Cülus Nedir

Cülus Nedir,Osmanlılarda tahta yeni çıkan hükümdar şerefine yaptırılan terfilere verilen ad. Cülus terakkisi, tahta yeni çıkan hükümdar şerefine kapıkulu askerlerinin gündeliklerine yapılan zam.

Osmanlı imparatorluğunda, padişahın ölümü veya tahttan uzaklaştırılması sonunda, veliaht şehzadenin tahta çıkma, taç giyme ve biat etme törenine cülus merasimi denirdi.

Türk-islâm geleneklerinden gelen birtakım usullerle yapılan bu tören, Oğuz töresinden de izler taşırdı.

Oğuzlarda, Moğollarda ve Selçuklularda hükümdar, şehzadeler arasından seçilerek tahta geçirilirdi.

Oğuzlarda ve Moğollarda seçimi kurultay, Selçuklarda ise önceleri il ve boy beyleri, daha sonra vezirler, emîrler topluluğu yapardı.

Osmanlılarda da başlangıçta bu seçim usulü uygulandı.

Meselâ Orhan Gazi Ahiler tarafından, Yıldırım Bayezid Kosova savaşına katılmış beyler tarafından hükümdar seçildiler.

Fatih kanunnamesi, hükümdarın şehzadeler arasından seçilmesi usulünü kaldırdı.

Fatih kanunnamesinin en büyük erkek evlâdın babası yerine tahta geçmesini öngören şartları, şehzadeler arasında taht mücadelelerinin çıkmasına yol açtı.

Ahmed I zamanında törede değişiklik yapıldı.

Çünkü Ahmed I’in çocukları tahta geçemeyecek kadar küçüktü.

Bu yüzden Divan, kardeşi Mustafa’nın tahta çıkmasını uygun buldu.

Şehzade Mustafa, zekâca geri olduğu anlaşılınca tahttan indirildi ve yerine Osman geçirildi.

Bu suretle, Fatih kanunnamesi yanında, çeşitli sebeplerle Oğuz ve Selçuk töresi de cülus törenlerinde tesirini devam ettirdi.

Osmanlılarda cülus töreni hiç vakit geçirilmeden yapılır, böylece saltanat mücadeleleri önlenirdi.

Padişahın ölümü darüssaade ağası tarafından sadrazama bildirilir, o da, divanı hemen toplantıya çağırırdı.

Bu divana, İstanbul’daki vezirler, ocak ağaları ve ihtiyarları, divan memurları ve ulema temsilcileri katılırdı.

Divan şehzadelerin öncelikle yaşça en büyüğünü, öte yandan en lâyık gördüğünü seçer, kimin padişah olacağını darüssaade ağasına bildirirdi.

Darüssaade ağası silâhtar ağa ile birlikte namzet şehzadeye gider ve onu, babasından, amcasından veya ağabeyinden boşalan tahta davet ederdi.

Namzet padişah. arz ağalarıyla birlikte taht odasına geçer, Hırkai Saadet yanında iki rekât şükür namazı kılardı.

Sonra, tören elbiselerini giyer ve müneccimbaşının haberini beklerdi.

Müneccimbaşı yeni hükümdarın tahta oturması için uygun düşecek saati haber verir, bu saat gelinceye kadar da tören hazırlıkları yapılırdı.

Hükümdar, saat gelince darüssaade ve silâhtar ağalarının eşliğinde Babüssaade önüne gelir ve oraya kurulmuş olan tahta otururdu, önce nakibüleşraf, sonra Kırım hanzadesi, arkadan saray ağaları yeni hükümdarı tebrik ederler, onların ardından huzura şeyhülislâm gelir, kısa bir duadan sonra biat eder, onu sadrazam, vezirler ve diğer devlet büyükleri takip ederdi.

Tören sırasında alkış çavuşları alkış çağırırlar ve padişaha, devlet adamlarından hangisine ayağa kalkacağına dair, kendi usullerince işaret verirlerdi.

Cülus töreni teşrifatçıların etek öpmesiyle biter, yeni hükümdar huzurda bulunanları selâmlayarak has odaya geçerdi.

Burada biraz dinlendikten sonra, ölen padişahın cenaze törenine gidilirdi.

Cülus töreni kılıç alayı ve türbe ziyaretleri ile tamamlanırdı.

Önce bütün hükümdar türbelerini kapsayan ziyaret, sonraları sadece Fatih Sultan Mehmed’İn türbesine yapılır oldu.

Cülus töreninden sonra hükümdar cülus bahşişi dağıtırdı.

Yeni padişahın cülusu Osmanlı devletiyle ilişkileri olan devletlere elçiler aracılığıyla duyurulurdu.

İstanbul’daki devamlı elçilere de birer name gönderilirdi, Osmanlı tebaasına cülus, fermanla duyurulur ve hutbenin yeni padişah adına okutulması bildirilirdi.

Osmanlı imparatorluğu içindeki il darphanelerine de bir hükm-i şerif gönderilerek paranın yeni padişah adına bastırılması sağlanırdı.

Ayrıca Kırım hanına da bir kapıcıbaşı gönderilerek cülus bildirilirdi.

Cülus Çıkması

Padişahın cülusundan sonraki günlerde yapılan bu törene büyük çıkma veya umum çıkma da denirdi.

Cülus çıkması ile Acemi ocağındaki genç askerler, Yeniçeri ocağına geçerler, saray hizmetlerinde çalışan çeşitli elemanlar da yurt içindeki diğer hizmetlere veya yine saraydaki odalardan birinden, derecesi daha yüksek olan diğerine çıkarılmak suretiyle görevlendirilirlerdi.

Cülus Terakkileri

Kaide olarak her yeni cülusta hükümdarın muhafız askeri sayılan yeniçerilere yapılacak zam, padişahın «kullarımın bahşiş ve terakkileri makbulümdür verilsin» demesi üzerine cülus bahşişi ile birlikte verilir, böylece padişahın sözündeki terakki deyimi, asker gündeliklerine zam yapılması anlamına kullanılırdı.

Bazı kaynaklara göre cülus terakkisi; yeniçerilerden gündeliği üç akçe olanların ulûfeleri beş akçeye, sekiz olanların dokuza çıkarılması suretiyle yapılırdı: Kavanin-i Yeniçeriyan’da (Yeniçeri kanunları) üçlü yeniçeri gündeliklerinin yedili olarak yükseldiği yazılıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir