Çavdar Mahmuzu Hastalığı

Çavdar Mahmuzu Hastalığı Çavdarmahmuzu hastalığı Ortaçağda Avrupa’nın bazı bölgelerinde büyük tahribat yapmışsa da bugün seyrek görülen bir hastalık haline gelmiştir.

Üç şekli vardır: ihtilâçtı şeklinde vücutta karıncalanmalar, kramplar, baş dönmeleri ve ihtilâçlar başgösterir; kangrenli şekli, ayaklarda ve ellerde kuru kangrene, tedavisi imkânsız ve ağır sakatlıklara yol açabilir.

Had şeklinde ise, derin bir dalgınlık, baş ağrısı ve bulantı görülür; bu şekil hastayı daima suç işlemeğe iteler (çocuk düşürmeğe teşebbüs).

Bu sonuncu şekli tedavi etmek için hastaya tanen, Hoffman likörü vermek, amil nitrik koklatmak, hastayı yatar durumda tutmak ister.

Müzmin şekillerde önce içinde çavdarmahmuzu bulunan unları ortadan kaldırmak gerekir, ihtilâçlı şekilde, antispazmodikler verilir; kangrenli şekillerde, hastalığın belirdiği yerlere yumuşak antiseptikler konur; bunlara dokuların yenilenmesini sağlayacak ilâçlar eklenir; ayrıca genel olarak damar genişletici ilâçlar da kullanılır.

Zamanımızda un yapılan tahıllar önceden kontrol edildiği için bu gibi hastalık olayları mümkün değildir.

Bununla beraber bazı unlara yanlışlıkla karışmış organik civalı maddelerden ileri gelen ve çavdarmahmuzu hastalığına benzeyen bazı rahatsızlıklar da görülmüştür.

Veterinerlik

Çavdarmahmuzu ile zehirlenme hayvanlarda iki şekilde belirir: ihtilâçlı veya spazmodik çavdarmahmuzu hastalığı, etçillerde, atta ve koyunda; kangrenli çavdarmahmuzu hastalığı ise kuşlarda, domuzlarda ve sığırlarda sık görülür.

Her iki şekil arasındaki fark insanda olduğu kadar belirli değildir; klinik olarak ikisi bir arada bulunabilir.

Bir cevap yazın