Ebu Musa Cabir bin Hayyan,Hayatı,Buluşları

Ebu Musa Cabir bin Hayyan  (Ebu Musa Cabir bin Hayyam el-Azdî el-Kûfî), ünlü arap simyacısı.

Ebu Musa Cabir bin Hayyan (kısa) Hayatı

Doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor. VIII. yy.ın ikinci yarısı ile IX. yy.ın başlarında yaşadığı tahmin Ebu Musa Câbir bin Hayyanediliyor.

Horasan’ın Tus şehrinde doğduğu ve Kûfe’de (Irak) yaşadığı bilinmektedir.

Bazı tarihçiler tarafından Harran’da doğduğu ileri sürülürse de bu, pek zayıf bir ihtimaldir.

Cabir’in hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Fakat buna rağmen şöhreti, öteki arap simyacılarının çok üstündedir.

Razi ve İbni Sina gibi bilginler ona «üstatlar üstadı» unvanını verirler.

Ebu Musa Cabir bin Hayyan Buluşları

Cabir’in şöhreti ortaçağ İtalya’sında daha da arttı. İtalyan bilgini ve hekimi Cardano (XVI. yy.), Cabir’i dünyada mevcut on iki dâhi arasında sâyar.

Cabir’e ve öğrencilerine mal edilen simya eserlerinin beş yüzden fazla olduğu söylenir.

Bunlardan İbn Nadim’in Kitab-ül-Fihrist’inde gösterilmiş olan önemli bir kısmı, insan bilgisinin tamamını içinde toplar.

Cabir’in eserleri eski ilmin bölümlerini kapsadığı için, bunlar aracılığıyla eski yunan ilminin kaybolmuş kısımlarını ortaya çıkarmak mümkündür.

İslâm dünyasında yazılmış simya kitapları Cabir’in eserleri kadar geniş değildir, ilimler sistemine İslâmlık ilmini sokan da Cabir’dir.

Bu isim, IX. yy.ın pek aşırı giden şiîlerinin dayandığı ve İslâmlığın varlığını tehlikeye düşürmüş olan bir görüş yansıtır.

Cabir’e göre vahiy ve Kur’an yerine yunan felsefe ve ilmi geçecek ve şeriat ortadan kalkacaktır.

Bu yönden Cabir, Karmatîlere çok yaklaşır. Mezhebinde Nuseyrîlere benzeyen taraflar da çoktur.

Meselâ, Cabir’de de Ayn (=Ali), Mim (=Muhammed), Sin (=Selman) gibi üç İlâhî esas vardır. Ona göre Sin, Mim’den üstündür; bu suretle Cabir sünnetten ayrılır. Tenasuha da yer verir.

Cabir’in ilmi, «mizan» prensibine dayanır. Bu prensip, pek çeşitli metafizik düşünceleri kapsar. Cabir, mizan fikri ile ilmî birciliği (monizm) ifade ve ikiciliği (düalizm) reddeder.

Onun bu fikrinde yeni eflatunculuk prensiplerinin de etkisi görülmektedir. Mizan, Kur’an’ın «ruz-i ceza» esası ile de ilgilidir ve bununla Cabir’in ilmî sistemi, dinî sistemine bağlanmış olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir