Babüssaade Kapısı Nedir,Tarihçesi

Babüssaade Nedir Babüssaade Kapısı,Topkapı sarayının üçüncü kapısı. (Enderun veya Harem kapısı da denir).

Babüssaade Kapısı

Babüssaade
Babüssaade Kapısı,Topkapı sarayının üçüncü kapısı. (Enderun veya Harem kapısı da denir).

Babüssaade ağası, Topkapı sarayı ak hadımağalarımn en büyük rütbelisi ve hepsinin âmiri. Babüssaade ağalığı Murad II zamanında konuldu.

XVI. yy. sonlarına kadar Darüssaade (Kızlarağası) ağalığı da Babüssaade ağalarının üzerinde bulunduğundan saraydaki bütün ak ve kara hadımağalarının âmiri olarak geniş yetkilere sahipti.

Babüssaade ağası Topkapı sarayının üçüncü kapısı olan Babüssaade’de özel bir dairede oturur, seferde, savaşta, camiye çıkışlarda padişahla birlikte bulunurdu. Padişahın göçte ve avda bulunduğu zamanlarda sarayda kalırdı. XVI. yüzyıl sonlarına kadar, taşra hizmetine tayin olununca vezirlik rütbesiyle Mısır valiliğine gönderilirdi.

Fatih Kanunnamesine göre padişaha arzda bulunabilecek ağalar Babüssaade ağası, Has odabaşı, Kilercibaşı ve Saray ağasıdır, bununla birlikte arzı genellikle bütün bu ağaların başı olarak Babüssaade ağaları yapardı.

Gündelikleri doksan akçe idi, ayrıca her yıl on beş zirâ tülbent, on altı endaze atlas, üç bin akçe kuşak bedeli ile on sekiz bin akçe yıllık gelirleri vardı. Maiyetlerinde ak hadımlardan miftah gulamı, peşkir, ibrik ve şerbet gulamları vardı.

Babüssaade ağası, sarayda padişahın mutlak vekiliydi..Babüssaade ağalığı ile Darüssaade ağalığı 1587’de birbirinden ayrıldı, sonra tekrar birleştirildi, 1594’te yeniden ayrıldı ve bir daha birleştirilmedi.

XVIII. yy. a kadar saray hizmetlerinde baş âmir durumlarını muhafaza ettiler, fakat Ahmed III devrinde Babüssaade ağası Osman Ağa ile padişahın çok sevdiği Silâhtar Ali Paşa arasındaki geçimsizlik ve padişahın sevdiği silâhtarını tutarak saray âmirligini ona vermesi Babüssaade ağalığının nüfuzunun zayıflamasına sebep oldu.

Babüssaade ağaları başlarına selimî kavuk, arkalarına seraser denilen kumaşa dikilmiş samur kürk giyerlerdi. Protokol bakımından vezirlerle aynı derecede sayılırlardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir