Baş Ağrısı Nedir? Neden Olur?

Baş Ağrısı Nedir,Neden Olur,Açlık, zihin yorgunluğu, grip, bir içki veya başın bir yere çarpması gibi çok sayıda sebep baş ağrısı yaratabilir.

Bununla birlikte doktorlar bu saydıklarımızı baş ağrısının asıl sebeplerine yol açan “dürtüler” olarak niteliyorlar, Baş ağrısını getiren dürtülerle sebepler arasındaki ilişkiyi bilim adamları henüz tam olarak anlayabilmiş değil, bazen bizce hiç sebep yokken bile başımızın ağrıdığını hissederiz.

Baş ağrısının Başlıca Sebepleri

Bilim adamları beynimizin ağrı yaratmadığını, ağrıları algıladığını söylüyorlar Bununla birlikte beynimizin çevresindeki zarlar, atardamarlar ve toplardamarlar ağrılara sebep olabilirler, bunların yarattığı fakat beynimizde hissettiğimiz ağrılara sinalji denir.

Sinalji, kan damarlarındaki sinirler gibi duyarsız bir sinirin bir uyarıyı beyne değil başka bir yerdeki, örneğin alındaki duyarlı bir sinire iletmesiyle meydana gelir. Bu uyan alnımızdaki sinir tarafından beyne iletildiği için asıl ağrı alnımızda olmadığı halde biz alnımızın ağrıdığını hissederiz.

Kafatasının içindeki veya dışındaki atardamarların (oksijen yönünden zen gin kanı kalpten vücuda dağıtan damarlar) genişlemesi baş ağrısına sebep olabilir.

Damar genişlemesi (vasodilation) kendi başına baş ağrısı yaratamaz fakat iltihaplanmalarla birlikte olursa ağrı üretici sinir uçlarını uyararak baş ağrısı hissedilmesine sebep olur Ateş, bazı ilaçlar ve oksijen azlığı damar genişlemesine yol açar fakat bunların her zaman baş ağrısı yarattığı söylenemez.

Kanıtlanmamış olmakla birlikte açlığın da baş ağrısına sebep olduğuna inanılıyor, çünkü açlık sırasında kandaki şeker miktarının düşmesi, damarların genişlemesine neden olan kimyasal bir tepkiyi de beraberinde getiriyor.

Beyin yakınındaki bir tümör beynin çevresindeki atar ve toplar damarlar üzerinde gerilim yaratır. Bu durumda hissedilen ağrı sinaljik olduğu için farklı yerlerde uyarılan sinirler aynı bölgede ağrı hissedilmesine neden olurlar.

Ağrılar, vücudun problemdi yerlerinin tespit edilmesini sağlamaları yönünden faydalıdırlar fakat hissedilen ağrıların sadece üçte biri problemli bölgeyi gösterir, geri kalanı sinaljiktir, yani ağrıdığı hissedilen yerle gerçekten ağrıyan yer aynı değildir.

Yüz, boyun ve kafatası kaslarının uzun süreli gerilmeleri ve kasılmaları da baş ağrısına sebep olabilir. Bu ağrılar iki şekilde gelişir.

Gerili kasların sebep olduğu ağrıyı daha az hissetmek için boynumuzu ve omuzlarımızı büzünce daha başka kasların da kasılmasına neden oluruz.

Beyni saran zarların ve bu bölgeye yakın kan damarlarının iltihaplanması çok şiddetli baş ağrıları yaratır. Bakterilerin ve virüslerin sebep olduğu beyin zarları iltihaplanmaları (menenjit) dışında baş yaralanmalarının sebep olduğu kanamalar ve kafatası içindeki tümörler de şiddetli baş ağrısı sebeplerindendir.

Bazı diş, göz, kulak ve boyun rahatsızlıkları da baş ağrısı yaratabilir çünkü bu bölgelerdeki sinirler birbirlerine çok yakındır.

Baş ağrıları psikojenik de olabilir, bu tür ağrılar fiziksel değil duygusal bir rahatsızlığın ürünüdür.Bu durumda kişi, psikolojik ağrıyı fiziksel ağrıya “çeviriyor” demektir.

Baş ağrısının diğer sebepleri arasında düzeltilmeyen görme bozuklukları (bunlar, doğal olarak, gözlükle giderilir) ve çikolata gibi bazı besinler de vardır.

Migren

Orta Çağda, Miggen kadınlar manastırının baş rahibesi Hildegard kendi el yazısıyla yazdığı bir kitapta evhamlarından bahsederken “büyük bir yıldız… çevresine saçılan sayısız kıvılcımlarla… aniden siyah kömürlere dönüştü” der.

Şu anda bu sözlerin gerçek nedenini kimse söyleyemez, fakat bilim adamları baş rahibenin bu sözlerle kendi migren ağrılarının belirtilerini yazdığına inanıyorlar.

Klasik migrenin en belirgin özelliği, baş rahibenin ‘de yazdığı, göz önüne gelen kıvılcımlı imgeler ve geçici körlüktür.

Migren ağrıları olan kimseler, parlak renkli lekeler ve geometrik şekiller gibi imgeler gördüklerini de söylerler, böyle kimselerde’ gözle ilgili algılama bozukluklarına (yetişkin bir

Rurun kanallarında iltihaplanma genellikle aralıklı ve rahatsız edici baş ağrısı do gurur (ivkudan sonra ağrı şiddetlidir ve gün hcvunca artar Yukarıda görüldüğü gibi ön sinüslerde ve göz bölgesinde lokal ağrı vardır avrıca sfenoid ethmoid sinüslerde kafatası üst kısmında ve göz çevresinde ağrı görülür Üst* çene kemiği sinüslerinde ağrı burunun arkasındadır alt çene kemiği sinüsü halinde 3ğrı burun etrafında ve üst diş bölgesinde’ dolaşır

kimseyi bir çocuk büyüklüğünde görmek ; gibi) da rastlanır. Diğer belirtileri ‘ arasında mide bulantısı, kusma ve genellikle şakaklarla gözler etrafında hissedilen şiddetli ağrılar sayılabilir.

Tedaviye başvurulmazsa,klasik migren * geni—.ide 4-6 saat sürer. Klasik migren genellikle kadınlarda görülür.

Çoğunlukla erkekleri etkileyen toplu baş ağrıları insanı uykudan bile uyandırır, bu ağrıların hiçbir ön / belirtisi yoktur.

Toplu migrenler ise baş ağrısı gibi başın aynı tarafında hissedilir ve burun konjesyonu,_dalgın gözler ve göz kapaklarının istenmediği halde gözleri yan kapalı bale getirmesi gibi etkileri de beraberinde getirir.

Toplu migrenlerin nöbet periyotları birkaç ayla bir yıl arasında değişir.Klasik migreni olanlar karanlık ve sessiz bir ortamda yatmak istedikleri halde toplu : migren nöbeti gelenler ağrıyı yatıştırmak için durmaksızın gezinirler.

Migren ağrılarına kan damarlarının büzülüp genleşmesinin yol açtığı sanılıyor, fakat bilim adamları migrenin , kalıtımsal olabileceğinden de şüpheleniyorlar.

Bilim adamları migren fizyolojisini tam olarak anlamış değiller, bununla birlikte temel faktörün gerilim olmadığını ortaya koymuş bulunuyorlar.

Her ne kadar toplu migrenler genellikle 40 yaşından sonra başlarsa da, klasik migreni olanların yüzde 40 kadarı. normal migreni olanların ise yüzde 30 kadarı ilk migren ağrılarını 10 yaşından önce hissetmişlerdir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir