Buğdaygiller Familyası

Buğdaygiller Familyası,Ekonomik açıdan büyük önem taşıyan bu familyanın bütün dünyadaki toplam tür sayısı 6-10 bin kadardır. Bunlardan bazıları çok kurak topraklarda, bir bölümü bataklıklarda, bazıları da kutup bölgelerinde ve yüksek dağların karla kaplı doruklarında bile yaşar.

Güney Amerika’daki pampalar ve rusyadaki bozkırlar (stepler) gibi kendine özgü koşulları olan alanlarda bile bitki örtüsünün büyük bölümünü buğdaygiller oluşturur.

Buğdaygillerin Özellikleri

Buğdaygillerin birçok ortak özelliği vardır. Hepsi saçak köklüdür; yani kök telcikleri gevşek toprağı sıkıca kavrayacak biçimde, hemen hemen aynı uzunlukta ve kalınlıktadır.

Bu kök yapısı topraktaki besin maddelerinin emilmesini çok kolaylaştırır. Hemen hepsinin gövdeleri boğumlu, içleri de oyuktur.

Genellikle ince uzun ve çok yalın görünümlü olan yapraklar gövdede almaşık olarak dizilidir; yani gövdenin bir yanında bir yaprak, öbür yanında belirli bir arayla ikinci bir yaprak yer alır. Birkaç bambu türü dışında yapraklar sapsızdır ve yaprağın dibi gövdeyi bir kın gibi sarar.

Dolayısıyla buğdaygillerin yapraklan bir yandan dipteki bu kın bölümü, öte yandan yeşil ve ince uzun şerit biçimindeki “yaprak ayası” olmak üzere iki bölümden oluşur. Bu iki bölümün birleştiği yerde “dilcik” denen küçük bir çıkıntı bulunur.

Bazı buğdaygillerde yaprağın kın bölümünün dibi genişleyerek gövdeyi saran bir “kulakçık” oluşturur. Dilciklerin biçimi, kulakçıkların bulunup bulunmaması buğdaygillerin tanınması açısından önemlidir.

Buğdaygiller çiçekli bitkilerdir. Tohumlar gelişinceye kadar genellikle yeşil olan bu küçük çiçekler, tohumlar olgunlaştığı zaman saranr ya da esmerleşir.

Bürgü (brakte) denen bir çift yapraksı yapıyla sarılı olan iki ya da altı kadar çiçek bir araya kümelenerek başakçıklar oluşturur. Buğday, arpa ve delice gibi türlerde çiçekler düz başak biçiminde, yulafta ise piramit biçimindedir.

Buğdaygillerin çiçekleri de yaprakları gibi almaşık dizilidir. Her çiçek, “kavuz” denen ve olgunlaştığında tohumu saracak olan iki dış yaprakçığın içinde bulunur. Bazı türlerde, özellikle arpa ve sert buğdayda bu kavuzların “kılçık” denen tel gibi uzantıları vardır.

Her çiçekte genellikle üç erkekorgan ile her tohumtaslağı, her tohumtaslağmda da üç tane tüysü tepecik bulunur.

Erkekorganlar ince uzun saplı olduğundan çiçek açıldığı zaman dışan sarkar ve olgunlaşan çiçektozlarını en hafif bir rüzgârda bile çevreye saçabilir.

Buğdaygillerde tozlaşma ve döllenme böcekler aracılığıyla değil rüzgâr yardımıyla olur. Bu yüzden erkek organlar çok fazla miktarda çiçektozu üretir.

Çiçektozları aynı türden başka bir bitkinin tüysü tepeciğinin ucuna konduğunda tohumtaslağı döllenir ve tohuma dönüşmeye başlar. Buğdaygillerin pek çoğu çapraz döllenmeyle çoğalır. Yani bir bitkinin çiçektozları kendi tohumtaslağını dölleyemez; döllenmenin gerçekleşebilmesi için çiçektozlarının aynı gruptan bir başka bitkiye ulaşması gerekir.

Buğdaygillerin Önemli Türleri

Tahıllarıyla insan beslenmesinde çok büyük önem taşıyan buğdaygillerin birçok türü de çiftlik hayvanları için değerli yem bitkileridir.

Özellikle brom (Bromus), yumak (Festuca), ayrıkotu (Agropyron), kelpkuyruğu (Phleum), domuzayrığı (Dactylis) ve salkımotu (Poa) otlak bitkileri olarak dünyanın hemen her yerinde yetiştirilir.

Yalnız toprağın altında hızla yayılan kökleriyle çok arsız ve temizlenmesi güç bir bitki olan ayrıkotu tahıl tarlalarının istenmeyen konuğudur. Çayırlarda kendiliğinden yetişen delice (Lolium temulentum) bitkisi de hayvanlarda zehirlenmelere yol açar.

İngiliz çimi (Lolium perenne) ile İtalyan çimi (Lolium multiflorum) park, bahçe ve spor alanlarının çimlendirilmesinde çok kullanılır. Ayrıkçimi (Agrostis) ise daha çok nemi ya da verimsiz topraklara ekilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir