modern sahra toplarına da obüs denir.

Güçlü çekicilere bağlanarak çekilen ya da paletli araçlara yerleştirilen toplara kundağı motorlu top denir.

Tank toplan dönen zırhlı taretlere oturtulur.

Menzili oldukça kısa olan havan topu’nda düşük hazne basıncı ve ince, hafif bir namlu ye terlidir.

Havan topu, namlusu yerle büyük bir açı yapacak biçimde çelik bir tabana oturtulur. îki çelik ayakla desteklenen namlunun ağzından içeri bırakılan mermi, namlunun arka ucuna değdiği anda ateşlenir ve fırlayarak hedefe yönelir.

Namlunun içi yivli değil düzdür ve geri tepme sistemi yoktur.

Havan topunun roket biçimindeki mermisinin arka ucundaki kanatçıklar merminin havada kararlı biçimde yol almasını sağlar.

Makineli tüfek, cephanesi tükenmediği ve tetik çekili olduğu sürece ateş eder.

Bir yandan ateş ederken bir yandan da kendini doldurur.

Bir merminin ateşlenmesi, öteki merminin namluya sürülmesi için gereken enerjiyi sağlar.

Otomatik olarak dolup ateş eden bu tür silahlara otomatik silah da denir. Bu tüfeklerin namlusu genellikle iki çelik ayakla desteklenir.

1862’de geliştirilen ilk makineli tüfek, bir kolun çevrilmesiyle dönen çok sayıda namlı: dan oluşuyordu.

Tümüyle otomatik ilk maki neli tüfeği 1884’te Hiram Maxim yaptı.

Bu silahın tek namlusu vardı ve cephanesi uzu bir şeride dizili fişeklerden oluşuyordu.

Piyadeler üzerinde çok etkili olan makineli tüfek her iki dünya savaşında da yaygın olarak kullanıldı.

Ayrıca tank ve uçaklara da makineli tüfekler yerleştirildi.

Günümüzdeki modern makineli tüfekler dakikada binlerce kurşun atabilir.

Elde tutularak ateş edilen “tomson” ve “sten” gibi hafif makineli tüfek ler de savaşta yaygın olarak kullanılmıştır.

I. Dünya Savaşı’nda kullanılan ünlü topları arasında, Almanlar’ın 1914’te Liege ve Namur’daki Belçika kalelerini yıkmak için kul landıkları 420 milimetrelik “Şişman Bertha’ adlı obüs ve gene Almanlar’ın 1918’de Paris’i bombaladıkları “Paris Topu” sayılabilir.

222 milimetrelik bu topla, bir topun ulaşabildiği en uzun menzil olan 120 kilometreye ateş edilebiliyordu.

ABD’nin 1953’te geliştirdiği “atom topu”, 280 milimetrelik bir toptu ve atom bombası gücünde mermi atabiliyordu.

Ne var ki güdümlü füzeler bu tür büyük topları gereksiz kıldı. Çünkü füzelerin menzili çok daha uzun ve isabet gücü daha yüksektir.

Topçuluğun temeli topun doğru yöne, doğru açıyla yöneltilmesidir.

Ama bu sanıldığı kadar kolay değildir, çünkü rüzgâr ve başka birçok etken merminin havadaki hareketini etkiler.

Obüs, havan topu ve öbür toplarla genellikle görülmeyen hedeflere ateş edilir. Bu durumda uzaklık (menzil) ölçümü ve yön saptanması için haritadan yararlanılır.

Atılan ilk merminin düştüğü yer gözlenerek, hesaplarda gerekli düzeltmeler yapılır.

Hareketli hedeflerde ya da hem hedefin hem silahın hareketli olduğu durumlarda, örneğin bir tank başka bir tanka ateş ederken nişan almak çok zordur.

Bu durumda, hareketin hızı da hesaplanarak hedefin önündeki bir noktaya nişan alınır.

Gelişmiş uçaksavar toplarında nişan almada radardan da yararlanılır.

Radar hedefe kilitlenerek hareketli hedefleri izler, hedefin yönünü ve uzaklığını prediktör denen aygıta bildirir.

Prediktör bu bilgileri nişan almak için gerekli açı bilgilerine dönüştürür ve elektronik olarak topa iletilir. Top da radarın izlediği hedefe otomatik olarak ateş eder.

Gemilerde de benzer aygıtlar kullanılır.

Gelişmiş bilgisayar sistemleriyle topçulukta her zaman isabetli atış sağlanabilir.

Özellikle açık denizlerde rüzgâr ve dalgalardan ileri gelen sallantı topların nişanını bozacağı için, bütün topların bilgisayar denetiminde aynı anda ateşlenmesi en güvenilir yöntemdir.

Dengeleyici adı verilen ve cayroskop ile çalışan aygıtlar da, toplar ya da füzeler ateşlenirken, savaş gemisindeki sallantının ateşleme denetim sistemlerince hesaba katılmasına olanak sağlar.

Tüfekler ve Av Tüfekleri

Küçük çaplı ateşli silahların genel ilkeleri de toplarınkiyle aynıdır.

Tüfekler ve av tüfekleri omuza dayanarak, tabancalar ise elde tutularak ateşlenir. Av tüfeklerinde namlu yivsizdir.

Namlusu yivli olan tüfekler daha uzun menzillidir ve atışları daha isabetlidir.

Tüfekler kurşun, av tüfekleri saçma atar. Saçma denen bu cephane, tüfek ateşlendiğinde hedef üzerine saçılan çok sayıda küçük metal bilyeden oluşur.

Tüfeğe benzer ilk ateşli silah 1400’lerde yapılan ve arkebüz olarak adlandırılan minyatür bir toptu.

Çok ağır olduğu için bir desteğe dayanarak kullanılıyordu.

Namlusu yivsizdi ve içindeki barut bir fitil yardımıyla ateşleniyordu.

1500’lerde daha gelişmiş tüfekler yapıldı.

Ağızdan doldurulan bu tüfeklerde fitilli ya da çakmaklı bir ateşleme sistemi vardı.

1807’de çarpmalı ateşleme sistemi bulundu.

Bu sistemde, çarpmayla alev alan bir kapsül haznedeki barutu ateşliyordu.

1840’larda çakmaklı ve fitilli ateşleme sistemlerinin yerini çarpmalı ateşleme sistemi aldı.

Yuvarlak kurşun atan bu tüfeklerin atışı çok isabetli değildi.

Daha 1500’lerde, silah us-taları namluya yiv açmayı denemişlerdi; ama gerçek yivli tüfek ancak 1800’lerde ortaya çıktı.

Tüfeği ağızdan doldurmak namlu içindeki yivleri bozduğu için kuyruktan doldurma sistemi geliştirildi.

Günümüzde kullanılan tüfeklerin ve av tüfeklerinin çoğu kuyruktan doldurulur.

Mermi kovanı, barut ve kurşundan oluşan fişek silaha namlunun arka ucundan yerleştirilir.

Mermi kovanının arkasında ateşleme kapsülü vardır.

Tetik çekildiği zaman ateşleme iğnesi bu kapsüle çarpar ve ateş alan kapsül fişekteki barutu tutuşturur.

Av tüfeklerinin çoğu çift, pek azı tek namluludur.

Ateşleme sistemi horozsuz, yani içten çarpmalı olan bugünkü av tüfekleri, ateş ettikten sonra boş kovam otomatik olarak atacak biçimde tasarlanmıştır.

Tüfek boyutu 2 ile 28 kalibre arasında değişir.

Çift namlulu bir av tüfeğinde genellikle namlulardan birinin çapı bütün namlu boyunca değişmez; bu namluya silindir namlu denir.

İkinci namluda ise namlu ağzının çapı namlu kuyruğunun çapından daha küçüktür.

Bu tür daralan namlulara dar ağızlı namlu denir.

Dar ağızlı namludan çıkan saçmalar daha dar bir alanda dağılır.

Saçmalar uzun süre dağılmadan birlikte yol aldığı için dar ağızlı namlular uzaktaki hedefler üzerinde silindir namludan daha etkilidir.

Atıcılık sporunda kullanılan tüfekler genellikle av tüfeğinden daha güçlüdür ve ateşleme sırasında hazne bölümünde oluşan yüksek basınca dayanabilen daha kalın ve ağır bir namluyla donatılmıştır.

Bazı atıcılık tüfekleri saniyede 1.000 metreyi aşan bir hızla kurşun atar.

Atıcılık tüfeğinin boyutu, milimetre ya da inç olarak namlu çapıyla belirtilir.

Atıcılık sevilen bir spordur.

Uluslararası karşılaşmalarda, dünya şampiyonası gibi ya-nşmalarda ve Olimpiyat Oyunları’nda çeşitli menzillerdeki değişik hedeflere ateş edilir .

Tabanca ve Revolverler

Tek elle kullanılmak üzere tasarlanmış ateşli silahlara tabanca denir.

1550’lerde süvari silahı olarak geliştirildiği sanılan ilk tabancalar kullanışsız ve güvenilmez silahlardı.

17. yüzyılın sonlarında kullanılmaya başlanan çakmaklı ateşleme sistemi bulununcaya kadar basit ve etkili silahlar yapılamadı.

Bu sistemde, tetik çekildiği zaman üzerinde çakmaktaşı bulunan bir çekiç (horoz) çelik bir yüzeye vuruyor ve bu vuruş sırasında ortaya çıkan kıvılcım barutu ateşliyordu.

O dönemde her asker, kılıcının yanı sıra iki tabanca taşıyordu.

Ama bu tabancaların her atıştan sonra doldurulması uzun ve zor bir işti.

1831-35 yılları arasında, ABD’li Samuel Colt toplu tabancayı (revolver) geliştirdi.

Bu tabancada namlunun arkasındaki döner bir silindirin (top) içinde genellikle beş ya da altı fişek bulunur.

Her atıştan sonra bu silindir dönerek namlunun arkasına yeni bir fişek sürer.

Böylece, yeniden doldurmaya gerek kalmadan altı kurşun atılabilir.

Bu nedenle bu tür tabancalara altıpatlar da denir.

Otomatik tabancalarda ise “top” yerine, 6-12 kurşun alabilen şarjör bulunur.

Şarjördeki yay sistemi her atıştan sonra yeni bir kurşunu namluya sürer.

Tetiğin her çekilişinde bir kurşun atılır ve şarjör boşalınca yerine dolu bir şarjör takılarak atışa devam edilir.

Tüfekle karşılaştırıldığında tabancanın namlusu daha kısa, mermisi daha küçük ve sevk barutu daha azdır.

Bu nedenle tabancanın atış uzaklığı (menzili) daha kısa, mermi hızı da daha düşüktür.

Ateşli Silahların Güvenli Kullanımı

Bütün ateşli silahların tehlikeli olduğunu göz önünde bulundurarak, bir silahı kullanırken bazı güvenlik kurallarına uymak gerekir.

1) Her zaman silah doluymuş gibi davranmalıdır.

2) Silah, kullanılmadığı zaman boş ve ateşleme mekanizması açık durumda güvenli bir yerde bulundurulmalıdır.

3) Ateş edileceği ana kadar emniyet mandalı kapalı tutulmalıdır.

4) Silah kullanma eğitimi görmemiş kişilerin silahlara dokunmasına izin vermemeli, kesinlikle silahla oyun oynanmamalıdır.

Çünkü silah öldürür.

Ateşli Silahlar

Ateşli Silahlar

Ateşli Silahlar

Bir cevap yazın