Cibuti

Cibuti Hakkında Ansiklopedik Bilgi,Doğu Afrika’da devlet, eski Fransız sömürgesi; Afar ve Issa kabilelerinin toprakları; 22 000 km1; 511000 nüf. Başkenti Cibuti.

Komşuları: Kuzeyde Eritre, batıda ve güneyde Etiyopya, güneydoğusunda ise Somali. Kızıldeniz’e ve Umman Denizi’nin Aden Körfezi’ne kıyısı vardır. Arap Yarımadası’nda bulunan Yemen’e 20 kilometre uzaklıktadır. Başkenti Cibuti şehri’dir. Halkın %95’i Müslüman’dır.

Ülkedeki iki büyük etnik grup Somalililer’in İssa klanı ve Afarlar’dır. Ülkede Fransız sömürge dönemlerinden kalan insanlar olmakla birlikte büyük bir Arap nüfusda barındırmaktadır. 1990’lı yıllarda yapılan Cibuti Sivil Savaşı sırasında büyük bir Afar ve İssa kaybı yaşanmıştır.

Cibuti kuzeydoğu Afrika’da Umman Denizi’ne bağlı Aden Körfezi ve Kızıldeniz kıyısında bulunur. Ülkenin 314 kilometre kıyısı bulunmakla birlikte 113 kilometre Eritre ile, 337 kilometre Etiyopya ile ve 58 kilometre Somali ile (toplam 506 kilometre) sınırı vardır.

Cibuti’nin, 23.200 km2 gibi küçük bir yüzölçüme sâhip olmasına rağmen, üç farklı fizikî yapısı mevcuttur. Kıyı bölgesi ile yüksek yayla bölgesini en yüksek noktası 1500 m’yi bulan dağlık bölge ayırmaktadır. Yayla bölgesi yer yer derin vâdilerle bölünmüş vaziyettedir. Irmakların mevcut olmadığı Cibuti’de bir çöküntü sonucu meydana geldiği anlaşılan Hanle Ovasında mevcut iki göl vardır. Alalı ve Assal ismindeki göller tuz gölü olup, bunlardan Assal deniz seviyesinden 150 metre aşağıdadır.

Sıcak ve kurak bir iklime sâhip olan Cibuti’de senelik sıcaklık ortalaması 32 °C civârındadır. Yağış dağlık bölgelerde kıyı bölgesine nazaran biraz daha fazladır. Yıllık yağış ortalaması kıyı şeridinde 130 mm iken, dağlık bölgelerde 500 mm. civârındadır.

Bitki örtüsü çok cılızdır. Yer yer görülen fundalıklar ve otlaklar hâricinde dağlık bölgelerde az da olsa zayıf ormanlara rastlanır. Tuz göllerindeki tuz ülkenin sâhip olduğu en önemli kaynaktır. Tatlı su gölleri ve dereleri bulunmayan ülke başka hiç bir tabiî kaynağa sâhip değildir.

Cibuti Tarihi

Asya ile Afrika kıtası arasında eski çağlarda meydana gelen göçlerde geçiş noktası olan Cibuti, 8 ve 10. asırlarda İslâm orduları tarafından fethedilmiş yerli halk İslâmiyeti kabûl etmiş ve 1862’ye gelinceye kadar başlarındaki kabîle reislerinin idâresinde İslâm devletlerine tâbi olmuşlardır.

1862’de Fransızlar çalışmaları tamamlanmakta olan Süveyş Kanalından geçerek gemilerin kontrolünü elinde tutmak için önce ülkenin kuzeyindeki Obock bölgesini işgâl ettiler. Daha sonraları güneye inerek Cibuti’yi sömürge bölgesine dâhil ettiler.

1869’da Süveş kanalının açılması ile Cibuti’nin stratejik önemi artmıştır. Daha sonra Fransa burayı bölgedeki sömürgelerinin idâre merkezi hâline getirerek “Fransız Somalisi” ismini verdi (1896). Etyopya (Habeşistan) ile Cibuti arasında 1917’de kurulan demiryolu, buranın önemli bir liman ve ticâret merkezi olmasını sağlamıştır.

1966’da ve 1967’de atarlarla ıssalar arasında şiddetli kabile (atışmalarından sonra, 16 aralık 1967’de, BM Genel Kurulu, Fransa’dan elindeki Afar ve Issa topraklarına bağımsızlık vermelini istedi. Ama Fransız yetkililerinin (ilkenin statükosunu Haklı gösteren hukuki bir siperin arkasına sığınmaktan vazgeçmeleri ve Giscard d’Estaing’in «Cibuti’nin bağımsızlık eğilimini kabul etmesi için aralık 1975’e kadar beklemek gerekli oldu.

Milliyetçiler tarafından sürdürülen karışıklıklar nedeniyle ülkede 1968 ile 1975 arasında durum gergindi. Bu durum. 1972’de

Hasan Guled Aptidon başkanlığında kurulan Bağımsızlık İçin Afrika Halk Birliği militanlarının ülkede ve 1963’te Mogadişu’da Aden Robleh Awaleh önderliğinde kurulan Somali Kıyısı Kurtuluş Cephesi’ nin Somali’de çıkardığı karışıklıkların sonucuydu. Suikastler. önce Hükümet başkanı Ali Arif Burhan’a (6 mayıs 1968) ardından avrupalılara (ilki 24 ocak 1970’te oldu ve yirmi kadar kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı), daha sonra afarlara (karşıtları issalar tarafından) olmak üzere birbirini izledi.

Çevre ülkeler, özellikle İmparator Haile Selasiye’nin 1974’te bir cunta tarafından düşürülmesinden sonra, Fransa’ya karşı baskılarını artırdılar. Somali ordusu, özellikle 2 şubat 1976’da Loyada’da fransız öğrencilerin rehin alınmaları sırasında, Somali Kıyısı Kurtuluş Cephesi gerillalarına yardım etti. Bu arada, Ali Arif Burhan da, Cibuti’nin Fransız Uluslar Topluluğu içinde kalması gerektiği doğrultusundaki tezinden yavaş yavaş vazgeçti ama bu tutumu, 1976 temmuzunda istifa etmek zorunda kalmasını önleyemeyecekti).

27 haziran 1977’de bağımsızlık ilan edildi ve eski Fransız bölgesi Afar ve Issa Toprakları Cibuti Cumhuriyeti oldu: 27 haziran 1977’de iki anayasal değişiklik ve 30 haziran 1977’deki düzenleme ile ülkede başkanlık türü bir rejim kabul edildi.

Böylece mart ve nisan 1977’de Paris’te yapılan sert görüşmeler sonucunda, Fransa’nın Afrika’ daki bu son sömürgesi uluslararası egemenlik kazanmış oluyordu. Yeni devletin başkanı Hasan Guled Aptidon, 6 Afar ve 9 ıssa’dan oluşacak ilk hükümeti kurmak üzere Ahmed Dini’yi görevlendirdi.

Ama çok geçmeden bazı güçlükler kendini göstermeye başladı: Hasan Guled Aptidon ile Ahmed Dini arasında kişisel gerginlik; öc alma tutkusuna kapılan issalarla, azınlık Oldukları halde önemli yetkileri uzun zaman ellerinde tutmuş olan afarlar arasındaki kabile kavgaları; Süveyş kanalının kapanmasıyla liman trafiğinin üçte iki oranında düşmesi sonucu başgösteren ekonomik bunalım (kanalın 1975’te yeniden açılması ülke ekonomisine eski canlılığını kazandıramadı); Eritre’den ve Ogaden’den önemli oranda mülteci akını (bu akın ülke için büyük bir yük oldu).

17 aralık 1977’de Ahmed Dini istifa etti. Birkaç ay içinde, başbakanlık iki kez el değiştirdi: Abdullah Muhammed Kâmil (şubat 1978) ve Barkat Gurat Hamadu (eylül 1978). İstikrarsızlık ve karışıklık devleti büyük ölçüde tehdit ediyordu. Yöneticilerin dış yardım aramaları sonuç vermedi.

Ülkeye ne petrodolar, ne de doğu ülkelerinden yardım geldi. Oysa ülke 1977’de Arap Birliği’ne katılmış ve Doğu’ya açılma girişimlerinde bulunmuştu. Ülkeye sadece Fransa ekonomik yardım yapmakta ve burada 5 000 asker bulundurmaktaydı.

Ayrıca, hükümetle Halk Kurtuluş Hareketi MPL ve Cibutili öğrenciler Ulusal Birliği arasındaki ilişkiler iyice bozulmuştu. Bu iki kuruluşun militanlarının çoğu, yargılanmaks ızm hapiste tutulmakta ve bu durum ülke dışındaki birçok insansever kuruluşun eleştirilerine yol açmaktaydı.

Cumhurbaşkanı Hasan Guled 4 mart 1979 da İlerleme İçin Halk Birliği adında yeni bir siyasi parti kurarak bu partinin başkanı oldu. Bu yeni parti, Hasan Guled’in eski başbakan Ahmed Dini ile birlikte başkanlığını yaptığı eski Afrika’nın Bağımsız lığı İçin Halk Cephesi’nin yerini alıyordu.

12 haziran 1981 ’de yapılan cumhurbaşkanı seçimlerinde ise, tek aday olan cumhurbaşkanı Hasan Guled Aptidon aynı göreve yeniden seçildi. Hasan Guled ağustos 1981 de Paris’te eski başbakanlar (Abdullah Kâmil ile Ahmed Dini) tarafından kurulan Cibuti Halk Partisi’nin faaliyetini yasakladı.

Yönetim komitesinin on üç üyesi tutuklandı ve ancak ocak 1982’de serbest bırakıldı. Bu arada, 19 ekim 1981’de Meclis ülkede tek bir siyasi partinin (ilerleme İçin Halk Birliği), varlığına izin veren bir kanun kabul etti.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir