Cezayirli Hasan Paşa Kimdir?

 

Cezayirli Hasan Paşa Kimdir? (1713-1790) ,Osmanlı devlet adamı. 1738’de, Yeniçeri ocağının 25. ortasına kaydoldu. Avusturya savaşlarına katılarak, Hisarcık ve Belgrad kuşatmalarında büyük cesaret gösterdi. Bu savaşın sonunda Tekirdağ’a döndü.

Cezayir’e giderken yolda, içinde bulunduğu geminin rampa ettiği diğer bir yabancı gemiyi tek başına esir aldı. Kuzey Afrika kıyılarına yanaştı, Cezayir dayısı bu kahramanlığını takdir ettiği için, ele geçirdiği gemiyi kendisine bıraktı, ayrıca bir de kahvehane verdi.

Cezayir-i Garb ocağında yıllarca çalıştı, Tlemsen beyliğine kadar yükseldi. Şöhretini kıskanan Cezayir beylerbeyi tarafından öldürüleceğini anlayınca ispanya’ya kaçtı. Kral Karlos IV tarafından iyi karşılandı. Napoli’ye geçti ve Napoli krallığının İstanbul’da bulunan elçisi aracılığıyla İstanbul’a döndü. Ancak Cezayir beylerbeyinin şikâyeti üzerine tutuklandı, malları müsadere edildı. Suçsuz olduğu anlaşılınca, serbest bırakıldı, malları da geri verildi.

1761’de, Osmanlı donanmasına alındı ve Şehbaz-ı Bahri kalyonuna kumandan oldu. Daha sonra, çeşitli gemilerde, riyale (1762), patrona (1766) ve kapudanei hümayun (1767) derecelerine yükseldi. 1768’de başlayan Osmanlı-Rus savaşında. Akdeniz’deki deniz savaşlarına mırimiran rütbesiyle katıldı, 27 Mayıs 1770’te, Mora’nın doğusunda Benefşe (Monemvasia), 28-29 mayıs günü Anaboli, 4 haziran 177Ö’te Suluca (Hidra) adası deniz muharebelerinde. İngiliz kuvvetleriyle takviyeli rus donanmasına karsı şiddetle çarpıştı.

5 Temmuzda, Çeşme ile Sakız adası arasında bulunan Koyun adaları önünde, Türk donanmasının sağ kanat kumandanı olarak bulundu. Rus donanması, birinci filo amirallerinden Spridov’un gemisine, Burc-ı zafer adlı kalyonuyla rampa etti. Her iki gemi de yandığı için, bir sal üzerinde, yaralı olarak karaya çıkarıldı.

Ertesi gün Çeşme savaşında osmanlı donanmasının, limana girmekle, çok tehlikeli bir duruma düştüğünü kaptanıderya Hüsameddin Paşa’ya söylemesine rağmen, sözü dinlenmedi ve osmanlı donanması Çeşme’de Ruslar tarafından yakıldı. Kara yoluyla İzmir’e gitti ve düşmanın İzmir limanına girmesini önlemek amacıyla, Sancak burnunu (Yeni kale) tahkim ettirdi.

Sonra Foça, Karaburun ve Midilli adası yoluyla Çanakkale’ye gelerek, burada, osmanlı donanmasının geri kalan kısmına katıldı. Padişah Mustafa III tarafından 1 000 altın ve süslü bir elbise verilmek suretiyle taltif edildi; arpalık olarak da Rodos sancağı verildi.

Cezayirli Hasan Paşa bundan sonra. Boğaz muhafızı Moldovancı Ali Paşa ve Baron de Tott ile birlikte, Ruslara karşı, Çanakkale boğazı savunmasında büyük hizmetler etti; daha sonra bin kadar denizci ve birkaç çekdiri ile firkateynden kurulu küçük bir filo ile Çanakkale boğazı önündeki rus donanması kuşatmasından kurtularak, kısmen Rusların işgali altında bulunan Limni adasının kuzeyindeki Yüzbaş mevkiine çıktı (6 ekim 1770).

Bir gün sonra da, ani bir baskınla, Paleo-Kastro önünde Rusları yenilgiye uğratarak düşmek üzere bulunan Limni kalesini kurtardı.

1770’te Mondros limanına çıkarma yapan Rusları yendi. Sonra. Maydos üzerinden Çanakkale’ye geldi. Kasım 1770’te. gösterdiği başarıya karşılık, üç tuğlu vezaret ile kaptanıderyalık görevi. Boğaz muhafızlığı ve Gazilik unvanı verildi.

Aralık 1773’te, Anadolu valiliğiyle Rusçuk seraskerliğine gönderildi. Temmuz 1774’te, ikinci defa kaptanıderya oldu ve bu görevde 1789 yılı nisan ayı sonlarına kadar kaldı.

Donanmayı yeniden denilecek biçimde ve mükemmel şekilde ıslah etti. 1776’da. Suriye ihtilâlini bastırdı, elebaşısı Şeyh Tahir Ömer’i öldürdü.

Trapoliçe’de kazandığı bir savaştan sonra, Mora’daki arnavut meselesini çözümlediği için, 1779 ağustos ayında. Mora eyaleti muhassılığı da kendisine verildi. Haziran 1786’da İskenderiye’ye çıktı, uzun süredir Mısır’da karışıklık çıkaran Mısır ileri gelenlerinden İbrahim ve Murad Beyleri yendi.

Ekim 1787’de, Osmanlı devletiyle Rusya-Avusturya arasında başlayan savaş sebebiyle, İstanbul’a döndü, donanma ile Karadeniz’e çıktı. Rusların özi (Oçakof) kuşatmasında, kaledeki Türklere, deniz tarafından geniş ölçüde yardım etti.

Ağustos 1778’de, Sivastopol limanından gelen rus gemilerini, Yılan adası savaşında yenilgiye uğrattı. Fakat özi kalesinin düşman eline geçmesi Hasan Paşanın itibarını sarstı. Kendisine karşı olanların aleyhinde bulunmaları sonunda Selim III’ün 20 nisan 1789 tarihli hattıhümayunu ile kaptanpaşalıktan azledildi, Anadolu valiliğiyle İsmail kalesi seraskerliğine gönderildi. Burada, Tabak köprüsü savaşında, Rusları yenerek kaleyi kuşatmadan kurtardığı için. 3 aralık 1789’da. sadrazam oldu. Ordu karargâhının bulunduğu Şumnu kasabasına geldi. Savaşların kaybedilmesinde suçlu görülen bazı devlet adamlarını öldürttü. Orduda tam bir disiplin kurmak üzereyken, bu şehirde Öldü. Şumnu’da bir bektaşi tekkesi yaptırmıştı; oraya gömüldü.

Hasan Paşa, bütün giderlerini kendisi karşılamak üzere. 1784’te İstanbul’da, Tersane meydanında, kalyonculara mahsus bîr kışla ile yanına cami ve hamam yaptırmıştı.

1787 Rus seferi için, 12 000 kese akçe değerinde altını, devlete yardım olarak vermiştir. Abdülhamid I, Halil Hamid Paşanın azil ve idam edilmesiyle düşürülmekten kurtulmuş, bu işte kendisine büyük yardımı dokunan Cezayirli Hasan Paşayı, «Atabek-i saltanat» yapmış ve hattâ ondan zaman zaman da çekinmişti. Hasan Paşanın özellikle yabancı ülkelerde büyük ünü vardı. Kasımpaşa’da bir konak, Üsküdar ile Kuzguncuk arasında.

Öküz limanında bir yalı sahibiydi. Bunlardan başka, İstanbul’da Kasımpaşa’da, Deniz hastahanesi yakınlarında (1777), Kulaksız’da (1783), Rumelikavağı’nın Altınkum mevkiinde (1785) ve Büyükdere ile Yenimahalle’de de birer çeşmesi vardı.

Mahmud I’in Topuzlu bendini ve Taksim su tesislerini tamir ettirdi. Ayrıca, Vize şehri yakınlarında bir camii ile hamamı ve üç çeşmesi; Çanakkale’de bir tekkesi; Midilli, Limni, Sakız. Istanköy ve Rodos adalarında çeşmeleri vardır. Küçükten alıp büyüttüğü bir arslanı daima yanında gezdirir ve seferlere götürürdü. Hayatını ve savaşlarını anlatan Menâkıb-ı Gazavât-ı Cezayirli Gazi Hasan Paşa adlı ve Abdülhamid I’e ithafen yazılmış bir eserin Topkapı Sarayı Hazine kitaplığında çeşitli yazmaları vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir