Encümen-i Daniş Nedir?

Encümen-i Daniş Nedir Encümen-i Daniş, Tanzimat devrinde Fransız akademisi örnek alınarak kurulan bir bilim kurulu. Eğitim ve kültür alanında gerekli çalışmaları düzenlemek için 21 temmuz 1846’da toplanan Meclisi Maarifi umumiye, bir de «Encümeni Dâniş» kurulmasını kararlaştırdı.

Encümen-i Daniş Görevleri

Fransız akademisi örnek olmak üzere açılması düşünülen Encümeni Dâniş, özellikle çeşitli ilmî ve teknik eserleri telif ve tercüme etmeyi, Türkçenin geliştirilmesi yolunda çaba göstermeyi başlıca hedef olarak programına aldı.

Encümeni Dâniş’in teşkilatıyla amacını belirten ve Cevdet Paşa tarafından kaleme alınan gerekçe Abdülmecid’e sunulunca bu konuda 26 mayıs 1851’de irade çıktı.

Daha sonra da yine Cevdet Paşa tarafından bir beyanname hazırlanarak Takvim-i Vekayide yayımlandı (haziran 1851).

Maarif tarihimiz bakımından önemli bir belge niteliğinde oian bu beyannamede Encümeni Dâniş’in kuruluşundaki amaç belirtildiği gibi, ayrıca başkan ve üyeleri de ilân edildi.

Bu teşebbüsün başında bulunan Reşid Paşa, bu konudaki görüşlerini Muharrerat-ı Nâdire adlı mecmuada açıkladı. Encümeni Dâniş, 18 temmuz 1851’de (119 Ramazan 1267) büyük bir törenle açıldı.

Bezmiâlem Valide Sultanın Sultan Mahmud türbesi yakınlarında yaptırdığı Dârülmaarif adlı okul içinde Encümeni Dâniş için bir yer ayrıldı.

Açılışta padişah, sadrazam Mustafa Reşid Paşa, bütün vükelâ ve ulema bulundu; ilk konuşmayı Reşid Paşa yaparak Abdülmecid’in ferman ve iradesiyle Encümeni Dâniş’i resmen açtığını bildirdi.

Kuruluşun ikinci başkanı Hayrullah Efendi (Müverrih), Ahmed Cevdet Paşanın hazırladığı uzun bir nutku okuyarak, hayatta en büyük mürşidin ilim, en gerçek mutluluğun da bilgi yolu olduğunu izaha çalıştı.

O gün, dahilî denilen üyelerine birer rüus (bir çeşit diploma) verildiği gibi, o sırada hariciye müsteşarı bulunan Fuad (sonra sadrazam Fuad Paşa) ve Ahmed Cevdet Efendiler (Paşa) tarafından ortaklaşa yazılmış olan Kavâid-i Osmaniye adlı ilk türkçe gramer de Encümeni Dâniş’in birinci eseri olarak padişaha sunuldu.

Encümeni Dâniş’in tüzüğüne göre biri dahilî (aslî), diğeri haricî (fahrî, şeref üyesi) olmak üzere iki türlü üyesi vardı.
Dahili üyelerin sayısı kesin olarak 40 kişiydi. Bunların bir ilim dalında uzman olması, bir yabancı dili bilmesi, yani eser telif ve tercümesine yetecek ehliyette bulunması şarttı.
Haricî üyelerin Türkçe bilmeleri şart değildi; hangi dil ile olursa olsun Encümen’e bilgi vermekteki iktidarları yeterli sayılıyordu. Sayıları 30 olarak tespit edilmişti.
Encümen-i Dâniş’in aslî üyeliklerinde M. Reşit Paşa (sadrazam), Arif Hikmet Bey (şeyhülislâm), Serasker Mehmed Paşa, Hariciye nazırı Ali Paşa, Ticaret nazırı İsmail Paşa gibi belli başlı devlet adamları bulunduğu gibi, Fuad, Şerif, Mehmed, Ahmed Cevdet, Hayrullah, Ziver, Ahmed Vefik Efendiler gibi devrin ilim, edebiyat ve kültür hayatında tanınmış kişileri de vardı.
Başkanlığa Şerif Mehmed, ikinci başkanlığa da Hayrullah (tarihçi) Efendiler getirildi. Fahrî üyeleri arasında ise devrin rum ve ermeni bilginleri ile birlikte tanınmış İngiliz şarkiyatçısı Redhouse, tarihçi Hammer, fransız şarkiyatçısı Bianchi gibi ünlü avrupalı ilim adamları yer alıyordu.
Ali Paşa, bilim alanında söz sahibi olmayan devlet adamlarının aslî üye olmasını doğru bulmamasına rağmen bu görüş dikkate alınmadı.
Bu durum sonradan teşebbüsün çalışmalarının verimsizliğinde en büyük etken oldu.
Encümeni Dâniş’in görevlerinden biri de gerekli eserleri telif ve tercüme ettirmesiydi. Osmanlı tarihi üzerine yazılacak eserler de Encümen üyelerinden bir kısmına verildi.
Bu dağıtım sırasında Ahmed Cevdet Efendiye (Paşa) de 1774’ten 1824 yılına kadarki zamanı kapsayan bir osmanlı tarihi yazılması işi verildi.
Ön iki cilt tutan Cevdet Tarihi böylece meydana geldi. Cevdet Paşa 1854’te tarihisin ilk üç cildini bitirerek Abdülmecid’e sundu; Encüment Dâniş’in ilmî çalışmaları rıakkında bundan başka bir bilgiye rastlamıyoruz.
Lağvedildiği hakkında herhangi bir belge yoktur. Ancak 1862’ye kadarki devlet salnamelerinde Encümeni Dâniş’in adı ve teşkilâtı bulunduğu halde bu tarihten sonra buna da rastlanmaz. Abdülmecid’in ölüşü ile Encümeni Dâniş’in varlığı ve çalışmalarının da sona erdiği tahmin edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir