Büveyhiler Kimdir?

Büveyhiler Kimdir Güney İran ve Irak’ta hüküm süren şiî mezhebine bağlı iranlı hanedan (932-1055). Hanedana adını veren Ebû Şuça Büveyh’in (Buye) sasanî hükümdarı Behram neslinden geldiği söylenir. Ebû Şuca, Deylemlilerden meydana gelmiş savaşçı bir grubun reisi idi.

Büveyhi Devleti

Hz. Ali taraftarları ile Samanîler arasındaki savaşlarda önemli rol oynadı. Hanedanın asıl kurucuları olan Ebu Şuca’nın oğulları Ali, Haşan ve Ahmed, Samanîlerden ayrılarak Ziyarîlerin kurucusu Merdavic’in hizmetine girdiler. Kerec’e vali tayin edilen Ali, 932 yılında, abbasi halifesi el-Kahir’in ordusunu yenerek İsfahan’ı ele geçirdi.

Ancak Merdavic, Büveyhoğullarının gittikçe artan nüfuzundan korkarak İsfahan’ı Halife’ye geri verdi, üç kardeş intikam almak için ayaklandılar. Errecân. ve Nevbendecan’ı ele geçirdiler (933). Ertesi yıl da Şiraz eyaletini zaptetmeye muvaffak oldular. Merdavic’in öldürülmesinden sonra

(935) Büveyhoğulları, Rey ve İsfahan’ı da aldılar, üç kardeşten Ali, Fars’ta, Haşan Isfahan ve Rey’de hükümet sürmeye başladılar. Ahmed de Kirman’ı zapt etti (935-936) ve Batıya doğru ilerledi. Abbasi hilâfetinin zayıf durumundan istifade etti.

Halife el-Mustekfî ile anlaşarak Bağdat’a girdi (aralık 945). Halife Müstekfî onu emîrülümeralığa tayin etti ve durumun vahametini anlayarak Büveyhoğullarıyla iyi geçinmeye karar verdi, ayrıca Ahmed’e Muizzüddevle, kardeşlerinden Ali’ye İmadüddevle, Hasan’a ise Rüknüddevle unvanlarını vererek onların gönüllerini almaya çalıştı.

Muizzüddevle, Halife’ye iyi davranacağına söz verdiği halde kısa bir süre sonra gözlerine mil çektirip halifelikten azletti. Yerine el-Muktedir’in oğlu Ebül-Kasım’ı el-Mutî unvanıyla halife yaptı. Artık abbasî halifeleri şiî bir hanedanın oyuncağı olmuştu.

Büveyhoğulları üç ayrı emirlik halinde hükümet sürmekteydiler. Muizzüddevle Ahmed, Bağdat’ta bulunmakta ayrıca Ahvaz ve Kirman’ı idare etmekteydi. Rüknüddevle Hasan Rey, Hemedan ve İsfahan’ı, en büyük kardeş İmadüddevle Ali ise hanedanın reisi olarak Fars ve Huzistan’ı idaresi altında bulundurmaktaydı.

İmadüddevle öldükten sonra (949) Rüknüddevle onun yerini aldı. Oğlu Adududdevle de Fars ve Huzistan’ı idare ile görevlendirildi. 967 Yılında Muizzüddevle öldü. Yerine oğlu Ebu Mansur İzzüddevle geçti.

İzzüddevle. emrindeki ücretli türk askerlerini ortadan kaldırmak istedi. Bu durumda Türkler ayaklandılar ve Bağdat’a hâkim oldular. İzzüddevle, yeğeni Adudüddevle’den yardım istemek zorunda kaldı. Adudüddevle, Bağdat’ta durumu düzeltti.

Ancak İzzüddevle’yi de esir edip, ülkeyi eline geçirdi. Fakat Rüknüddevle bu duruma müdahale etti. Adudüddevle, İzzüddevle’yi ülkesine iadeye mecbur oldu (974). Rüknüddevle 976’da öldü, ölmeden önce, Mueyyedüddevle’ye Hemedan ve İsfahan’ı, Fahrüddevleye ise Rey bölgesini vermişti.

Bu durum fena sonuç verdi. Büveyhîler arasında karışıklık ve rekabet tekrar başladı. Adudüddevle bu durumdan istifade etti. Bahtiyar’ın kuvvetlerini yenerek Bağdat’ı (978), daha sonra bütün Irak’ı ele geçirdi. Ayrıca kardeşi Fahrüddevle’nin hâkim olduğu Rey bölgesini de aldı.

Adudüddevle bu suretle bütün Büveyhî emirliklerini şahsında birleştirdi. Onun zamanında Büveyhoğulları en parlak devresini yaşadı. Adudüddevle 983’te öldü, ölümü ile Büveyhoğullarının parlak devresi sona erdiği gibi, üç oğlu Şerefüddevle, Samsâmüddevle ve Bahaüddevle arasında savaş başladı.

983’te Müeyyedüddevle de öldü. Bu karışık durumdan endişelenen devlet ileri gelenleri Fahrüddevle’yi çağırdılar. Fahrüddevle, Hemedan, Isfahan ve Rey bölgesini idaresi altında birleştirmeyi başardı.

990’da Bahaüddevle kardeşlerine üstünlüğünü kabul ettirdi. Böylelikle Büveyhoğulları devleti iki kola ayrıldı.

Fahrüddevle’nin 997’de ölümü üzerine yerine geçen oğlu iyi bir idareci değildi. 998’de Ziyarîlerden Kaabûs bin Vaşmgîr, Cürcan ve Taberistan’ı aldı. Daha sonra Kâkûyîler Isfahan ve Hemedan’a hâkim oldular. 1029’da sultan Gazneli Mahmud, Mecdüddevle’yi esir ederek Horasan’a götürdü. Bu suretle Büveyhoğullarından Fahrüddevle kolunun hâkimiyeti sona erdi.

Bahaüddevle 1012’de öldü ve geride Sultanüddevle, Müşerrifüddevle, Kıvamüd devle ve Celâlüddevle adlarında dört oğlu kaldı. Bunların arasında taht mücadeleleri başladı. Ayrıca Türk ve Deylemli kumandanların itaatsizliği ve zaman zaman isyanları Büveyhoğulları devletini zayıflattı. Bahaüddevle’den sonra yerine oğlu Sultanüddevle geçti. Sultanüddevle 1025 tarihinde öldü. Taht mücadeleleri yeniden başladı.

Ancak Bağdat’a hâkim olan ücretli türk askerlerinin çağrısı sonunda Celâlüddevle, emîrülümera ilân edildi (1027). Fakat Türkler ile dostluğu çok sürmedi. Bağdat’ta çıkan bir isyanı güçlükle bastırabildi (1028). Daha sonra Ebû Kâlicâr bin Sultanüddevle ile mücadele etti.

Bağdat’ta ise ücretli türk askerleri üzerinde, özellikle onların paralarını ödeyememekten dolayı, nüfuzu kaybolmakta idi. Bir isyan sonunda durumu sarsılan türk kumandanlarından Bars-Togan, Celâlüddevle’yi Bağdat’tan kovdu (1036-1037).

Celâlüddevle yardım olarak şehre döndü. Bars-Togan öldürüldü. Celâlüddevle 51 yaşında öldü (1044). Saltanatı süresince gerçek kuvvet, Türk askerlerinde idi. Onun yerine Ebu Kâlîcâr (1044-1048) geçti. Bunun devrinde Büveyhoğulları devletinin durumu biraz düzelir gibi oldu.

Onun idaresi altında Irak, Fars ve Kirman tekrar birleşti. 1047’de de Selçuklu Sultanı Tuğrul Beyin hâkimiyetini tanıdı. Aradaki antlaşmayı daha sağlamlaştırmak için Ebu Kâlîcâr kızını Tuğrul Bey ile evlendirdi. Oğlu Ebu Mansur Fulâd Sutûn da Çağrı Beyin kızı ile evlendi (1047).

Ebu Kâlîcâr’ın ölümünden sonra (1048) oğulları Husrev Firuz ve Fulâd Sutûn arasında mücadele başladı. Fulâd Sutûn Selçukluların yanına kaçtı. Husrev Firuz Melikürrahim lakabı ile Büveyhoğlu emîri tanındı.

Selçuklu devleti genişledikçe Büveyhoğullarının huzursuzluğu artmakta idi. Abbasî Halifesi Kaimbiemrillah da onlara karşı Tuğrul Beyden yardım istedi. Melikürrahim, Şiraz bölgesini alarak, oradan Tuğrul Bey adına hutbe okunmasına son verdi.

Ayrıca Bağdat türk askerleri kumandanı Arslan Besasirî de selçuklu taraftarı olan halifenin adamlarını cezalandırmaya başladı. Bu durumda Halife, Tuğrul Beye elçi göndererek Bağdat’a davet etti.

Tuğrul Bey bu davet karşısında 1055 yazında Bağdat’a sefere karar verdi. Onun Bağdat’a yürüdüğünü haber alan Besasirî şehri terk etti. Tuğrul Bey, Bağdat’a geldi ve Melikürrahim’i esir alarak Büveyhoğulları devletine son verdi (1055).

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir