Diyarı Rebia

Diyarı Rebia,Kuzeyde Rasülayn, Mardin, Tel Fagan ve Nusaybin, güneyde Tigris ve Sarsar, doğuda Küçük Habur, Yukarı ve Aşağı Zap ırmakları, batıda Çağcağa (Hermes) ve Büyük Habur sularının vâdisiyle sınırlanır. Merkezi, Musul.

Diyarı Rebia Tarihi

Diyarırebia halife Ömer zamanında Utbe bin Ferhad tarafından alındı (641); Emevîler devrinde bir eyalet haline getirildi. Abbasîler devrinde bölgenin güney kısmına bir süre haricî başkanı Musavvir hükmetti. Halife El-Mutemid’in, emrindeki türk ordusunu Musul’a göndermesiyle bölgede türk hâkimiyeti başladı.

1042’de Oğuz oymakları, Ukaylî emîri Karvaş’ı yenerek Musul, Cizre, Nusaybin ve Sincar’ı ele geçirdiler ve Tuğrul Beyin idaresini yerli arap emirlerine kabul ettirdiler. Şerefüddevle Müslim araplık kaygısıyla Diyarbakır hükümdarı Nasrüddevle’ye yardım ederek Artuk Beye karşı harekete geçti.

Şerefüddevle yenilince bölge Büyük Selçuklu imparatorluğuna katıldı (1084). Bundan sonra Diyarırebia bölgesine türk beylikleri Musul adını verdiler. Bölge sırasıyla Zengîler, İlhanlılar, Celâyirliler ve Timurluların hâkimiyetine girdi. Daha sonra Akkoyunlu ve Safevî İran, bölgeye hâkim oldu.

Diyarırebia 1516’daki Kızıltepe savaşından sonra Osmanlı devletinin eline geçti. Kanunî Sultan Süleyman’ın Bağdat seferinden (1534-1535) sonra da il teşkilâtı kuruldu.

Birinci Dünya savaşından sonra yapılan Mondros antlaşmasının uygulanması sırasında bölgedeki zengin petrol yatakları lngilizlerin dikkatini çekti.

8 Kasım 1918’de bölgenin merkezi Musul’u İngilizler ellerine geçirdiler. 1926 Haziranında Ankara’da yapılan Türkiye-İngiltere antlaşmasıyla bölgenin kuzey bölümü (Cizre, Nusaybin, Mardin, Resuleyn) Türkiye’ye bırakıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir