Bisiklet

Bisiklet,Enerji verimi en yüksek ulaşım aracı olan bisiklet dünyanın her yanında kullanılır. Gelişmekte olan ülkelerde, özellikle de Çin’de (300 milyonu aşkın kişi bisiklet kullanır) yıllardır en yaygın ulaşım aracıdır.hareket ettirilen taşıt.

Enerji verimi en yüksek ulaşım aracı olan bisiklet dünyanın her yanında kullanılır. Gelişmekte olan ülkelerde, özellikle de Çin’de (300 milyonu aşkın kişi bisiklet kullanır) yıllardır en yaygın ulaşım aracıdır.

Bisikletin Tarihçesi

Bisikletin hangi tarihte bulunduğu bilinmemekte, genellikle 1791’de Fransa’da yapılan Célérifére adı verilen iki tekerlekli araç (iki tekerleği de sabit olduğundan, sağa-sola yön verilemiyordu; pedallar da olmadığından, sürücünün ayağını yere vurmasıyla gidilyordu), ilk bisiklet sayılır.. Bisikletin tarihçesinde en önemli adım, Alman baron Karl Ivon Drais’in, 1817’de yönlendirilebilir ön tekerleği bularak, “drezin” adını verdiği aracı yapması oldu.

1839’da İskoçyalı demirci Kirkpatrick Macmillan, arka tekerleğe bağlanan ve döndüren krank düzenekli, pedallı ilk aracı yaptı.

1852’de Fransa’da tekerleğe bağlı pedal bir dönüş yaptığında tekerleklerin de bir kez döndüğü “velocipéde” (Türkçe’ye bozularak “velespit” adıyla girdi) yapıldı; hızı, tekerleğin büyüklüğüne bağlıydı; ön tekerlek büyüdükçe araç daha hızlı gidebiliyordu.

Bu yüzden, özellikle İngiltere’de, ön tekerleğinin çapı 1,5 m’yi bulan, arka tekerleği de bunun dörtte biri kadar olan çeşitleri yapıldı: Sele yüksek ön tekerleğin üstüne yerleştirildiği için, dengeyi bozmadan sürülmeleri çok güçtü; özellikle büyük yollarda kazalara yol açıyorlardı.

İngiliz H. J. Lawson 1879’da, arka tekerleği dişliler ve bir zincir yardımıyla döndürülen ilk “güvenli bisiklet i yaptı. Sonra bu modeli, 1885’te geliştirdi. O tarihten sonra, gelişmeler birbirini izledi: Havayla şişirilen lastikler (1880’lerde); pedalın bir devrinde tekerleğin iki ya da üç kez dönmesini sağlayan göbek vitesleri; aktarma vitesi (1899).

Bu arada içten patlamalı motorların gelişmesi bisikletlere de motor takılması girişimlerine yol açtı ve Gottlıeb Daimler, 1885’te ilk motosikleti yaptı.

1970 yıllarının başlarına kadar, bisikletin gelişmesinde son aşama, aktarma düzeniydi. Enerji sorunun gündeme geldiği bu yıllarda, bisikletin yaygınlaşması ve enerji verimliliği tasarımcıların, mühendislerin dikkatini çekince, aerodinamik bakımdan geliştirilmiş, alışılmışın dışında biçimlerde, plastik maddelerden yapılan bisiklet modelleri gerçekleştirildi.

Daha güvenilir bir denge sağlamak için, üç tekerlekli çocuk bisikletleri gibi üç tekerleği olan modeller önerildi.

Günümüzde Bisiklet

Günümüzde kullanılan bisikletlerin çoğunda, farklı hız olanakları sağlayan vites düzenleri bulunur. Vitesler iki çeşittir: Arka tekerlek göbeği (poyra) içine yerleştirilen göbek vitesi; zinciri bir dişliden öbürüne aktaran, aktarmalı vites (zincir aktarması).

Otomobillerdeki şanzımana benzeyen göbek vitesinde, farklı hızlara ayarlanmış dişliler bisikletin, genellikle, uç değişik hızda gidebilmesini sağlar. 1899’da bulunan aktarmalı sistem, daha geliştirilmiş bir vites düzenidir. Bu sistemde, bisiklet zinciri, farklı büyüklüklerdeki krank ve göbek dişlileri arasında döner.

Zincir bir dişliden öbürüne aktarılınca, tekerleğin dönüş hızı da değişir; böylece farklı güç harcamadan, bisiklet farklı hızlarda sürülebilir. Zinciri bir mekanizma dişliden dişliye aktarır. Arka tekerlekteki aktarıcının kolu ve telleri, vites değiştirilirken, başka bir dişliye geçerken, zincirin gevşemesini önler.

Bisiklet gövdesinin büyük bölümünü oluşturan borular günümüzde uzay teknolojisine uygun olarak alüminyum, titanyum, karbon lifi gibi maddelerden, bisikletin sağlamlığı ve hafifliği göz önünde tutularak hazırlanmadadır.

Boru bağlantılarını sağlamlaştırmak için yeni teknikler geliştirilmiştir. Eskiden kullanılan ağır balon lastiklerin yerini ince, hafif lastikler almıştır. 10 ya da 18 vitesli, hız, verimlilik ve kullanışlılık ilkelerine dayanan yetişkin bisikletleri, eski ağır, vitessiz, frenleri kullanışsız bisikletlerin yerini almıştır.

Yeni buluşlarla bisiklet parçaları da yemlenmektedir. Sözgelimi, vites değiştirme kolları, vitesin daha kolay değiştirilebilmesi için yeniden tasarımlanmaktadır. Selenin altına yerleştirilen küçük bir bilgisayar ve arka göbeğe koyulan hız belirleyici yardımıyla, vitesin otomatik olarak değişmesi sağlanabilmektedir. Yol koşulları nasıl olursa olsun, pedal hiç zorlanmadan, elle vitesin ayarlanmasına gerek kalmadan, çevrilebilmektedir.

Günümüze kadar vitese takılı zincir ve dişliden oluşan bisikletin çalışma düzenini değiştirerek, krank mili yerine dirsek mili kullanacak, iki tekerleğe bağlanan zincirin osilatörle gerilmesini sağlayacak tasarımlar üstünde çalışılmaktadır. Başka bir tasarımda tekerleklerin pedal takılmış yaylarla döndürülmesi öngörülmüştür: Her iki sistemde de amaç, daha az güç harcayarak, daha hızlı gitmeyi sağlayabilmektir.

Dağ bisikleti denen, yol dışında her türlü arazide kullanılmak için tasarlanmış bisikletler, delik deşik kent sokaklarında da kolayca sürülebilmektedir. Ayrıca, yakın dönemde sağlam dağ bisikleti ile hafif gezi bisikleti arasında, her iki türün de özelliklerini taşıyan bir bisiklet üretilmiştir.

Çok beğenilen bu bisiklette tekerlekler büyük, lastikler de daha ince olduğu için, dağ bisikletine göre pedal çok daha kolay çevrilebilmektedir. Üstelik, selesinin dağ bisikletlerininki gibi geniş olması, gidon kollarının yukarı doğru olması, düşük viteste gidebilme olanakları, kullanılmasını kolaylaştırmaktadır.

Tekerlerin boyları da değişmektedir. Küçük tekerlekler bisikletin ağırlık merkezinin daha alçakta olmasım sağlar; rahatça dik oturmaya olanak verir. 1962 de Alexander Moulton tarafından tasarlanan küçük tekerlekli İngiliz bisikleti, bu türün bir örneğidir.

Moulton, kadro yapısı bütünüyle değişik, katlanabilir bir bisiklet de yapmıştır. Bu bisikletin ön çatalında sürücünün ağırlığına göre ayarlanabilen süspansiyon yayı vardır; selesi de, sürücünü boyuna göre, aşağı yukarı hareket ettirilerek ayarlanabilmektedir.

Bisiklet kadrosunun alçak ve uzun olması bisikletin daha dengeli, kolay devrilmeden gitmesini sağlar. Yeni sayılabilecek bir tasarımda, bisiklet arkaya dayanılarak kullanılabilmektedir; boyu eski bisikletlere göre üçte bir oranında daha uzun, ön tekerlek küçüktür.

Sürücünün oturma yeri de ilgi çekicidir. Alışılmış bisikletlerdeki gibi pedalların üstü hizasında, yere dik, hattâ öne doğru eğilerek oturacak yerde, sürücü, bu bisiklette selenin arkasına yerleştirilmiş bir arkalığa yaslanarak oturmaktadır. Dolayısıyla, bu bisiklet geleneksel bisikletlerden daha rahattır; pedalı da daha kolay çevrilmektedir.

Günümüzde yarış bisikleti güvenlik, hafiflik, dengelilik, sağlamlık, güvenilir olma, rahat kullanım gibi nitelikler gozonunde tutularak ve en ufak ayrıntı hesaba katılarak üretilmektedir. Aşağı doğru kıvrık gidon sapı, sürücünün daha rahat pedal çevirmesine olanak verecek biçimde oturması, kas gücünü daha rahat kullanması, ağırlığını daha dengeli biçimde yerleştirmesi gibi ilkelere göre hazırlanmıştır.

 Bisiklet
Bisiklet
Bisiklet
Bisiklet
Bisiklet
Bisiklet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir