Cibali Semti | Ansiklopedik Bilgi |

Cibali tarihi,Cibali semti,İstanbul’da semt (Haliç kıyısında, Fener bucağı). Adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemekle beraber, Haliç tarafı surlarının bir kapısından aldığı tahmin edilmektedir.

Fatih vakfiyelerinde adı Cebe Ali kapısı diye geçen Cibali kapısına XVI. yy, da İstanbul’a gelen seyyahlardan P. Gyllius Jubalica, Levenklau ise Tzubali demektedirler.

Sur dışındaki karakolda bulunan mezar taşı, semte adını veren bir yatırdan bahseder.

Fakat taşın şekli ve yazısı, çok eski olmadığını gösterir.

Cibali adı Evliya Çelebi’ye göre aslı mısırlı olan ve Bursa’ya gelen Cebe Ali veya Cübbe Ali’den gelmektedir.

Zeyneddin-i Hâfî’nin kurduğu Zeyniye tarikatına girip at çulundan yapılan bir cübbe giydiği için bu isimle tanılan Cübbe Ali, İstanbul’un fethinde Cibali kapısı önünde şehit düştü.

Hammer bu adın camcı Cüb Ali’den geldiğini iddia ederse de Tarihinde Bursa subaşısı Cübbe Ali’ye bağlar.

Cibali adının aslı, fetih sırasında bu semtte surlara hücum eden kuvvetlerin başında bu kapıdan şehre giren Bursa subaşısı Cebe Ali Bey’den gelmektedir.

1203-1204’te Bizans’ı kuşatan latin donanması Cibali Semti surlarını tahrip ettiği halde bu kapı günümüze kadar durumunu muhafaza etti.

Latin kaynaklarında Porta Pureae ve Porta del Pozzo olarak bahsi geçen kapının Cibali kapısı olduğu tahmin ediliyor.
Türk devrinde pir Tüfenkhane kapısı açıldıysa da sonradan tekrar kapatıldı.
Kapıda Ye burçlarda Bizans devrine ait işlenmiş mermerler ve kitabeler görülmektedir.
Sık sık yangınlarla harap olan bu semtte XVIII. yy. sonuna kadar Rumlar ve Yahudiler bulunuyordu.
Cibali Semti’den çıkan yangınlar, kuzey rüzgârları sebebiyle bütün İstanbul’a yayılırdı.
Bizans kaynaklarının bildirdiği Khristos lou Euergetu manastırı semtte bulunmaktadır.
Gül camii dolaylarında bulunan ve eski Hagia Theodosia kilisesi olan bu manastırın, Bizans-Cenova mücadeleleri sırasında (1348-1349) Galata’dan atılan güllelerle tahrip edildiği bilinmektedir.
Aya-kapıdaki Sinan Paşa mescidinin, bu manastırdan kalma olduğu söylenir.
Sur dışındaki, Cibali veya Sivrikoz Mehmed efendi camii ve mescidi, Türk devrinde Osmanzade Mehmed efendi tarafından yapıldı.
Cibali’deki birkaç çeşmeyle H. Nikolaos kilisesi de Türk devrine aittir.

Bir cevap yazın