Çankırı Tarihi,Eserleri,Geçmişi | Ansiklopedik Bilgi |

Çankırı tarihi yerler,Çankırı tarihi eserleri,Çankırı Tarihi,Şehrin adı, önce Paphlaonia’ya, sonra Galatia’ya bağlanan Gankrakale’den gelir; keçi anlamına gelen bu adın tiftik keçilerinin bolluğundan ötürü verildiği sanılmaktadır.

Çankırı Tarihi Geçmişi

Sonraları Kângırı (Kengırı) diye anılmış, Batı kaynaklarına çeşitli şekillerde geçmiş, uzun süre Çangırı denilmiş, 1925’ten sonra ise Çankırı şekli kabul edilmiştir.

Bir süre Pontus devleti hakimiyetinde kalan şehir, sonra Roma ve Doğu Roma imparatorluğuna geçti.

VII. yy. dan başlayarak İslam ordularının istilâsına uğradı.

Kalesinin sağlamlığıyla ün kazanan Çankırı, Malazgirt savaşından sonra Danişmendli beylerinden Gazi Karatekin, tarafından ele geçirildi (1083’e doğr.), az sonra Selçuklu devletine katıldı, 1134’te ioannes Komnenos zamanında Bizanslılara geçti, Sultan Mesud I tarafından 1137’de geri alındı.

Selçuklu devleti yıkıldığı sırada Candaroğullarmın idaresine geçen şehir, Murad I veya Bayezid I zamanında osmanlı topraklarına katıldı.

Ankara savaşından sonra (1402) Timur tarafından Candaroğullarına verildi, Çelebi Mehmed tarafından tekrar Osmanlı devletine bağlandı.

Çankırı uzun süre Anadolu eyaletine bağlı bir sancak merkezi idi.

XVII. yy.da Çankırı, birçok Anadolu şehirleri gibi Levent eşkıyasının saldırısına uğrayarak zarar gördü.

Texier’ye göre XIX.yy. ortalarına doğru 16 (XXI nüfusu içinde 40 kadar rum ailesi vardı.

Millî mücadele yıllarında Çankırı, İnebolu yoluyle Ankara’ya gelenler için önemli bir konak yeri oldu.

Cumhuriyet devrinde demiryolu ve kara yolu ile canlandı, 1927’de 8 847 olan nüfus, yavaş yavaş arttı.

XIX. yy.da önce Ankara, sonra Kastamonu vilayetlerine bağlanmış olan Çankırı sancağı Cumhuriyet devrinde il merkezi oldu.

Çankırı Tarihi Eserler

Şehrin yamaçlarında Çankırı’nın eski kalesi yer alır.

Alâeddin Keykubad’ın lalası Cemaleddin Ferruh tarafından yaptırılan hastahane (Taş mescit) önemli bir eserdir.

Evliya Çelebi’ye göre XVII. yy.ın ikinci yarısında Çankırı, dört köşe kalesi, kale dışında 4 000 kadar bağlı bahçeli üstü kiremit Örtülü evleri, iki önemli camii olan (Sultan Süleyman ve Bey camileri) bir şehirdi.

Sultan Süleyman camii Kanuni devrinde Mimar Sinan tarafından yapılmıştır (1558-1559), Kubbeli ve tek minareli olan cami depremde zarar gördüğü için 1936’da onarılmıştır.

Bir cevap yazın