Dağ iklimi

 

Yükseliti, en basta sıcaklığı etkiler: Her 100 m’lik yükseklik, 0,6°C’lık bir ısı azalışına sebep olur.

Dağ iklimi Özellikleri

Böylece, kaba bir hesapla, 1 000 m yükseklikte sıcaklık, deniz düzeyindekinden 6°C daha düşüktür.

Şu halde dağın iklimi, çevresindeki bölge’den daha serindir. Bu genelleme ayrıntılara inilince birçok şartlara bağlanır.

Güneşe bakan yamaçlar, eşit yükseltilerde, gölgede kalan yamaçlardan daha sıcak olur. Ayrıca serin mevsimlerde daha ağır olan soöuk hava, aşağılarda toplanınca, yamaçlar, altlarındaki çukurluklardan daha az don etkisinde kalır, öte yandan, dağlarda esen özel tipteki rüzgârlar sıcaklığı değiştirir.

Atmosferin genel dolaşımına bağlı önemli bir hava akımı, bir dağı aştıktan sonra, inişinde, şiddetle vadiler yönüne doğrulur. ısınarak sıcaklığı hızla yükseltir ve karları eritir.

Bu kar eritici rüzgârlara, Kayalık Dağlarda şinuk (chinook), Alplerde fon (foehn) denir. Güneş yazın, öğleye doğru, hava katmanlarını yamaçlarda yükseltir; böylece aşağıdan yukarıya, vâdi başına doğru, bazen çok sert bir hava akımı başlar ve yamaçlarda yaz sıcaklığını azaltır; geceleri ise hava, tersine, yamaç aşağı yönelir ve vadilerde serin bir meltem halinde eser.

Dağ iklimi Nerelerde Görülür

Bununla beraber, dağın iklim üzerinde meydana getirdiği başlıca etki, sıcaklığın azalmasıyla birlikte nemliliği de artırmasıdır. Atmosfer dolaşımının yükseklere yönelttiği hava kütleleri yükselişte soğur, nemi yoğunlaşır, kar veya yağmur olur. Bu yüzden dağ, yöresindeki alçak yerlerden daha fazla yağış alır. Aşağı Dauphine tepeleri yılda yaklaşık olarak 1 m yağış alırken, bunun hemen yanıbaşında bulunan Chartreuse kütlesi doruklarına 2,5 m yağış düşer. Cevennes’lerdeki Aigoval’de 2,5 m’yi bulan yağışlar, Lion körfezi kıyılarında 500 mm’ye düşer.

Adriya denizi kıyılarında oldukça düşük yağışa karşılık Dinar dağlarının yüksek kesimi 4 m yağış alabilir. Aşağı Bengal aslında daha az yağışlı iken (1,5 m), kuzeydoğudaki Kaşi tepeleri yağmura boğulmuştur (12 m). Bu karşıtlık çöl alanlarında da görülür: Sahra’da görülen seyrek boranlar Hoggar göklerinde patlar; oysa alçak topraklar yağış germez.

Yüksek yerler gerçek su hazneleridir; fakat sular, bu süre kar veya buz halinde saklanır. Bugün, Kutup enlemleri dışındaki tropik bölgelere kadar buzullar, ancak yeterli yükseltilerdeki dağlarda toplanmıştır.

Kar ve buz suyu ile beslenen dağ ırmakları bol akışlıdır: Olympus dağlarındaki (Washington eyaleti) Hoh ırmağı, saniyede km2 başına 112 litre, Norveç’teki Norddais ırmağı 188 litre, Fransa’daki Saene ırmağı 13,7 litre su akıtır. Yazları, buzullar ve karlar eriyince yüksek debiler büsbütün artar: kışın kar yağışlı dönemde ise iyice zayıflar. Baharda karların erimesiyle yeniden gelişir. Eğer buzullar yüksek çanaklarda yerleşmişse, bol debili akışlar yazları da devam eder.

Dağların bu nemliliği, yoğun bir bitki örtüsünün oluşmasına yol açar. Daha bol yağmur alan aşağı yamaçlar sık ormanlıktır; bu bakımdan dağlar büyük bir odun deposudur.

Ağaçların büyüyüp çoğalmasına elverişli olmayan fazla yükseltilerde, yazın birkaç ayında yararlanılabilen büyük dağ otlakları yer alır, iklim, yer şekliyle birlenerek dağa kişiliğini verir, onu. çevresindeki alçak bölgelerden apayrı bir dünya haline getirir. Bu iki tip tabiat arasındaki farklılık ve karşıdık pek çöze batıcı olur.

Fransa’daki Cote d’Azur’den kuş uçuşu 50 km içeride Deniz Alpleri, köknar, ladin, karaçam ormanlarıyle kaplıdır; kış boyunca karlarla örtülen bu dağların doruklarında küçük buzullar yer alır. Aşırı sıcak İndus -Ganj ovası boyunca uzanan Himalaya, ormanları, otlakları, karları vt buzlarıyle yolları keser; Peru Andları, kıyı çölü üzerinde yükselir. Meksika’daki Anahııak ise Veracruz ovasına hâkimdir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir