Batı Şeria

Batı Şeria Ortadoğu’da batı, kuzey ve güneyinde İsrail, doğusunda ise, Şeria nehri ve Lût Gölü ile çevrili bölge. Yaklaşık 5 900 km2’lik bir alana yayılan, gerek müslümanların, gerek museviler ve hıristiyanların tarihsel saydıkları birçok yer ve anıt içeren Batı Şeria’nın (Mavera-i Ürdün de denir) nüfusu 2,460,492 ‘dir (1990 sayımı; Doğu Kudüs dahil).

Bu nüfusun 875 000’den çoğunu 1948’de İsrail kurulduğu zaman yerleri değiştirilen ve Birleşmiş Milletler’in göçmen kamplarına kayıtlı yaşayan Filistinli Araplar oluşturur.Başlıca kentler el-Halil (Hebron) ve Nablus’tur (Nabulus).

1920-1948 arasında İngilizlerin Filistin mandasının bir bölümünü oluşturan Batı Şeria’nın, 19 Kasım 1947’de Birleşmiş Milletler’in kurulmasını öngördüğü Arap devletine verilmesi tasarlandı.

Ama ilk İsrail-Arap çatışmasının patlak vermesiyle, bu devlet kurulamadı ve bölge Ürdün birlikleri tarafından işgal edildi.

1950’de Ürdün’ün ilhak edildiğini açıkladığı (bu kararı Birleşmiş Milletler de, İsrail de, öteki Arap devletleri de tanımadı) Batı Şeria, Altı Gün Savaşı’nda (Ocak 1967) İsrail tarafından işgal edildi. BM Güvenlik Konseyi’nin

22 Kasım 1967’de aldığı 224 sayılı kararla İsrail’in bölgeden çekilmesi ve barışçı bir çözüme gidilmesi isten-diyse de, çözüme ulaşılamadı.

Mart 1979’da imzalanan Mısır-İsrail barış antlaşması sonucunda Batı Şeria Filistinlilerine 5 yıllık bir özerklik dönemi önerildiyse de, birçok Filistinli ve Arap önderler, bu tür bir sınırlı özerkliği kabul etmeyerek tam bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını istediler.

İsrail’in bu isteği kabule yanaşmaması üstüne, Aralık 1987’de, Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinliler, İsrail işgaline son vermek için bir ayaklanma (İntifada) başlattılar.

İsrail’in bu ayaklanmayı bastırmak için şiddete başvurması, İsrailli askerlerin çocuk yaşta Filistinli gençleri sopalarla döve döve kollarını ve bacaklarını kırmaları dünyanın her yanında tepkilere yol açarken, 1988’de Ürdün kralının Batı Şeria üstündeki “tarihsel hakları”ndan vazgeçtiğini açıklamasından sonra FKÖ, bağımsız Filistin devletinin kurulduğunu açıkladı.

Ne var ki, 1991 sonlarında Madrid’de iyapılan barış konferansına ve Eylül 1993’te FKÖ temsilcileri ile İsrail temsilcileri arasında imzalanan anlaşmayla İsrail ve FKÖ’nün birbirlerini tanıma kararı almalarına karşın, FKÖ’nün aşırı uçlarının bu karara karşı çıkmaları ve İntifada’yı yeniden şiddetlendirmeleri, Batı Şeria’da barışın sağlanmasını belirsiz bir tarihe attı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir