Felsefede Doga Felsefesi Nedir?

Felsefede Doga Felsefesi Nedir,Kavram giderek çok zengin bir anlam içeriğine sahip olmuştur. Sofistler, tanrının yaptığı (yarattığı) bir şey olarak physis ile insanın yaptığı yasaları (nomos), kural olarak koyduğu şeyleri (thesis) ve beceri ve zanaatla şekillendirmelerini (techne) birbirinden ayırırlar.

Aristoteles ‘te physis sözcüğünün asıl anlamı, her tekil nesnede hareket ettirici şey olarak bulunan ve her şeyi birbirine bağlayan yasalılıktır.

Ilk kez Stoâ da physis, kendi kapalı düzeni içinde parçalarından biri olarak canlılığı (I.ebendigkeit, hayat) da içeren bütün ya da “genel doğa” olarak kavranır. fakat bununla birlikte, physis, -köksel anlamına uygun olarak- yine de, anorganik doğadan, hayvanlardan (zoo) ve insanın ruh (psyche) ve akıl (logos)ından ayrı ve bunlara karşıt bir şey olarak, bitkilere ilişkin özel bir yeti olarak da anlaşılmaya devam eder.

Cicero , Greklerin physis kavramını Roma’ya natura olarak aktarır. Köken bakımından “natııra”nın da anlamı, sürekli bir doğma, açma ve belirme etkinliğidir ve tüm varlık buradan oluşmuştur. fakat Greklerin physis kavramının etkisi altında natura sözcüğünün anlam alanının çabucak genişlediği de görülür. Natura sözcüğü, daha sonra Lucretius ‘da dört ana anlam kazanır:

l. herşeyde bulunan yaratıcı güç,

2. bu güç tarafından yaratılmış olan evren,

3. tek tek yaratılmış şeyler,

4. doğa düzeni.

Sözcüğün Almanca’ya 9. ve 10. yüzyıllarda”Natur” olarak geçtiği görülür; fakat sözcüğün tüm anlamıyla tanınması ancak 16. yüzyıldan sonra olur ve 17. yüzyılın sonunda modern fiziksel doğa kavramına ulaşılır.

Bu nedenlerle, “natura” ya da “natur”dan sözedildiğinde, sözcüğün çok görünümlü arka planına eğilerek hangi anlamda kullanıldığına dikkat etmek gerekir.

Çok genelinde bakıldığında, bugün “natur” sözcüğü, ya cisimsel şeylerin kavramı, yani maddi doğa kavramı ya da bir şeyin özbelirleniminin kavramı, yani formel doğa kavramı olarak anlaşılıyor. Daha sağlam bir belirleme, ancak maddi ve formel doğa kavramlarının karşıtlığından kalkılarak yapılabilir.

Örneğin formel doğa kavramı için karşıt kavramlar, “doğa-dışı” ya da “doğal-olmayan’ ; maddi doğa kavramı için ise, “kültür”, “değer”, “norm”, “teknik” “tarih”, ‘toplum’, ‘sanat , “ahlâk’, ‘tin , “ruh”, “akıl” “bilinç”, “özgürlük”, “insan”, “kutsallık”, “tanrı”, vb. olabilir.

“Doğa felsefesi” adı oldukça yakın zamanlara aittir. Terim, bir zamanların “doga metafiziği”, “doganın felsefesi”, “spekülatif fizik” gibi eşanlamlı deyimleriyle birlikte, aslında Seneca ‘nın kııllandıgı bir terim olan “philosophia naturalis” deyiminin karşılığı olarak 18. yüzyıl Aydınlanmasında özel bir disiplin adı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Antikçag gibi Ortaçağ da, “doğa felsefesi” ile “doğabilimi” arasında hiçbir ayrım tanınmıyordu. Physis üzerine bir öğreti olarak physike episteme, kavranmış olsun olmasın, içerdiği tüm varlıkla “kosmos” üzerine bir öğretiydi. Burada üç alan ayırdediliyordu: “Anorganik” doğanın öğretisi olarak kosmoloji ; “organik” doğanın, organizmaların öğretisi olarak teleoloji ve son olarak da psikoloji

17. yüzyılda psikoloji bu üçlüden ayrıldı; geri kalan iki disipline birarada (doğa felsefesi ve fizik yanında) fizyoloji de dendi. Verulamlı Baco (Francis Bacon), bugün empirik- betimleyici doğabilimi kavramına o zamanlar verilen adla “historia naturalis”i, “doğa felsefesi” veya “doğa öğretisi” (doctrina de natuıa)’nden ayırdı ki, bu sonuncusuna bugün uygun düşen şey, bir bakıma teorik fizik tir.

İlk kez 18. yüzyılda fizyoloji, bugünkü anlamına uygun bir anlam içeriği kazanarak doğa felsefesinden ayrıldı. fakat bu ayrımlara koşut olarak, physica speculativa ve physica empirica, yine bunun gibi, physica experimentalis ve cosmologia generalis ayrımları da yapıldı (Wolff).

Aslında bu ayrımlardan ancak sonuncusu bugünkü doğabilimi ve doğa felsefesi ayrımına uymaktadır. Bu son dcyimler, özellikle Holbach ‘ın “Doğanın Sistemi” (1770),Kant’ın “Doğabiliminin Metafiziksel İlkeleri” (1786) ve Schelling ‘in “Bir Doğa Felsefesi Taslağı” (1799) adlı yapıtlarında yerleşik olarak kullanılarak yaygınlaştı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir