Buzullaşma Nedir?

Buzullaşma Nedir,Kar örtüsünün sürekli olduğu yerlerde oluştuğu için buzullar ya kutup bölgelerinde ya da yağan karın eriyen ve buharlaşan kardan daha çok olduğu yüksek dağlık bölgelerde bulunur.

İklimin daha soğuk, ama kar yağışının daha az olduğu yerlerde buzul olmamasına karşılık, Afrika’nın ekvatora yakın bölgelerindeki bazı yüksek dağlarda buzullar olmasının nedeni budur. Yüksek dağlardaki kalıcı kar örtüsünün alt sınırına kar sınırı denir.

Kutup bölgelerinde deniz düzeyine kadar inen kar sının ekvatorda yaklaşık 6.000 metre yüksekliktedir. Grönland Adası ve Antarktika buzla kaplıdır. Bu buz örtüsünün kalınlığı Grönland’da 2.500 metreye ulaşır. Oluştuğu bölgenin coğrafi yapısına ve iklime bağlı olarak, başlıca üç tür buzul vardır.

Vadi buzulları. Alp ya da dağ buzulu da denen bu buzullar dağlardaki vadilerde buz ırmakları biçiminde oluşur. Himalayalar’da uzunluğu 45 kilometreye ulaşan vadi buzullan vardır.

Avrupa’daki birçok sıradağda ve Alp Dağları’nda, Kuzey Amerika’daki Kayalık Dağlar’da, Güney Amerika’daki And Dağları’nda büyük vadi buzulları bulunur. Doğu Toroslar’da, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’daki dağlarda da boylan birkaç yüz metre olan vadi buzulları görülür.

Örtü buzulları. Bazı bölgelerde yaylaları ve dağlan örtecek biçimde genişleyen buzullara örtü buzulları denir. Çok büyük örtü buzullarına kıta buzulu ya da inlandsis adı verilir.

Dünyanın en büyük örtü buzulu Antarktika’ dadır. 14 milyon knr’den büyük olan bu kıta tümüyle buz örtüsüyle kaplıdır.

İkinci büyük örtü buzulu olan Grönland inlandsisinin boyu 2.400 km, eni 1.100 km ve kapladığı alan 1,73 milyon km2’dir.

Çok kalın olmayan kimi örtü buzulları dağların doruklarında buz takkeleri oluşturur. Ağrı Dağı’nın ve Kilimanjaro Dağı’nın doruklarındaki buzullar bu türdendir.

Dağeteği buzulları. Alaska’da çok yaygı olan dağeteği buzulları dağların eteğinde yelpaze biçiminde yayılır. Vadi ve örtü buzullan arasında yer alan bu buzullar, bir vadi buzulunun dağın eteğindeki bir başka buzulla birleşmesi sonucu oluşur. Alaska’daki Malaspina Buzulu bu türün tipik bir örneğidir.

Dağın eteğinin bir kıyı ovası olduğu durumlarda, denizin içine doğru uzanan buzullara buzla denir. Günümüzde buzlalar yalnızca Antarktika’da bulunur. Buradaki Ross Buzlası Fransa kadar bir alanı kaplar.

Buzullar Oluşumu

Bir vadi buzulu, sarp yamaçlarla çevrili at nalı biçimindeki bir vadinin üst bölümünde oluşur. Buzulun oluşmaya başladığı bu çanağa buzyalağı (sirk) adı verilir. Buzulun kaynağı kalıcı kar örtüsüdür.

Kar örtüsünün kalınlığı giderek arttıkça, üstteki kar tabakaları alttakileri sıkıştırır; kar taneleri sıkışma, erime ve buharlaşma etkisiyle küçük yuvarlak tanelerden oluşan gözenekli bir kitleye, buzkar’a dönüşür.

Kar örtüsünün kalınlığı daha da arttıkça en alttaki buzkar taneleri basıncın etkisiyle, aralarında boşluk kalmayacak şekilde sıkışıp eriyerek yeniden kristalleşir ve sert, kristalli bir buz oluşturur.

Kar örtüsünün kalınlığı ve dolayısıyla ağırlığı arttıkça, üzerindeki basınç artan buz, basınç yeterli bir düzeye ulaşınca vadinin eğimine uyarak aşağı doğru kaymaya başlar. Buz kütlesi büyük basınç altında esnek bir yapı kazanır ve katran gibi akar.

Yerin eğimi, buzun sıcaklık derecesi, vadi tabanının yapısı gibi etkenlere bağlı olarak kaymayı başlatacak basınç düzeyi değişir. Buzulun orta bölümünün akışı kenarların akışından daha hızlıdır. Buzulun sert bir buz tabakasından oluşan, 30-60 metre kalınlığındaki üst bölümü akmaz, alttaki buzun hareketiyle taşınır.

Alttaki buzun akış hızındaki farklılıklar üstteki bu sert tabakada kırılmalara yol açar. Bunlara buzul çatlağı ya da buzyarığı denir.

Vadi tabanının eğiminin birdenbire değiştiği yerlerde buzulun üst yüzeyinde meydana gelen kırılmalarla buzbacası (serak) denen sivri çıkıntılar oluşur.

Buzulun bir dil gibi uzanan ucu kar sınırının altına ulaşınca erimeye başlar. Bazen buzul aşağı doğru hareketini sürdürür, ama uç sınırı değişmeden kalır. Bu durumda, buzulun belirli bir sürede getirdiği kadar buz aynı süre içinde eriyor demektir.

Hızla akan büyük buzullar kar sınırının çok altına kadar uzanabilir. Yeni Zelanda’daki Franz Josef Buzulu deniz düzeyinden yalnızca 270 metre yükseklikteki yan tropik bir eğrelti otu ormanının ortasında son bulur.

Çok soğuk bölgelerde buzullar denize de ulaşır ve buzulun suyun etkisiyle kopan ucu denizde yüzen buzdağlarını oluşturur.

Buzul içinde hareket ettiği vadinin tabanını ve yamaçlarını aşındırır. Vadi tabanını kazıyarak pürüzsüz hale getirirken, vadiden kazıyıp kopardığı ve yamaçlardan üzerine düşen taş, toprak gibi maddeleri beraberinde taşır. Buzul eridiğinde çökerek biriken bu taş ve toprağa buzul sürüntüsü (til) denir. Buzul .illinin ucu eridiği zaman, taşıdığı maddeler buzulun ucuna yığılarak uç buzultaşları’nı oluşturur.

Buzulun taşıdığı taş ve toprağın bir bölümü buzulun yan taraflarında birikir ve yan buzultaşları oluşur.

İki buzulun birleştiği durumlarda yan buzultaşları birleşerek ortada bir sırt oluşturur; buna orta buzultaşı denir.

Moren olarak da adlandırılan buzultaşın buzulun altında oluşan türü dip buzultaşı olarak adlandırılır. Dip buzultaşları örtü buzullarında en çok rastlanan tortu türüdür.

Buzulaltı akarsularının çökerttiği, katmanlaşmış sırtlar oluşturan ve bu suların yataklarının geçtiği’ verleri gösteren tortulara esker denir. Bu suların açığa çıktığı nokta kame adı verilen {akıl yığıntısından belli olur.

Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa’nın birçok yerinde görülen buzul sürüntüleri Buzul Çağı’nda bu kıtaların büyük bölümünü kaplayan geniş buz örtüsünden geriye kalmıştır. Bir zamanlar buzullarla kaplı olan dağlarda şimdi boş buzyalakları ve birbirlerinden sarp sırtlarla ayrılmış, “U” biçiminde derin vadiler vardır.

Irmak ya da göl kenarlarında görülen çakıllı teraslar da kökenlerini buzullardan alır. Bu teraslar eski kivi çizgisinin ve buzul çağındaki su düzeylerinin göstergesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir