Diocletianus

Diocletianus,Roma imparatoru (245–312) Dalmaçyalı, orta halli bir ailenin oğlu, bir lejyonda hizmet gördü, Probus devrinde ilerledi Aurelianus zamanında da konsül oldu.

DiocletianusKayınpederi Arrius Aper tarafından katledilen imparator Numerianus’un ölümü üzerine Diocletianus Arrius Aper’i öldürttü ve askerler kendisini imparator seçti (284).

Sonraları, Batı’da hüküm süren, Numerianus’un kardeşi Carinus’un Mesya’da Margus kıyılarında saldırısına uğradı ve yenildi, fakat Carinus’un askerleri ayaklanarak kendisini parçaladılar, imparator olarak Diocletianus’u tanıdılar (285).

Diocletianus Dönemi

İktidarın ilk döneminde (285-293). 286’da caesar ve 287’de augustus ilân edilen Maximianus’un athta ortak imparator olmasıyla ikili bir yönetim başladı. Diocletianus imparatorluğu ikiye ayırdı

. Batı’nın yönetimini Maximianus’a verdi, kendisi de Doğu’nun idaresini ele aldı. Ayrıca kendisinin Jüpiter, Maximianus’un da Hercules’in himayesinde olduğunu ilân etti.

Hercules Jüpiter’in oğlu olduğundan, yunan efsanesine göre imparatorların mertebesi sırasında öncelik hakkını Diocletianus almaktaydı.

Bu suretle Diocletianus daha başlangıçta idari ve askerî bakımlardan merkeziyetçiliği kaldırmış oldu. Maximianus, Bagaudaelerin (haydutların) ayaklanmasını bastırdı ve Germenleri sürdü.

Doğuda Diocletianus, Pers kralı Behram II ile anlaştı, Mezopotamya topraklarının bir kısmını geri aldı ve sınırlarını Ermenistan’a kadar genişletti.

Saltanatın ikinci döneminde (293-305), dörtlü yönetim başladı (tetrarchia). İmparatorluğu tehdit eden bütün tehlikelere karşı koymakta iki imparatorun gücü her zaman yeterli olmadığından, Diocletianus, Constantius-Chlorus ve Galarius adlarında iki sezar daha tayin etti. Diocletianus kendine Galerius’u, Maximianus da Constantius – Chlorus’u seçti.

Birinciye «Jovius», İkincisine de «Herculius» unvanı verildi. Her iki sezar da augustus unvanını alan Diocletianus ve Maximianus’a göre daha az imtiyaza sahipti.

Önce tayin edilmiş olan Constantius – Galerius’e göre üstün bir durumdaydı. Galerius doğuda Diocletianus’a yardım ediyordu, Constantius ise batıda Maximianus’u destekliyordu.

Fakat ülke topraklarında fiilen hiç bir bölünme yapılmadı. Dört imparatoru tanrısal niteliklerle tasvir eden Selânik Zafer anıtındaki bir alçak kabartma her birinin ötekilere oranla yerini apaçık gösterir.

293’ten 296’ya kadar, Constantius Galya’da ve Carausius ile halefi Allectus’u yenilgiye uğrattığı Bretagne’da barışı sağladı.

Bu sıralarda Maximianus Ren bölgesinin savunmasını üzerine aldı ve Germenleri durdurdu, sonra da göçebelerin saldırıları ve kabilelerin ayaklanmalarıyle karışmış olan Kuzey Afrika’da düzeni yeniden kurdu. Doğuda Galerius Tuna bölgelerinde barışı sağlarken Diocletianus Pers Kralı Nersey ile savaşıyordu.

Romalılar, bütün Mezopotamya’yı yeniden işgal ederek Yukarı Fırat vâdisinde bulunan beş eyâleti kendi topraklarına kattılar, Ermenistan ve Iberia’da da hâkim oldular.

Diocletianus, III. yy. ın getirdiği yeniliklere bir çekidüzen verdi ve ilk önce başlanmış olan reformları tamamladı.

İmparatorluk meclislerini yeniden düzene soktu, Gregorius kanunlarıyla bunun tamamlayıcısı olan hermoginius kanunlarını yazdırttı, muhafazakâr ve insancıl nitelikte bir hukuk düzeni kurdu.

Yerleşik sınır ordusuyla (dimitarıei) yedek ordu vazifesi gören hazır kuvvetleri (comitatenses) birbirinden ayırdı (bazı çağdaş tarihçiler bu yenilik hareketini Constantinus’a malederler) ve savaşçı birliklerin sayısını artırdı.

İdari bölünmeyi yeniden düzenlemek için eyaletleri parçaladı ve bu şekilde sayısı artan eyaletleri on iki dioecesis halinde birleştirdi.

Eyâlet valilerine consulares, correctores ve praesides gibi yeni unvanlar verildi.

Reformlar, eyaletlerin imarı, yolların yapımı, Roma’da girişilen imar işleri (ılıcalar, Forum’daki onarımlar), büyük harcamaları gerektirdiğinden, Diocletianus, vasıtasız vergiler konmasını öngören esaslı bir sistem uyguladı, toprakları verim güçlerine göre sınıflandırdı, her on beş yılda bir (indictio) vergilenecek ünitenin ödeyeceği vergi miktarını tayin etti (jugatio, capitatio).

İtalya böylece vergi konusundaki imtiyazlarını kaybetti. Ayrıca yeni darphaneler kurdu ve yeni sikkeler bastırdı. Bunlardan biri denarius comprunis veya follis’tir ve kırmızı bronzdan yapılmıştır.

İktisadî bunalımı gidermek amacıyla fiyatları dondurmak için yaptığı teşebbüs (Maximim nizamnamesi, 301), başarı kazanamadı, iktidarının son günlerinde, imparatorluğu her alanda yeni bir düzene sokmak isteyen Diocletianus, geleneklere karşı olan saygısı dolayısıyla imparatora tapınmanın belirtisi olan diz çökmeyi (proscynesis) ve askere alındıkları zaman resmî törenlere katılmayı reddeden hiristiyanlarla uzlaşamadı.

öte yandan Galerius’un etkisiyle hıristiyanlara karşı mücadeleye girişti.

Bu mücadelenin en şiddetlisi 303 yılında başladı ve ancak 313’te son buldu. Geleneksel inançların icabı olan «Kurban» törenlerine hıristiyanları da katılmaya zorlayan emirnameler çıkardı.

İtalya, Afrika ve Doğuda birçok hıristiyan işkence edilerek öldürüldü. Yaşlanan ve fazla çalışmaktan yıpranan Diocletianus, yine Galerius’un etkisiyle 305’te tahtan vaz geçti ve Maximianus’a da kendisi gibi hareket etmeye zorladı.

Diocletianus Salona civarına çekildi, Aspalathos denilen yerde önceden yaptırdığı muhteşem saraya yerleşti. Sonradan bu sarayın harabelerinin bulunduğu yerde Spalato şehri kuruldu.

Diocletianus’un halefleri kendi aralarında uyuşmadılar, Galerius’un isteği üzerine, dörtlü yönetimi yeniden düzenlemek amacıyla Diocletianus bütün imparatorları Camuntum’da topladı (307) fakat bundan da olumlu bir sonuç alamadı. Yeniden Salona’daki sarayına döndü ve orada öldü.

İmparatora ait bir büst ve madenî sikkeler vardır (Capitolino müzesi). Roma’da «Constantinus kemeri»nin bazı alçak kabartmalarında, kızıl bir somaki üzerinde dörtlü yönetimin dört imparatorunu temsil eden tasvirler kalmıştır (Venedik).

Diocletianus devri (veya din uğrunda ölenler devri). Bu devir 29 ağustos 284’e kadar uzanır. Bu tarihte, Mısır ve Habeşistan’da kullanılan Kıptî takvim yılı başlar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir