Çin Müziği

Çin Müziği,Efsaneye göre, imparator Huang-di (M.ö. 2698) müzikle uğraşılmasını teşvik etmiştir.

Çin Müziğinin Tarihçesi

Müziğin çin terbiyesine çok uygun düştüğünü, bununla halkın hem daha iyi, hem de daha mutlu olacağını ileri sürmüştür, öbür çalgıların ayarlanmasına yarayan bambu borular sistemini (altı liu) icat etme şerefinin de ona ait olduğu söylenir.

Bununla beraber, Çinliler imparator Şûn’u (M.ö. 2255) müzik felsefelerinin kurucusu olarak kabul ederler: Da-Şao adındaki bestesi, kendisinden 1600 yıl sonra gelen Konfuçius’u (Konfüçyus) heyecanlandırmıştı; yine bu imparator,liu’nun gelişmiş şekli olan Pan flütünü (P’ey-hsiao) bulmuş, güney rüzgârı od’una eşlik etmek üzere «beş ipek telli bir saz icat» etmiştir.

Görülüyor ki Çin müziği, daha M.ö.- 2255 yılından itibaren büyük gelişme göstermekteydi. Klasik edebiyat çağına ait eserlerde, pek çok halk türküsünden veya İlâhiden, çok eski sayılan nice çalgıdan söz edilir. M.ö. XI. yy.dan Çin cumhuriyetinin kuruluşu (1911) tarihine kadar Çinliler, kendi müzikleri üzerine pek çok yazı yazdılar: müziğin tören ve ayinlerdeki yeri, seciyeli insan yetiştirilmesindeki yararlığı, dinleyenler üzerindeki psikolojik etkisi, müzik dizisinin ve kullanılan çalgıların sembolizmi üzerinde durdular.

Çin Müziğinin Özellikleri

En eski çağlardan beri Çin’de kullanılan dizi beş notalıdır: (do, re, mi, sol, la). Efsaneye göre, bu beş nota beş faziletin ifadesidir: iyilik, adalet, törelere saygı, bilgelik ve sadakat.

Çou sülâlesinin İlk zamanlarında bunlara iki nota daha eklendi (aşağı yukarı fa diyezle si), böylece yerin, göğün, insanın ve dört mevsimin sembolü olan «yedi temel» ortaya çıktı (M.Ö, 206), Tang Tây-dzung ve Ming-huang sülâlelerinin müzikçi imparatorlarının saltanatı sırasında. Tang-şang ve Tang-hsia gibi ünlü müzik toplulukları kuruldu.

1912’de cumhuriyetin kuruluşundan bu yana batı müziğinin notaları olan do, re, mi, fa, sol, la, si ve piyano, keman, senfonik orkestra gibi batı çalgıları yaygınlaştı.

Milliyetçi Çin’de, 160 üyesi bulunan «klasik çin müziği birliği», çin müziğinin korunması ve geliştirilmesi yolunda çalışmaktadır.

Bu üyeler arasında Liang Dzey-ping. Gao Dzı-ming, Hu Ming-cung, Çuang Pin-li, Huang Dı-pa gibi ünlü miizikçiler ve müzik uzmanları vardır.

Eski çalgılar, yapıldıkları maddeye (maden, taş, ipek, bambu, kabak, toprak, deri veya tahta) göre sekiz gruba ayrılırdı.

Şu çalgılar bugün Çin’de hâlâ kullanılmaktadır: lavta anlamına gelebilen çın, bîr çeşit santurdur, her parçası ve her şekli ayrı bir sembolik değer taşır; sö Ye bunun küçüğü çıng tellerinin daha çok sayıda ölüşüyle çin’den ayrılır. Çıng’ın sesleri piyano, harp ve gitar seslerini andırır.

Çıng, çaydanlığa benzeyen, bambu borulu bir çeşit ağız orgudur: çalgıcı, çaydanlığın emziğini ağzına alır ve parmaklarını, çaydanlığın kenarı boyunca dizilmiş boru delikleri üzerinde gezdirir. Çıng’in Avrupa’ya  sokuluşundan sonra akordeon ve armoniğin icat edilmiş olması ihtimali vardır.

P’i-p’a, aşağı yukarı 90 sm uzunluğunda, 30 sm genişliğinde, dört telli bir gitardır; Tang sülâlesinden önce (M.S. 600) icat edilmiştir. Neşeli törenlerde çalman bu çalgı, ezgisinde, klasik çin müziğinin havasını hâlâ muhafaza eder.

San-hsien üç telli bir gitardır, parmakla veya mızrapla çalınır. İki telli bir keman olan nân-hıt, bir halk çalgısıdır; yay, teller arasından geçer. Yang-çin veya çin klavseni, genel olarak 60 sm uzunluk, 30 sm genişlik ve 10 sm kalınlığındadır.

Hsiao, M.S. 1300 yıllarında dini müzik çalgıları arasına girmiş olan bir çeşit bambu klarnettir. Sekiz delikli bir flüt olan Di-dzı’nın borusuna, balmumulu ipek sarılmış, bazen de palamutla süslenmiştir. Bu flütün sesi çok yüksektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir