Edebiyatta Kıssa Nedir | Kültür,Sanat,Edebiyat |

Edebiyatta Kıssa Nedir,Kıssa, arap edebiyatında bazen, «kısa hikaye» anlamındaki makame sözünün karşılığı olarak geçer; osmanlı edebiyatında daha çok «menkıbe, olağanüstü durumları anlatan yazı» anlamında kullanılırdı.

Tanzimat döneminde peygamberlerin hayatını, olağanüstü işlerini konu edinen yazılara kıssa adı verildi.

Cevdet Paşanın Kısas-ı Enbiyamı (Peygamberlerin kıssaları) bu anlamda alındı.

Hatıraları konu edinen küçük yazılara da kıssa dendiği oldu.

Edebiyatın din konularını işleyen türlerinde bu kelime daha başka bir anlamda geçer.

Kur’an’da kıssa sözünün kendi değil aynı kökten türemiş değişik kavramları görülür ve bunlar bir olayla bir kimseyle ilgili durumları işlemek, hikaye etmek, anlatmak anlamlarına gelir.

Gene Kur’an’ın bazı surelerinde geçen kıssa, kussihi, kasasa gibi eş köklü sözler bir olayı, bir rüyayı anlatmak, hikaye etmek, Tanrı tarafından gönderilen bir haberi başkalarına duyurmak anlamında kullanılır.

Başta Beyzavi olmak üzere bazı tefsirciler kıssayı bildirme, beyan etme karşılığı kullandılar.

Buhari bu sözü, konu, olay, mesele anlamında yazar.

Daha sonraki çağlarda özellikle XIV. yy.dan sonra kıssa, peygamberlerle ilgili hatıralar, hikayeler anlamında kullanılmaya başlandı.

Sa’lebi’nin Kısas-ül Enbiya (Peygamberlerin Kıssaları) adlı eserinde kıssa bu anlamdadır.

Bunların çoğu, eski edebiyatta büyük bir önem kazanan secili yazılardır.

Bazılarının insanda heyecan yaratmak, savaşta orduların din duygularını kamçılamak, coşturmak için yazıldığı ileri sürülür.

Zamanla gelişen ve dini bir niteliğe bürünen bu yazı türünün kussas (kıssa yazarı) adı verilen yazıcıları ortaya çıktı.

Bütün islam ülkelerinde birçok kıssa yazarı yetişti.

Ahlaki öğütler veren, bazı hikmet konularını işleyen öğretici, örnek olucu nitelikte kıssalar yazıldı.

Bazen kıssa, örnek alınması gereken, bir konuyu işleyen yazı türü anlamını kazandı.

Türk ve İran edebiyatlarında ahlaki bir nitelik taşıyan dini arap kıssaları (özellikle peygamberlerle ilgili olanlar) şiirleştirildi.

Attar, Sadi, Mevlana Celaleddin gibi mutasavvıf şairler, din kıssalarını işleyen mesnevi türünde şiirler yazdılar.

Bir cevap yazın