Dokumacılık

Dokumacılık Hakkında Bilgiler,İki iplik dizisinin, birbirine geçirilmesiyle kumaş oluşturma işlemi.

Dokumacılık
Dokumacılık ,İki iplik dizisinin, birbirine geçirilmesiyle kumaş oluşturma işlemi.

Dokumacılıkta iki iplik dizisinden biri olan uzunlamasına çözgü, dokuma işleminden önce dokumacı tarafından tezgâha “çözülür”.

Dokuma işleminde, atkı denilen ikinci iplik dizisinin yatay olarak, çözgüyle dik açı oluşturacak biçimde geçirilmesi gerekir.

Atkı ipliği, çoğunlukla bir mekiğe sarılır; mekik, çözgü iplerinin arasından geçirilirken, ipliğin açılmasını sağlar.

Dokuma işlemi, dokuma tezgâhıyla yapılır.,,

Dokumacılık Tarihi

Genel inanışa göre, dokuma teknikleri ilk olarak sepetçilikte uygulanmış, ince dallar ve kamışlar gibi bitki lifleri, sepet örmede hazır gereç olarak kullanılmıştır.

Kumaş dokumacılığında yumuşak, esnek ipliklerin kullanılması gerekir.

Bu tür iplikleri doğal liflerden üretme teknikleri, sepetçilikte gerekli olan daha sert, daha kaba lifleri kullanma tekniklerinden daha yavaş gelişmiştir.

Sepet yapımında, örme ve bükme gibi teknikler kullanılır.

Yine dokumacılıktan önce geliştiği sanılan ağ yapımında, lifler düğümlenerek ve ilmek yapılarak sağlam, esnek ağ gözleri oluşturulur.

Bir dizi lifi bir çerçeve üstünde tutma düşüncesi ortaya çıkmadan önce, bu tekniklerin taşıdığı olanaklar konusunda oldukça büyük deneyim kazanılmıştır.

Öte yandan, kenevirin ham lifleri gibi işlenebilir gereçleri eğirerek iplik haline getirme yöntemi bulunmadan da, kumaş dokumacılığının gerçekleşmesi olanaksızdı.

Hem dokuma tezgâhının, hem de iğin geliştirilmesinden sonra (bunların, dünyanın her yanındaki çok farklı kültürlerde birbirinden bağımsız olarak bulunduğu anlaşılmaktadır), dokuma tekniklerinde hızlı ilerlemeler gerçekleşmiştir.

Cilalı taş Devri’nde Avrupa’da yaşayan “Göl İnsanlarının günümüzden 7000 yıl önce keten kumaş üretmeyi bildikleri düşünülmektedir.

Almaşık çözgü iplerini aynı anda kaldıran araçların (gücüler) da, İ.Ö. IV. bin yılda Mısır’da, Tunç Devri’nde de Avrupa’da ve Asya’da bilindiği anlaşılmaktadır.

Ayakla çalıştırılan gücülerin eski Çin’de bulunduğu sanılmaktadır.

Bu ilk tezgâhlarda karmaşık dokumalar üretilebiliyordu.

Söz gelimi, Peru’da yaşayan İnkalar,yaklaşık olarak İ.Ö. 1500’e kadar uzanan dokumacılık geleneklerinde, parlak renkli, karmaşık desenli yünlü ve pamuklu kumaşlar üretiyorlardı.

Günümüzde dokuma makinelerinin çoğunun motorlu ve aşağı yukarı bütünüyle otomatik olmasına karşın, temel dokuma biçimleri (armürler), el tezgâhının ilk dönemlerinde geliştirilen tarzlardan farklı değildir.

Temel dokuma biçimleri: Ne kadar karmaşık olurlarsa olsunlar, bütün dokuma kumaşlar, üç temel armürün çeşitlemeleri kullanılarak üretilir.

Tafta ya da bezayağı, en çok rastlanan, en sağlam ve en yalın dokumadır.

Tafta kumaşlarda, atkı, tek sayılı çözgülerin üstünden, çift sayılı çözgülerin de altından geçirilir.

Mekiğin bir sonraki geçirilişinde atkı, çift sayılı çözgülerin üstünde ve tek sayılı çözgülerin altında yer alır.

Dimi ya da çapraz dokuma, atkının 1 ve 2 numaralı çözgülerin üstünden, 3 ve 4 numaralı çözgülerin altından, bir sonraki sıradaysa 2 ve 3 numaralı çözgülerin üstünden, 4 ve 5 numaralı çözgülerin altından geçirilmesiyle oluşturulur.

Dimi kumaşlarda, sağa ya da sola doğru uzanan çapraz çizgiler vardır.

Saten dokumada atkı, bir dizi çözgü ipini atladıktan sonra dokunur; “yüzme” denilen bu atlamaların sayısı 12’ye kadar çıkabilir.

Bir sonraki sırada, yüzme işlemi farklı bir çözgü dizisinde yinelenir.

Kumaşın yapısını belirleyen dokuma biçimine ek olarak, kumaşın görünüşünü etkileyen bazı başka etmenler de vardır.

Kumaşın belirli bir alanında çözgüler ile atkıların oranı eşitse, çözgü ve atkının aynı belirginlikte olduğu kare armürlü kumaş elde edilir.

Çözgü sayısı fazla olabilir (çözgü yüzlü kumaş) ya da atkı sayısı fazla olabilir (atkı yüzlü kumaş).

Armürün en belirgin özellikleri ortaya çıkacak biçimde tutulduğunda, çözgü yüzlü bir bezayağı kumaşta, yatay çizgiler belirginleşir; atkı yüzlü bir armürdeyse, boyuna çizgiler görülür.

Çok karmaşık desenler oluşturmak için, dokunmuş kumaşın ışığı yansıtma özelliğinden yararlanılır; sözgelimi, bezayağı armürlü bir kumaşın deseni, ışığı yakalayan ve anahatları ışıkla çizilen saten armür biçiminde dokunmuş olabilir.

Farklı renkte ipliklerin kullanılması ve renk ile çözgü ve atkı arasındaki ilişki de, deseni belirleyebilir.

Söz gelimi, bir şerit, çözgü yüzlü kumaşta boylamasına, atkı yüzlü kumaştaysa yanlamasına uzanabilir.

Çözgü ya da atkı öne çıkarılarak yaratılan birçok farklı etkiye ve temel dokuma biçimlerinin neredeyse sınırsız sayıdaki çeşitlemelerine ek olarak, özel kumaşlar üretmek için bazı başka teknikler de kullanılır.

Battaniye gibi ağır yünlülerde kullanılan çift yüzlü dokuma tekniğinde, iki çözgü ipi dizisi, bir atkı dizisiyle (ya da iki atkı dizisi bir çözgü dizisiyle) dokunarak, iki yüzlü bir dokuma elde edilir.

Böyle bir dokumanın her iki yüzünde genellikle farklı armür bulunabilir.

Çift katlı kumaşlarda hem çözgü, hem de atkı iki dizi halinde kullanılır; çözgü dizileri karşıt atkı içinden düzenli biçimde çekilerek, iki yüzeyin birbirine geçmesi sağlanır.

Havlu kumaşı gibi havlı dokumalar da iki dizi çözgü ya da atkıyla dokunur.

Dizilerden biri “zemin”i oluştururken, öbür dizi, havlı kumaşın ayırıcı özelliği olan kabarık ilmekleri oluşturur.

Kadife, çözgü havlı bir dokumadır; çift dizi halinde olan çözgü kesilerek kadifenin tüyleri oluşturulur.

Lappet armür, kumaş yüzeyinde yüzme olarak fazladan çözgü ipleri kullanan birkaç armürden biridir.

Düzenli bir biçimde dokunan fazlalık çözgü, kesilir ya da neredeyse işlemeli gibi görünen kabartma desenli birçok kumaşta olduğu gibi, yüzeyde bırakılır.

Brokar armürler de kabartma desenli bir etki yaratır;-bu amaçla yüzme olarak fazladan atkı ipleri kullanılır.

Hafif, şeffaf ipekli, pamuklu ve rayon (yapay ipek) kumaşlar, bürümcük (tül) armürle dokunur; bu dokumada bazı çözgü ipleri, atkıyla birbirine dokunarak açık, dantelsi bir yapı elde edilir.

Bazı el dokuması halılarda atkı, mekikle çözgünün içinden geçirilmeyip, bir çift çözgü ipine bağlanır; atkı uçları, hav oluşturacak biçimde serbest bırakılır.

El tezgâhlarında günümüzde de, halı dokunurken, çözgü ipleri elle tek tek çekilir ve atkı geçirilip bağlanırken, açık kalması için araya bir tahta parçası sokulur.

Bir cevap yazın