Bayrak

Bayrak Kelimenin ilk şekli ‘Batrak ’ ’tır.Divâna Lügati ’t -Türk”te, Ucuna bir ipek parçası takılan ve savaşlarda kullanılan mızrak” şeklinde açıklanmaktadır. Türkler tarafından “Sancak” adı verilen bayrak eski Uygur metinlerinde, “badruk” olarak geçmektedir. Eski Türk boylarında devletin bayrağından başka her aşiretin de kendine mahsus bir alemi vardı.

Bayrak Tarihçesi

At kılından olanlarına “yak” denirdi. Islâmiye^ten evvel Türklerin tuğları vardı. Tuğ, bir hükümdarlık alâmetiydi.

Ancak, o çağlara ait Türklerin bayraklarıyla ilgili bilgiler pek yetersizdir. Hunluların çeşitli tuğlar kullandıkları bilinmektedir. Attilâ’nın üzerinde kuş resmi olan bir bayrak kullandığı bilinir.

Gök-Türk Devletinin bayraklarında ise mavi zemin üzerinde altın sarısı bir kurt başı resmi bulunuyordu. Gök-Türk hükümdarları yabancılarla savaşan kumandanlarına kurt başlı bayraklar hediye ederlerdi. Çin ve İran kaynaklarına göre Kırgızların bayrağı kırmızı renkliydi. Bazı Arap seyyahları, Kırgızlıların yeşil renkte bayraklar kullandıklarını yazmaktadırlar. Peçeneklerin çeşitli renkte bayrakları vardı.

Türk bayrakları hakkında eski Arap ve Fars kaynaklarında değişik birçok bilgilere rastlanır. Fakat, eski bayrakların tespiti için, en güvenilir kaynaklar deri üzerine yapılmış olan eski haritalardır.

Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan, Arapça, Türkçe, İspanyolca, Lâtince ve Yunanca 9 harita ve birçok Portülan üzerinde ve Anadolu Selçuklularının yıkılışı sırasında bütün dünyayı dolaşan ve bayraklarını tesbit eden bir İspanyol papazının seyahatnamesi bulunmaktadır ki, burada Türk bayrak şekilleri ve bu bayrakların üstlerindeki ongunları, renkleri gösterilmiştir.

Al, Türklerin mukaddes bir rengidir. Türk Bayrağı renginde şafak renkleri ile en güzel bir Türk meyvası olan turuncu rengi erimiştir. Eski Türk hükümdarları yarlığlarına (al damga) basarlardı.

İlhânîlerden Ergun ve Olcayto Han tarafından, Fransız Kralı Güzel Filip’e gönderilen (al damga)lı iki mektup bugün Fransa’nın Arşiv Nasyonal ’nda saklıdır. Dört köşeli olan bu damga Topkapı Sarayı’nda anayurt da Türk hükümdarları tarafından Fatih’e ve Kanuni’ye gönderilen mektupların altında da görülmektedir.

Ahmed Vefik Paşa “Lehçe-i Osmaniye “sinde, “Al Parlak kızıl Alev. Mızrağa tolgaya dikilen kırmızı bayrak demektir” deniyor. Türk Bayrağının rengi ateşe benzediği için alev denmiştir. Araplar da alevi Türklerden almışlardır.

Türk Bayrağının gerçek rengini do-kuzyüz evvel en iyi tesbit eden Kâşgarlı Mahmud’dur. Bu dil âlimi “Divanil Lügati11- Türk’ünde, “Al\ açıklarken aynen şunları söyler: “Al narenci turuncu renkte bir diybacdir. Türk melûkünün bayrağı bu kumaştan yapılır. ”

Kâşgarlı Mahmud, “Tuğ” kelimesini anlatırken de aynen şunları söyler: “Tuğ alem demektir. Türkler hakanlarına “Dokuz Tuğlu Han” derler. Hanların yurdları ve menzilleri ne kadar geniş olursa olsun dokuz tuğdan fazlasını kullanamazlar. Türkler dokuzu uğurlu sayarlar. Hükümdarların işte bu dokuz tuğlanrı tarihi renkte dibacdan veyahut aynı renkte ipekten yapılır.”

Dokuz Oğuzların bayrağı siyahtı. Üstünde bir ve bazan üç tane ak hilâl vardı. Kırgızların bayrağı yeşildi. Türkler altını ve altın rengini de kutlu tutarlardı. Eski Türkler altın çadıra taparlardı. İlhanlılar bayraklarında altın rengiyle mukaddes al damgayı yerleştirmişlerdir. Bunların bayrakları altın zemin ortasında al damgadır.

Kara koyunlular, İlhanlılar ve Akkoyunlular da bu bayrağı aldılar. Daha sonraları Karakoyunlular devletinin bayrağı beyaz renkte olup, zemin üzerinde bir kara koyun başı resmi vardı. Akkoyunluların da bayrağı beyaz olmakla beraber zemin üzerindeki beyaz koyun başı çizgilerle belirlenmişti. Bunlardan başka Akkoyunluların üzerlerine âyetler işlenmiş bayrakları da vardı.

Candaroğullarının bayrağı aldı. Üstünde altın hilâl vardı. Altmordu’dan Özbekler’in bayrağı beyaz zemin üstünde sağa açılan bir hilâlin göbeğinde so nradan teraziye benzetilen bir al ongun bulunuyordu.

Siyah bayrak ve siyah elbise ise, Ebû Müslim Horasanî’nin askerî elbisesi ve millî bayrağı idi.

Mısır Türkleri altın zemin üstünde al hilâlli, bazan ak zemin üstünde gök hilâlli bayraklar kullandılar. Eski haritalarda en çok rastlanan Türk bayrağı tipi, Îlhânîlerin bayrağıyla Özbek bayrağıdır. Türkler yurda ve ocağa çok hürmet ederlerdi. Tarihî şartlarla anayurttan uzaklaştıkları zaman evlerinin anahtarlarım da beraber almışlardı.

Tekrar anayurda dönmek ve kilitli bıraktıkları evlerini açmak istiyorlardı. Sonradan bu anahtarlar kudsî bir mâhiyet aldı ve bayraklarına kadar çıktı. Afrika’daki Tuvarekler al zeminli bayraklarının üstüne yaya geçirilmiş anahtar resimleri yaptılar. Bu anayurda ok gibi uçmak hasretinden doğmuştu.

İslâmiyet’ten sonra Türkler çeşitli renklerde bayraklar kullanmaya başlamışlardı. Gazneliler’in bayrağı düz siyah renkteydi. Siyah rengi seçmelerinde Abbasî Devleti ’yle çok sıkı ilişkilerinin bulunmasından ileri geldiği sanılmaktadır. Arapların İslâmiyet’ten önce bayrak kullandıkları bilinir.

Türklerde Bayrak Anlayışı

Hicret’in birinci yılında Hazret-i Peygamber mızrağının ucunda beyaz renkli bir bayrak kullanıyordu: “Livâ -yı Beyza” adı verilen bu bayrak Hayber Savaşı sırasında da vardı. Daha sonra bayrağın rengi siyah oldu. Buna da, “Râyet” adı verildi. Genellikle Emevîler devrinde beyaz, Abbasîler devrinde ise, siyah bayraklar kullanılmakla beraber, değişik bayrakları da vardı.

Türk devletlerinden Selçuklular da İslâm medeniyetinin ve geleneklerinin etkisiyle siyah renkli bayraklar kullandılar. Büyük Selçuklu bayrağının üzerinde ok ve yay resmi de bulunuyordu.

Anadolu Selçukluları daha sonraları mavi zemin üzerinde sim sırma ile işlemeli çift başlı kartal resmi bulunan bayrak kullanmaya başladılar. Bazı tarihçiler, Anadolu Selçuklu hükümdarlarının bayraklarının siyah renkte olduğunu ve hükümdar sefere giderken, bayrağını da birlikte götürdüğünü yazmaktadırlar.

Timur’un resmî bayrağı beyaz olup, zeminde üçgen içine üst üste konmuş yuvarlak şekil ve bayrakların tepesinde de mâdeni hilâller bulunuyordu.

Anadolu beyliklerinden Aydınoğulları ’nın bayrağı yeşil, Çandaroğulları’nın kırmızı zemin üzerinde sarı aylı, Menteşeoğulları’nın aslan resimli, Tekeoğulları’nın beyaz zemin üzerinde kırmızı ve altı köşeli yıldızlıydı. İspanyol rahibinin eserinde ayrıca, Tekeoğulları’na ait iki bayrak vardı ki, beyaz zemin zikzaklı koyuca çizgili bir “mühr-i Süleyman” şekİi görülmektedir.

Osmanlı Bayrakları:

Osmanlıların ilk bayrağının Selçuklu Hükümdarı tarafından Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’ye gönderilen beyaz renkli bayrak olduğunu tarihler kaydetmektedir.

XIV. yüzyılda Osmanlıların kırmızı renkli bayraklar kullandığını Âşık paşazâde yazmaktadır:

Alaşehrin kızıl eflâtisini sancak ederlerdi, hılat anı giydirirlerdi. ”

Tursun Bey, Osmanlı donanmasında kırmızı bayrakların asıl olduğunu,yeniçerilerin beyaz bayraklar kullandığını yazar.

Sipahi bölüğünün bayrağı kırmızı, silâhtar bölüğünün sarı, orta ve aşağı bölüklerin alaca, topçu ocağının kırmızıydı.

Fatih devrinde saltanat bayrağının rengi beyazdı. Tursun Bey, Fatih devrinde kırmızı bayrak kullanıldığını yazmaktadır:

“Eğer görse Gazi Umur Bey Deye olmaya bu donanmadan yok Mavnalar, kadırgalar bu üzere Sanasın dağlar yürür su üzere Cüdadan herbiri ol neyistan Kızıl bayraklardan bir gülistan”

II. Bayezid ve Kanuni devrinde de resmi bayrak olarak “ak bayrak” kullanılmakla beraber, değişik bayraklar da vardı. Tarihçi Âlî’nin belirttiğine göre Kanunî devrinde altı renkte bayrak bulunuyordu. Bunlar: Ak, alaca, siyah, kızıl, yeşil ve sarı renkli bayraklardı. ‘ ‘Netâicu i- Vukûat ’ta vezirler ile beylerbeyleri, saltanat rengi ak sancakları taşıdıkları belirtilir.

Hükümdarların ak sancaktan başka, bilhassa kızıl sancak da kullandıkları Mısır’ı fethettiği zaman I. Selim’in otağının önünde ak ve kızıl iki sancak dikilmesinden anlaşılıyor. Kızıl sancağa gelince, hükümdara mahsus diğer bir sancaktı. Nitekim Çaldıran meydan muharebesinde de I. Selim’in biri kızıl diğeri beyaz iki saltanat sancağı bulunması, îbn-i ilyas’ın açıklamasındaki yanlışlığı kesin şekilde göstermektedir. Yine aynı tarihçi, II. Bayezid’in torunu Kasım Bey’in ‘Rum hükümdarlarının, yani Osmanlı sultanlarının âdeti üzere” yeşil ve kırmızı renkli ipek sancağı olduğunu da yazmaktadır.

Osmanlılarda yeşil renkli sancağın eskiden beri kullanıldığı söylenebilir. Yeşil renkli sancakların gazilere mahsus olduğunu ve bunun daha çok denizciler tarafından kullanıldığını gösteren çeşitli deliller vardır.

XVI. yüzyılın büyük denizcisi Barbaros’un bayrağının üzerinde zülfikâr şekli ile fetih ve zafer âyetleri bulunan yeşil kumaştan olması, İnebahtı (Lepant) muharebesinde Cezayir Beylerbeyi Uluc Ali Paşa’nın gemisinde, üzerinde beyaz bir pençe ile fetih ve zafer âyetleri nakşedilmiş yeşil sancak bulunması, Piyale Paşa donanmasının İstanbul’dan hareketini tasvir eden bir Frenk seyyahının ifadesine göre kumandan bayrağının yeşil olması, Evliya Çelebi’nin ifadesine göre, Frenk korsanları ile daimî savaş halinde bulunan Cezayir gemilerinin XVII. asırda belki de Umur ve Barbaros’un an’anelerini devam ettirerek yeşil sancak taşımaları, yine onun kaydettiği gibi, Rumeli serhatlerindeki kalelerde yaşayan gazilerin, o devrin an’anesine göre, çeteye yani akma, çapula çıkarken, yeşil bayrak kullanmaları, bunu doğrulamaktadır.Sonraları bayraklarda yeşil rengin çoğaldığı görülür. XVIII. yüzyılda da kaptan paşalara mahsus bayrak yeşil idi.

Gerek bu çağda, gerek daha sonraki yüzyıllarda gemi sancaklarında en çok kırmızı (al) renk kullanılmakla beraber yeşil bayraklar da çoktu; III. Selim’in ordu ve donanmaya ait çeşitli icraatı arasında bayraklar üzerindeki hilâl şekline sekiz köşeli yıldız ilâve olunduğu görülür. Türk Bayrağı nihayet Sultan Abdülmecid’in son saltanat yıllarında, kırmızı zemin üzerine beyaz hilâl ile beş köşeli yıldız şeklini aldı. Yani bugünkü Türk Bayrağı ortaya çıkmış oldu. Çanakkale’de ve Millî Kurtuluş Savaşı’nda Mehmetçik’in elinde dalgalanan bu bayrak, Cumhuriyet’in İlânından sonra da Türk Bayrağı olarak kabul edildi ve Türk Bayrağı 29 Mayıs 1936 günü kabul edilen 2994 sayılı “Türk Bayrağı Kanunu” ile kesin esaslara bağlandı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir