Biyolojik İtilim

Biyolojik İtilim Nedir,Bilgisayardan çıkan sinyaller hastanın kalp atışlarıyla aynı anda hareket ettirilir ve kolayca anlaşılabilecek bir şifreye dönüştürülür.

Genellikle, kırmızı ışık hastanın kalp atışlarının çok hızlı olduğunu, yeşil ışık çok yavaş olduğunu,. sarı ışık ise normal olduğunu belirtir.

Hasta, ekranda, muntazam, kararlı ve sağlıklı bir kalbin göstergesi olan sarı ışığın oluşmasını isteyecek bunun için de vücudunu “ayarlayarak” kırmızı veya yeşil ışıktan kurtulmaya bakacaktır.

Bu hasta kalp atışlarını kontrol etmek için “biyolojik itilim” (biofeedback”) yapıyor, böylece kalp atışlarındaki tehlikeli düzensizlikleri önleyerek hayatını kurtarabilecek.

Son zamanlara kadar bir kimsenin bu şekilde kendi isteğiyle kalp atışlarını düzenleyebileceği fikri geleneksel tıbbi anlayışlarla çatışıyordu.

Uzun bir süredir merkezi otonomik sistemin {sindirim sistemi, kalp ve dolaşım sistemini içerir) kişinin bilinçli kontrolü dışında olduğuna inanılıyordu. Fakat bu inanç biyolojik itilim araştırmaları sayesinde değiştirilmiş bulunuyor.

Aklın Gücü

1960’larda, biyolojik itilim teknikleri kullanılarak yapılan yoğun araştırmalar sonucunda, bilimadamları, kişinin vücuttaki bazı fizyolojik olayları kontrol etmeyi öğrenebileceğini anladılar.

Bu; kan basıncının, kalp atışları hızının, böbrek fonksiyonlarının, kan dolaşımının, sindirimin ve diğer fonksiyonların biyolojik itilimle kontrol edilebileceği anlamına geliyordu.

Araştırmacılar iç organlarımızı dolayısıyla sağlığımızı düzenleyecek büyük bir akıl gücü potansiyeline sahip olduğumuzu, fakat şimdilik bundan yeterince faydalanmadığımızı belirtiyorlar.

Biyolojik itilim kavramının temelinde biyolojik itilim prensibi vardır.Bu pren sibe göre bir sistem, makina veya hayvan kendisini düzenlemek için kendi performansını veya çevresini sürekli inceleyerek elde ettiği bilgileri kullanır.

Buna iyi bir örnek olan termostat aleti oda sıcaklığını önceden belirlenen sabit bir derecede tutarken sürekli karşılaştırma yöntemini kullanır.

Biyolojik itilimde kişi, kalp hastası örneğinde olduğu gibi, iç organlarının temel fizyolojik etkinliklerini kaydedip görülebilen sinyaller haline getiren elektronik itilim aletinden yararlanır.

Kendi vücudundaki biyolojik fonksiyonların göstergeleri olan bu sinyalleri gören kimse, onları kendisi için en uygun duruma getirmek amacıyla birçok değişik teknikler kullanabilir, örneğin, araştırmacılar, migren ağrılarını kontrol altına almak için önce, kan dolaşımını sinyallere dönüştürebilmek amacıyla kan dolaşımı hakkında bilgi veren el ısısını ölçen cihazlar kurdular.

Bu bilgi birçok farklısinyal, örneğin ses tıkırtıları haline getirilebilir, böylece hasta kan dolaşımındaki düzensiz değişimleri izleyebilir.

Kendisine rehberlik eden bu sinyaller sayesinde hasta, yavaş yavaş, kanı, ağrıyan kafasından uzaklaştırıp vücudun diğer kısımlarına yöneltmeyi öğrenebilir, böylece migren ağrılarını hafifletmiş olur. Pratik yapıldıkça, bu bilinçli yöneltim kendiliğinden oluşmaya başlayabilir.

Biyolojik itilim araştırmacılarına ve birçok doktora göre vücudun tepki sistemlerinden bazıları uygunsuz bir şekilde çalışır, buna neden, psikolojik olarak kökleşmiş, sağlıksız davranış biçimlerini de yaratan uzun süreli gerilimlerin vücudu kuvvetten^düşürücü etkileridir.

Bu konunun uzmanları, biyolojik itilim yoluyla, gerilimlerin yolaçtığı bu kötü alışkanlıkların terkedilerek onların yerine sağlıklı davranış biçimlerinin kazanılabileceğine inanıyor lar.

Biyolojik itilimin birçok rahatsızlıkları iyileştirebildiği kanıtlanmıştır. Kısacık tarihine baktığımızda, biyolojik itilimin, hastalara yüksek kan basıncını ve düzensiz kalp atışlarını kontrol altına almada, migren ağrılarını kesmede hazımsızlıkların giderilmesinde, astım nöbetlerini önlemede ve hatta yaralanmış kasların onarılmasında bile yardımcı olduğunu görürüz.

Biyolojik itilimin en ileri uğraşısı beyin dalgalarıyla yapılan çalışmalardır.Beyin dalgalan etkinliklerini ölçen elektroensefalograf (EEG) makinası kullanılarak beyindeki elektrokimyasal etkinliklerin belirli akli durumlara yol açacak derecede kontrol altına alınabil meleri mümkündür.

Meditasyon, hipnoz ve yüksek yaratım duyarlılığında alfa beyin dalgalarının etkinliklerini kolayca gösterebilmeleri için geçirilen belirli bir zaman süresinden sonra algılayıcı habersizlik şeklindeki pasiflik durumu kendisini gösterir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir