Boncuk Nedir?

 

Boncuk Nedir ,Eskiden, ipe dizilmiş boncuklar insanların dualarını yinelemelerine yarardı. Dünyanın pek çok yerinde boncuklar bugün de dua ya da büyü amacıyla kullanılmaktadır.

Hıristiyanlar, Budacılar, Hindular ve Müslümanlar dualarının sayısını şaşırmamak için tespih kullanırlar. Birçok Ortadoğu ve Arap ülkesinde eşyaya, çocuklara ya da hayvanlara, uğursuzluklara karşı güvence olduğuna inanılan mavi boncuk takılır.

Boncuklar en çok süslemede kullanılır. Giysiler boncuklarla bezendiği gibi, çeşitli takıların yapımında da boncuk kullanılır. Kulakta, burun kanatlarında ya da dudaklarda açılan ufacık deliklere de boncuk takılabilir. Kumaş üzerine ise, dikiş iğnesiyle çeşitli şekiller oluşturacak biçimde inci, boncuk, mercan işlenir.

Boncuk işi Kraliçe I. Elizabeth döneminde İngiltere’de ve 17. yüzyılda İtalya’da bir sanat olarak gelişti. Bu dönemde hemen tüm giysilerde boncuk işi süslemeler vardı. Boncuk işi Afrika’nın pek çok yöresinde, Amerika Yerlileri arasında ve Güney Amerika’da hâlâ yaygındır.

Amerika Yerlileri’nin boncuk işleri zevkli, çarpıcı desenleriyle göz alıadır. Bu tür boncuk desenlerine Yerli çadırlarında, giysilerde ve hatta atların koşum takımlarında bile rastlanır.

Bu desenlerin en iyi örnekleri Apsaroka, Siu ve Karaayak Yerlileri arasında görülür. Afrika’da boncuklar başlıkları ve tozlukları, su kaplarını, önlükleri ve gerdanlıkları bezemekte kullanılır. Bunlardan bazılarının anlamları da vardır.

Zulular, her biri özel anlam taşıyan değişik renkte boncuklarla aşklarım dile getirirler. Güney Afrika’da kabileler belirli renklerdeki boncuk karışımlarından tanınır. Melanezyahlar ve Yeni Gineliler çoğunlukla denizkabuğundan yapılma boncuklar kullanırlar.

Boncuğun kullanıldığı en önemli yerlerden biri de ticarettir. Değiş tokuşta boncuk kullanımı binlerce yıl önce başlamıştır. Denizkabuğundan yapılmış gerdanlıkları deniz kıyılarından çok içerlerdeki yörelerde bulan arkeologlar, bunların değiş tokuş yoluyla ticarette kullanıldığı sonucuna vardılar.

17. ve 18. yüzyıllarda, Avrupalı kâşiflerin, gittikleri yerlerde boncuklarla yerel ürünleri değiş tokuş ettiklerini biliyoruz.

Venedik’te Rönesans döneminde yapılan boncuklar ticaret yoluyla Brezilya Yerlileri’ne kadar ulaşmış, kuşaktan kuşağa geçerek yakın zamanlara kadar Yerliler’ce kullanılmıştır.

Kristof Kolomb’un, Amerika’yı keşfettiği gün, San Salvador Adası’ndaki Yerli halka boncuk dağıttığını güncesinden öğreniyoruz.

Kuzey Amerika’da, Yerliler Avrupalılar’la karşılaştıktan sonra boncuklan para ya da onların deyimiyle wampum olarak kullandılar. Bu uygulama ABD’nin bazı kesimlerinde 19. yüzyıl ortasına kadar sürdü. Wampum genellikle cilalanmış istiridye ve salyangoz kabuğu parçalarından yapılırdı.

Bu boncuklar, hayvanların kas kirişlerinden ipliklere ya da ağaç kabuğundan sazlara dizilirdi. Wampum gerdanlıklar ve kemerler süs eşyası değeri taşımanın yanı sıra, törenlerdeki armağan değiş tokuşunda da kullanılırdı.

Gerek antlaşmaları bağlayıcı kılmak için Yerli kabileler arasında, gerek Amerika kıtasının doğu kıyılarına ilk yerleşen beyazlarla Yerliler arasındaki değiş tokuşlarda wampum uzunca bir süre kullanılmıştır.

Eskiçağda Boncuk Yapımı

Eski Mısırlılar’ın çok güzel boncuklar yaptığını, bundan 6.000 yıl öncesinde, boncuk atölyelerinde renkli taş boncuklara çiçek ve meyve desenleri işlediklerini arkeoloji çalışmalarından öğreniyoruz. Mısırlılar mumyalarını zarif boncuklarla bezeli kumaşlara sararlardı.

Bir Eski Mısır rahibinin kızının mezarında bulunan mumyanın sarıldığı kumaş, sık işlenmiş boncuklardan oluşan balık ve kutsal böcek desenleriyle bezeliydi ve parçalar birbirlerine boncuklarla tutturulmuştu.

Fenikeliler, cam boncuk yapma sanatını geliştirdiler ve ilk kez parlak renkli boncuklar yapmayı başardılar. Ayrıca boncuktan, komik insan ve hayvan yüzleri yaptılar.

İÖ 1100 dolayında Ege yöresinde çeşitli madenleri, özellikle de altın ve fildişini özenle işleyen ustalar yetişti. Girit’te fildişi ve kehribardan çiçek biçiminde yivli boncuklar yapılıyordu. Fosilleşmiş ağaç reçinesinden elde edilen bir madde olan kehribar, Eski Yunanlılar arasında yaygın olarak kullanılırdı.

Kehribar boncuklar, Romalılar’dan önce, Fransa’nın kuzeyinde, günümüzde Bretanya olarak tanınan bölgede de yapılıyordu.

Boncuk Yapımı

Günümüzde ticari boncuk üretiminde önde gelen ülkelerden biri Çekoslovakya’dır. Bu ülkede boncuk sanayisi selüloitten, mercana benzeyen boncuk yapımıyla başladı; sonra tahta, boynuz, kaplumbağa kabuğu ve camdan boncuk yapımı gelişti.

İtalya’nın Venedik kenti güzel cam boncuklarıyla ünlüdür. Bu kentte boncukçuluğun geçmişi 13. yüzyıla kadar uzanır.

Venedik yapımı boncukların çoğu, yapım sırasında üzerlerine püskürtülen renkli macun parçacıklarıyla yaldızlanarak süslenir. Cam boncukların yapımında, bazı değerli taşlara benzetmek için beyaz, siyah ya da renkli cam kullanılır.

Cam, 30 metreyi bulan bir boruya üflenerek sokulur ve sonra borudan çıkanlır. Böylece oluşan cam çubuk 30 cm uzunluğunda parçalara bölünür ve ısıtılır. Bundan küçük parçalar kesilir ve soğutulur. Şu işlem camı sertleştirir ve renkleri sabitleştirir.

Kaba boncuklar, mangal kömürü ve alçı ya da külle birlikte bir silindirin içine konur, silindir bir fırının üzerine oturtulur. Silindir ekseni etrafında dönerken içindeki boncuklar birbirine sürtünerek yuvarlaklaşır ve cilalanır. Bu arada alçı ya da kül bunların birbirine yapışmalarını önler.

Sonunda boncuklar, pisliklerin temizlenmesi ve ortalarındaki deliklerin açılması için yıkanır. Boncuklar bu deliklerden iplik ya da tel geçirilerek dizilir.

Bir cevap yazın