Bosna Hersek Meselesi

Bosna Hersek Meselesi Bosna Hersek bölgesinde 1853-1919 yılları arasında çıkan isyanların, siyasi ve hukukî olayların bütünü. Kırım savaşından önce Rusya, Avusturya-Macaristan imparatorluğunu baskı yapmaya teşvik ederek, Bosna Hersek bölgesini Osmanlı imparatorluğundan ayırmak istedi (1853). Avusturya-Macaristan hükümeti savaşa girmek istemediğinden bu teklifi reddetti.

Rusya, ortodoks kilisesini korumak bahanesiyle, ordularını Eflak-Boğdan’a soktu ve savaş, Paris antlaşmasına (1856) kadar sürdü. Bu antlaşmadan sonra Osmanlı imparatorluğu yeni kanunlar çıkararak ıslahat hareketlerine başladı.

1875 Bosna Hersek Ayaklanması

Fakat 1857’de Hersekte müslüman çiftliklerinde çalışan hıristiyan köylülerinin vergi sisteminden şikâyetleri yüzünden bir ayaklanma oldu.

İsyan bastırıldıktan sonra âsiler Viyana’ya sığındılar ve Bosna Hersek’te, ıslahat fermanının tatbik edilmesini istediler.

Bunun üzerine 1859’da çıkarılan bir nizamname ile bir süre sessizlik sağlandı ise de 1873’te tekrar ayaklanmalar, silâhlı çarpışmalar başladı ve isyan Bosna’ya yayıldı. Avusturya-Macaristan’ın teşebbüsü ile Berlin Memorandumu denilen bir vesika hazırlandıysa da bunun şartlarını uygun görmeyen İngiltere, Beşik boyuna bir filo gönderdi. Büyük devletler ise Berlin Memorandumu’nun Babıâliye tebliğini geciktirdiler.

Bu arada, Bosna Hersek bölgesini ele geçirmek isteyen Karadağ ve Sırbistan, aralarında anlaştılar ve 1876’da Sırbistan, Bosna’ya kuvvet gönderip isyanı bastırmak isteğiyle Babıâliye müracaat etti.

Bu teklif reddedilince, Türkiye ile iki Balkan ülkesi arasında başlayan savaş Türkiye lehinde gelişti. İngiltere, Avusturya-Macaristan’ın aracılığı ve Rusya’nın sert ültimatomu üzerine mütareke yapıldı.

Fakat Rusya’nın sert davranışı, Osmanlı imparatorluğu ile arasının açılmasına sebep oldu. 1877’de Rus orduları Türk topraklarına girdi. Savaş, Ayastafanos antlaşmasıyla sona erdi (1878).

Sonunda Büyük devletler, Berlin’de bir kongre için toplanılmasına karar verdiler ve 13 temmuz 1878’de imzalanan antlaşmayla, Bosna Hersek üzerindeki fiilî Türk hâkimiyeti sona erdi. Antlaşmanın 25. maddesine göre; Avusturya, Bosna ve Hersek eyaletlerinde asker bulundurabilecek, Yeni Pazar sancağının idaresi Osmanlılara bırakılacak fakat Avusturya, Yenipazar’ın her tarafında asker bulundurmak, askeri ve ticari yollar yapmak yetkisine sahip olacaktı.

Bosna Hersek’in, Avusturya-Macaristan imparatorluğu tarafından işgal edileceğini öğrenen Müslüman halk silâhlanarak işgal kuvvetleriyle savaşmaya başladı. Ekim 1878’de Müslüman kuvvetlerin yenilmesiyle çarpışmalar son buldu. Bir süre sonra, Viyana hükümeti, Yeni Pazar bölgesini işgal edeceğini bildirdi.

21 Haziran 1879’da yapılan bir antiaşmayla, Yeni Pazar sancağının Avusturya-Macaristan kuvvetlerinin işgaline terki kararlaştırıldı. Ve bu baskı 1908 yılına kadar devam etti.

1908’de II. Meşrutiyetin ilânından sonraki karışık durumdan faydalanmak isteyen Avusturya-Macaristan hükümeti, Bosna Hersek bölgesini kendi ülkesine kattığını ilân etti. Bu hareket Berlin antlaşmasına aykırı olduğundan, Osmanlı hükümeti tarafından protesto edildiyse de 26 şubat 1909’da Avusturya-Macaristan hükümeti ile bir protokol imzalandı ve Bosna Hersek’in Avusturya’ya katılması tanındı.

Buna karşılık AvusturyalIlar, Yeni Pazar’ı Türklere iade ediyor ve kapitülasyonların kaldırılması için yardım vaat ediyorlardı. Bu arada, Sırbistan’ın Bosna Hersek üzerindeki eski düşünceleri devam ediyordu.

Sırbistan’a ilhak için çalışılıyordu. Bosna saray’a gelen sırp talebesi Printsip’in 28 haziran 1914 günü Avusturya-Macaristan Veliahtı arşidük Ferdinand’ı öldürmesi, Birinci Dünya savaşının çıkmasına sebep oldu. Savaş sonunda Avusturya ile galipler arasında 10 eylül 1919’da yapılan St. Germain antlaşması ile Bosna Hersek’in Yugoslavya’ya verilmesi kararlaştırıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir