Beluciler Kimdir?

Beluciler Kimdir,BELUCİLER veya BÜLUÇLAR veya BELUÇLAR

Eski kaynaklar, Büluçların ilk yurdunun Kuzey İran’da olduğunu yazar. Büluçlar, XI. yüzyılda Kirman’dan, özellikle Selçukluların İran’ı istilâsıyle, Mekran’a göç ettiler. Oradan da Hindistan sınırına doğru yayıldılar. Büluçlar’ın arap aslından geldikleri iddia olunursa da bu bir söylentiden ileri geçemez.

Beluciler – iran

Büluç ulusunun 5 kolu, reisleri Celâl Han’ın, Rind, Laşar, Hot, Karaî adındaki 4 erkek ve Cota adında bir kız çocukarına bağlanır. Bugün Büluçlar Rind, Laşarî, Hot, Karaî ve Cotaî kollarına ayrılır. Bunların dışındaki bazı kabilelere yalnızca büluç denir. Buledî yaut Bulezîler, Giçkiler, Büluç ve Racput karışımı Dodaîler bu kabilelerin en önemlilerindendir.

Büluçlar’ın Hindistan’a göçleri sırasında Rindler en ileri gelen kabileydi. Fakat Laşarîler bunların üstünlüğüne karşı savaştılar. Bugün Rindler, Laşarîler ve Hotlardan bir kısmı Mekran’da oturmaktadır. Kaççi’de de büyük bir Rind klanı ve Laşari’nin bir kolu bulunmaktadır. Hotlar ve Dodaîler, XVI. yüzyılın başından itibaren İndüs boyunca kuzeye yayıldılar.

Çoğunluğunu Rindlerin teşkil ettiği, fakat Hotlar ve Laşariler’den unsurların da karıştığı birçok kabile, Süleyman dağlarıyla Dera Gazî Han’da ve buna komşu ovalar ve kuzey Sind bölgelerinde otururlar. Dodaîler’den Mirranî nevvablar da Dera Gazi Han’da yaşarlar.

Cat ve Racput kabileleri ile birleşen Rindler den bir kısmı, Multan, Cenğ, Muzaffergarh, Montgomery ve Şahpur bölgelerine yayılmışlardı. Cotaîler ve Koraîler de buralarda otururlar. Ancak bunlarda kabile teşkilâtı görülmez. İndüs’ün batısındaki dağlık bölgede oturan Büluçlar ise kabile teşkilâtını muhafaza ederler.

Kabileler muhtelif kolların birleşmesinden meydana geldiği gibi, bazı durumlarda hintli, efgan ve esirler de bu kabilelere karışırlar. Cakranîler’in cat, Kahirîler’in ise seyyid aslından geldikleri ileri sürülür. Marîler ise karışık bir ırktır.

Buluç Edebiyatı

Büluç edebiyatı hemen bütünüyle sözlüdür. XV. ve XVI. yüzyıllarda savaş ve göçler hakkında birçok kahramanlık destanı söylenmiştir.

Ayrıca kabileler arasındaki savaşlar da küçük destanlara konu olmuştur. Gerek bu destanlar, gerekse söylenen din ve aşkla ilgili şiirler, sözlü olarak nesilden nesile geçmiştir. Ancak büluç edebiyatı zengin değildir. Bu eski halk edebiyatı verileri özellikle AvrupalIlar tarafından toplandı ve yayımlandı. Fakat AvrupalIların daha çok Hindistan’daki çalışmalarında topladıkları eserlerin çoğu kuzey lehçesindedir.

Mekranî lehçesi ilew ilgili birçok malzeme mevcut olmasına rağmen, bunun hakkında az yayım yapılmıştır. Son zamanlarda yazılı edebiyat da başlamış ve Pakistan devletinin kurulmasından sonra büluç edebiyatı yeni bir devreye girmiştir.

Buluç Dili

İran dil ailesinden gelen Büluç dili bugün hiç değilse 1 500 000 kişi tarafından konuşulur. İç nitelikleriyle büluç dilinin İran ağızlarının kuzeybatı grubuna girdiği sanılır. Ama büluç aşiretleri. Ortaçağdan beri İran yaylalarının güneydoğusua, bugün Bülucistan adı verilen ülkeye doğru göç ettiler.

Büluç dili, Brahui dili tarafından iki büyük ağız grubuna bölünür. Brahui dili küçük bir dil bölgesini meydana getirir, Dravid dil ailesinden gelir. Dilin yayıldığı alanın büyük kısmı Pakistan sınırları içinde, küçük bir bölümü ise İran’da kalır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir