Edirnekapı,Tarihçesi,Mimari Eserler

Edirnekapı  İstanbul surlarının kuzeybatı yönünde kara tarafına açılan kapı ve çevresindeki mahallenin adı.

Edirnekapı Tarihçesi

Edirnekapı 
Edirnekapı  İstanbul surlarının kuzeybatı yönünde kara tarafına açılan kapı ve çevresindeki mahallenin adı.

Marmara denizinden Haliç’e kadar uzanan Theödosios surları üzerindedir; Bizans devrindeki adı Kharsia Pyle veya Polikhandria idi.

Osmanlı-Türk hâkimiyeti sırasında Edirne kara yolunun başlangıç noktası olduğundan Edirne kapısı (Edirnekapı) adını aldı. Eğrikapı’ya 900, Sulukule’ye bin adım uzaklıktadır. İstanbul’un yedi tepesinden biri üzerinde, denizden yüksekliği 74 metredir.

Bizans devrinde 14 bölüme ayrılan şehrin 10. bölgesiydi. Petrion mahallesi, Khristhostes Khoras (Kariye müzesi) ve Aya Nikolaos kiliseleri, Aetios (Çukur bostan) ve Aspar (Sultan Selim) sarnıçları bu bölge içindeydi.

Khristhostes Khoras kilisesi camiye çevrilerek Kariye adını aldı.

Aya Nikolaos kilisesi ise 1556’da yıkılarak yerine semtin adı veya Kanunî’nin kızı Mihrimah Sultanın adiyle anılan büyük cami yapıldı.

Sonradan verilen bir müsaadeyle Aya Nikolaos kilisesi Edirnekapı’nm karşısında yeniden yaptırıldı.

1437’de İtalya’nın Ferrara şehrinde Batı ve Doğu kiliselerinin birleşmesi için yapılan toplantı dolayısıyle kandiyeli papaz Arsenios’un parşömen üzerine yazdığı İncil bu kilisededir.

1203’teki haçlı saldırısında 17 temmuz günü Andera Dandalo, Petrion mahallesini basarak buradaki surların iki burcunu ele geçirince Aleksios III paniğe kapılarak şehirden kaçtı.

Müslüman arapların şehri ilk kuşatmalarında da en şiddetli saldırılar buraya yapıldı (672). Ünlü İslâm büyüklerinden Ebû Eyyub el-En-sârî bu bölgede şehit düştü.

1453’te Fatih şehri kuşattığı zaman Bizans imparatoru Konstantinos XI karargâhım Edirnekapı yakınlarına kurdu.

Fatih Sultan Mehmed ise merkez saldırı hattı olarak Topkapı-Edirnekapı arasını tespit etti, ağır topçu bataryalarını Tekfur sarayı ile bu kapı arasına yerleştirdi.

Surlara ilk büyük saldırı buradan yapıldı. Şehrin düşmesine sebep olan 28 mayıs taarruzu da bu bölgede gelişti. Söylentiye göre 29 mayıs 1453’te Fatih Sultan Mehmed Edirnekapı’dan Bizans başkentine girdi

İstanbul alındıktan sonra şehirde kurulan ilk türk mahallelerinden biri Edirnekapı’dır. Çeşitli imar hareketleri sonucu genişleyen mahalleye Neslişah, Dragman ve sur dışındaki Otakçılar mahalleleri katıldı.

Sur İçindeki Başlıca Mimari Eserler

Mihrimah-sultan, Neslişah kadın, Canfedahatun, Sarmaşık camileri; Sekbanbaşı Kaşımağa, Çakırağa mescitleri; Mihrimah sultan medresesi, Mihrimah ve Neslişah mekteb-i sıb-yanları, ismail-i Nakşibendî, Nureddin-i Cerrahî zaviyeleri, Mihrimahsultan imaret ve hamamı, Selim III’ün yaptırdığı buğday ambarları, bölgeyi sulayan Kalın Alipaşa, Yakup Kethüda, Küçük Ahmetağa, Kasapbaşı, Berberbaşı, Cilvenazkalfa, Kâmilpaşa çeşmeleridir (sur içinde).

Sur dışındaki önemli eserler: Otakçılar mescidi, medrese ve mekteb-i sıbyanı, Emîrbuharî ve Mus-tafapaşa tekkeleri, Sultan Mehmed IV, Mus-tafaağa, Ali Şah Cağalzade, Lâlî Mustafa, Ahmed Galippaşa çeşmeleri ve Otakçılar sebili.

Osmanlı devrinde önemli törenlere sahne olan Edirne kapısına, Birinci Ağa bölüğü bakar, kapandığı zaman anahtarı Yeniçeri ağasına teslim edilirdi. Burada iayrıca bölgenin düzenini korumakla görevli bir yeniçeri kolluğu (karakol) vardı.
İstanbul’a resmî giriş kapısı Edirnekapı’ydı. Padişahların cülûs törenleri, kılıç alayları, Eyüpsultan türbesine gidiş – dönüş, sadrazamların sefere gidiş – geliş ve elçilerin şehre girişlerinde genellikle bu kapıdan işlenirdi.
Sadrazamların İstanbul’da yaptıkları büyük kollarda da (genel denetleme) Edirnekapı’dan girilir veya çıkılırdı.
Edirnekapı’dan şehrin içine uzanan ana caddenin adı Ulu-yol’du. (Şimdiki Fevzipaşa caddesi.) Caddenin bir ucu Davutpaşa kışlasına, öbür ucu da Babı Hümayun önüne kadar giderdi.
Edirnekapı’daki Mihrimahsultan camii, sur dışındaki Emîrbuharî, Bayrampaşa, Mustafapaşa tekkesi mezarlıklarıyle Edirnekapı şehitliğinde birçok ünlü türk bilgini, yazarı, devlet adamı ve şairi yatmaktadır.
Belli başlıları: kaptanıderya Sinan Paşa, Bakî, besteci Itrî, dârüssaade ağası Hacı Beşir Ağa, şeyhülislâm ibn Kemal ve Ârif Efendi, Sümbülzade Vehbi, İncili Mustafa Çavuş, Abaza şeyhi Abdürrahim-i Kayserî, İbrahim Halefi, Mehmed Âkif, Süleyman Nazif, Mehmet Emin Yurdakul’dur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir