Ceyhan Nehri

Ceyhan Nehri,Türkiye’nin Akdeniz bölgesinde nehir; uzunluğu 576 km; havzası 20 430 km2. Eski kaynaklarda adı Cahan veya Cihan biçiminde geçtiği gibi, Tevrat’ta geçen Ceyhun adı hem Orta Asya’daki, hem de Türkiye’deki nehir için kullanılmıştır.

Ceyhan Nehri
Ceyhan Nehri,Türkiye’nin Akdeniz bölgesinde nehir; uzunluğu 576 km; havzası 20 430 km2.

Eskiçağda adı Pyramos idi.

Ceyhan nehri, aşağı yukarı eşit uzunlukta (105-110 km) iki çayın (Söğütlü ve Hurma [veya Hurman] çayları) birleşmesiyle ortaya çıkar.

Sonra bunlara kendi adındaki kasabadan geçen Göksün çayı da soldan katılır.

Ceyhan bundan sonra Berit ve Engizek dağları arasındaki dar ve ormanlık boğazlardan geçerek Maraş dağının batı ucunu takip eder ve soldan en önemli kolu olan Aksu’yu (125 km) ahr.

Amanos dağlarının batısında dar boğazlardan güneye doğru iner, Haruniye kuzeyinde Yukanova kenarındaki tepelik aîanı aşar, Karatepe yanından geçerek Tecirli yakınında alüvyonlu ovaya girer, Bahçe’den gelen Bulanık suyu alır, batıya doğru akmaya devam eder. Yukarı ova’nın başlıca akarsuyu olan Savrun çayını alır.

Daha sonra tekrar güneybatıya döner, Ceyhan şehri yanından ve eski Misis şehri önünden geçer; burada Toros önündeki tepelerle Nur dağı arasındaki bir sıkışma alanından Çukurova’ya çıkar; sonuncu dağların batı kenarını boylayıp birçok menderes çizerek doğuya döner ve Yumurtalık (Ayas) limanının önünü koruyan bir delta meydana getirir.

Böyle olmakla birlikte Ceyhan’ın çığın bu son kesimde yakın yıllarda Bebeli köyü önünden güneye doğru yönelmiştir. Nehrin bu aşağı kesiminde geçmiş yüzyıllarda sık sık çığır değiştirdiği görülmüştür.

Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin birkaç defa tek bir ağızdan denize döküldüğü de bilinmektedir, ilk ve Ortaçağlarda o devir gemilerinin nehir ağzından girip Mallos şehrinden geçerek Misis’e kadar içeriye sokuldukları kaydedilmektedir.

Ceyhan’ın akışı oldukça düzensizdir ve sularının en önemli kabartılan ilkbahar aylarına, en fakir düştüğü devre de yaz sonuna rastlar.

Ceyhan boğazlarında kurulacak barajlarla Adana ovasının sulanması ve özellikle enerji üretilmesi öngörülmüştür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir