Erzurum

Erzurum,merkezi Erzurum kenti olan Erzurum ili 19 ilçeye bölünmüştür: Merkez, Aşkale, Çat, Hınıs, Horasan, Ilıca, İspir, Karaçoban, Karayazı, Köprüköy, Narman, Oltu, Olur, Pasinler, Pazaryolu, Şenkaya, Tekman, Tortum, Uzundere.

Doğuda Kars ve Ağrı, güneyde Muş ve Bingöl, batıda Erzincan ve Gümüşhane, kuzeyde Rize ve Artvin, kuzeydoğuda Ardahan illeriyle sınırlı olan Erzurum ilinin yüzey şekillerinde dikkati en çok çeken öğeler, yüksekliği 2 000 metreyi aşan yaylalar, bu yaylalar üstünde 3 000 metreden yüksek dağlar ve yer yer yayla içine gömülen çukur ovalardır.

Karasu-Aras dağları adı verilen dağ sıralarının bazı öğeleri, Erzurum ilinin güney kesiminde yeralır. Bunların en önemlisi, Erzurum kentinin ve ovasının hemen güneyindeki Palandöken dağı (3 176 m) ile daha doğuda Pasinler ovasının güneyindeki Çakmak dağıdır (3 063 m).

Bingöl dağının (3 193 m) da kuzey yarısı, Erzurum ili sınırları içindedir. İlin kuzeyindeki dağlarsa, Kuzey Anadolu dağlarının ikinci sırasına bağlıdır.

Bu sıranın en önemli dağları, İspir ile Erzurum arasındaki Mescit dağı (3 239 m), daha doğudaki Kargapazarı dağı 045 m) ve yarısı Ardahan ili sınırları içinde kalan Allahüekber dağıdır (3 121 m).

İlin güney ve kuzeyindeki bu dağların arasına iki büyük ova girer: Erzurum ovası; Pasinler ovası. İki ova birbirinden Deveboynu geçidiyle ayrılır. Bu çukur ovalardan birincisinin en alçak kesimleri 1 800 m’ye kadar iner; İkincisinin zeminiyse, deniz düzeyinden 1 650 m yüksekliktedir.

Erzurum ilinin büyük kesiminde kışlar uzun ve sert, yazlar kısa geçer. İlin kuzeyindeki çukur vadi tabanlarındaysa, iklim sertliğini yitirir, il merkezindeki meteoroloji istasyonunun gözlemlerine göre, en soğuk ay ortalaması – 8,3 °C, en sıcak ay ortalaması 19 °C, günümüze kadar kaydedilen en düşük sıcaklık – 35 °C, en yüksek sıcaklık 34 °C’tır. Aynı istasyonda yıllık ortalama yağış tutarı 461 milimetredir.

En az yağış düşen mevsim ilkbahardır. Kış aylarındaki yağışın büyük bölümü de kar halinde düşer. Erzurum’a ortalama olarak yılda 50 gün kadar kar yağmakta ve yağan kar, ortalama 114 gün yerde kalmaktadır.

Orman örtüsü 1 900- 2 000 m’den başlar, 2 500 m’ye kadar çıkar. Başlıca orman alanları Oltu, Şenkaya ve Olur ilçelerindeki sarıçam ve meşelerdir. İlin batı kesimi ormandan yoksundur. Yalnızca Aşkale-Erzincan sınırı arasında meşeliklere raslanır.

İlin düzlük kesimlerini kaplayan otsu bitkiler, yerine göre bazen ilkbaharda yeşerip yazın kuruyan bozkırlar (stepler), bazen de yeşilliklerini yaz sonuna kadar koruyan çayırlar halindedir.

İlin doğu yarısı, sularını Aras ırmağı aracılığıyla Hazar denizine gönderirken, batı kesiminin suları Karasu aracılığıyla Basra körfezine gider. Kuzeydeki sular, Tortum ve Oltu çayları aracılığıyla Çoruh ırmağında toplanarak Karadeniz’e boşalır.

İlin en önemli gölü, Tortum suyu üstündeki Tortum gölüdür. 8 kilometre uzunluğunda, ortalama 1 kilometre genişlikte olan bu göl, Tortum çayının, yakınındaki Kemerlidağ’dan inen bir toprak kayması sonucunda tıkanmasıyla oluşmuştur.

Gölün fazla sularını akıtan ayak, basamaklı kalker arazi üstünde düşüşler yaparak, 50 metre yüksekliğindeki ünlü Tortum çağlayanını oluşturur. Bu düşüşten yararlanarak enerji üreten Tortum santralı, çevrenin elektrik gereksinmesini karşılar.

Cumhuriyetin ilk sayımında (1927) nüfusu 30 000’i biraz geçen kent, 1939 sonbaharında demiryolu hattının ulaşmasıyla gelişmeye başlayıp, 1965 sayımında nüfusu ilk kez 100 000’i aştı (105 317); 1990 sayımında 250 000’e yaklaştı (242 391).

Günümüzde Erzurum’un ana ekseni doğu-batı doğrultulu Cumhuriyet caddesidir. Başlıca işyerleri ve Mimar Sinan’ın yapıtı olan Lalapaşa camisi bu cadde üstünde sıralanır. Caddenin batı ucunda ortası havuzlu geniş bir meydan, doğu ucunda da ünlü Selçuklu yapıtı Çifteminare yeralır.

Buradan istasyona doğru inen eğimli bir cadde Erzurum’un asıl ticaret merkezidir (Ünlü “Taş mağazalar” da bu cadde üstündedir).

Batıdaki meydandan kuzeye doğru uzanan geniş bulvar boyunca, kentin kültür ve sağlık kuruluşları yer alır. Erzurum’un batısındaki geniş alanda da Atatürk Üniversitesi’nin yapıları yükselir.

Erzurum Tarihi

Anadolu’nun en eski devletlerinden olan Hititlerin sınır bölgesinde bulunan Erzurum, tarihi göç ve istila yolları üzerinde bulunduğundan, pekçok savaşlara sahne oldu. Hurriler, Asurlar, Kimmerler, İstikler (Sakalar)bölgeye hakim oldular.

Medler bu bölgeyi ele geçiremedilerse de burayı M.Ö. 6. asırda Persler istila etti. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender, İran’ı yenerek bu bölgeyi ele geçirdi. İskender’in ölümü ile Selökidler, sonra da Roma İmparatorluğunun eline geçen bu bölge, Romalılarla Partlar arasında kanlı savaşlara sebeb oldu.

Roma’nın bölünmesiyle M.S. 195’te Erzurum, Bizans’ın (Doğu Roma) payına düştü. Bizanslılar ile Partların halefi Sasaniler arasında el değiştirdi. M.S. 422’de Bizanslılar Erzurum’a yakın yerde “Theodosiopolis” şehrini kurdular.

Hazret-i Ömer zamânında 633 senesinde İslam ordusu Erzurum ve Theodosiopolis’i fethetti. Müslümanlar Theodosiopolis’e “Kaalikalâ” ismini verdi. Bu şehrin nüfûsu kısa zamanda 200 bine ulaştı. O devirde Erzurum dünyanın en büyük şehirlerinin başında geliyordu.

İslam devletleri; kendi aralarında iç mücâdelelere başlayıp, zayıflayınca, Bizanslılar, Erzurum’u ve diğer şehirleri geri aldı. Oğuz Türklerinden Selçuklular, 1071 Malazgirt Zaferinden 22 sene önce 1048’de Pasinler Meydan Muhârebesinde Bizanslıları yenerek Erzurum’u Tuğrul Bey, kardeşi Çağrı Bey ve ilerde Anadolu Fâtihi ünvânını alacak olan Süleymân Şahın babası Şehzâde Kutalmış Bey fethettiler. Fakat anlaşma gereği Erzurum Bizans’a geri iâde edildi. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Selçuklu Sultânı Alparslan’ın kumandanlarından Ebü’l-Kasım, Bizanslıları yenerek Erzurum’u fethetti. Erzurum ve civârında Saltık (Saltuk)oğulları “Saltuklular” Beyliği kuruldu. Saltuklular Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliğidir.

1202 senesine kadar Erzurum Saltuklu Beyliğinin başşehriydi. 1202’de Konya’daki Anadolu Selçuklularına bağlı bir vilâyet oldu. 1242’de Moğolların eline düştü, böylece bölgeye İlhanlılar sâhip oldular.

1335’te İlhanlılar dağılınca, Erzurum ve çevresi Eratna (Ertene)Türk beyliğine geçti. On dördüncü asır sonlarında Karakoyunlular ve sonra Timur Han, Erzurum’u ele geçirdi. On beşinci asır ortalarına kadar Timurlulara tâbi Karakoyunluların elinde kaldı.

Karakoyunluların yerine geçen Akkoyunluların eline geçen Erzurum, 1502’de Akkoyunlulardan Safevi Hanedanının kurucusu Şah İsmâil Erzurum’u ele geçirdi. Safeviler zamanında Erzurum çok geriledi.

1514’te Yavuz Sultan Selim Han Erzurum’u fethetti. Safeviler Erzurum’u geri alınca, Kânuni Sultan Süleyman Han Erzurum’u kesin olarak Osmanlı toprağına kattı.

Trabzon-Tebriz ticaret yolunun üzerinde bulunan Erzurum, serhat şehri (kalesi) ve İran’a yapılan seferlerin askeri üssü olarak Osmanlı devrinde yeniden bir eyalet merkezi olarak çok gelişti. Kültür, sanat, sanayi ve askeri merkez hâline geldi. Erzurum eyaleti; Erzurum, Erzincan, Gümüşhane illeri ile Muş’un Malazgirt ve Bingöl’ün Kığı ilçelerini içine alıyordu. Erzurum 1828-1829, 1878 ve 1916’da 3 defa Rus istilâsına maruz kaldı. Bu istilalar geçici olmakla beraber Ruslar çok büyük tahribat yaptılar. 1877-1878’de Müşir Gâzi Ahmed MuhtarPaşa doğuda Rusları ard arda birkaç defâ bozguna uğratmasına rağmen savaş, devamlı takviye alan Rusların lehine döndü.

Müşir Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Rus generali Tergukasof’u Halyaz Meydan Muhârebesinde yendi. Ayrıca Rus başkomutanı Ermeni asıllı Melikof’u Zivin Meydan Muhârebesinde perişan etti. Rus çarı, bu yenilginin üzerine Melikof’u azletti. Gâzi Ahmed Muhtar Paşa, Rus ordusunu Kars ve Gümrü arasında Gedikler Meydan Muharebesinde üçüncü defâ yendi. Sultan İkinci Abdülhamîd Han, Ahmed Muhtar Paşaya “Gâzi” ünvânını verdi. 34 bin Türk askeri Yahniler Meydan Muhârebesini 74 bin Rus askerine karşı kazandı. Ruslar aşırı derecede kuvvet yığınca, Gâzi Ahmed Muhtar Paşa ordusunu Erzurum’a çekti. Böylece Türk ordusunun dağılması önlendi. Türk askeri ve Erzurum halkının harp târihine destan olarak geçen savunması karşısında Ruslar geri çekildilerse de aldıkları takviyelerin sonunda 9 Kasım 1877’de işgal ettikleri Erzurum’u 13 Temmuz 1878 tarihine kadar ellerinde tuttular. Birinci Dünyâ Harbi sırasında tekrar Rus işgaline uğradı (1916). 1917’de Erzurum’u terk ederken şehri Ermeni çetelerine teslim ettiler. Ermeni çetelerinin tahribat ve katliamı Ruslardan daha korkunç oldu.

Doğu Fatihi Kazım Karabekir komutasındaki Türk kuvvetleri, Erzurum’u Ermeni çetelerinden geri aldığında Erzurum harâbe hâlinde idi. Ermeni çetelerince binlerce insan katledilmiş, Selçuklu ve Osmanlılara ait târihi eserlerin çoğu imhâ edilmişti. İşgalci kuvvetlerin baskısıyle göç eden halkın bir kısmı yeniden Erzurum’a döndüler. 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresinde, İstiklal Harbinin ve Milli Mücadelenin temelleri atıldı. Cumhuriyet devrinde il olan Erzurum yeniden gelişmeye başladı.Erzurum  Doğu Anadolu’nun en büyük ve gelişmiş şehridir.

Erzurum Ekonomisi

Erzurum ilinde ekonomik yaşam, tarım ve hayvancılığa dayanır. Tarım alanlarının büyük bölümü tahıla ayrılmıştır. Buğday yetiştiriciliğinde Merkez, Pasinler ve Horasan ilçeleri başta gelir. Sanayi bitkilerinden şekerpancarı ekimine önem verilir. Yöreye 1956’da giren şekerpancarı, daha az ölçüde Oltu, Tortum ve Hınıs ilçelerinde de yetiştirilir. Erzurum ilinde sebzelerden patates, lahana, soğan ve şalgam yetiştiriciliği yapılır. Meyvecilik, ilin kuzeyindeki Oltu, Tortum, ispir ve Olur ilçelerindeki vadi tabanlarında gelişmiştir.il sınırları içinde koyun ve sığır yetiştiriciliğinin yanı sıra, arıcılığa da önem verilir.

Erzurum ilinin en önemli yeraltı gelir kaynağı linyittir. Şenkaya ilçesinde Balkaya’da, Aşkale ilçesinde Kükürtlü’de, Oltu ilçesinde linyit yatakları içinde petrol izlerine de raslanmıştır. İlin yeraltı gelir kaynaklarından biri de, Oltu ilçesindeki siyah kehribardır (oltutaşı); bundan tespih, kolye, ağızlık, vb. süs eşyaları yapılır.

Başlıca sanayi kuruluşları ilin merkezinde toplanmıştır: Şeker fabrikası, Et kombinası, Yem sanayisi, Kiremit fabrikası, un fabrikaları. İl merkezi dışındaki en önemli kuruluş, Aşkale’deki çimento fabrikasıdır.

Erzurum Ulaşım

Erzurum, çeşitli karayollarının birleştiği önemli bir kavşak noktasıdır. Trabzon – İran transit yolu, İskenderun -Erzurum, Erzurum – Rize, Erzurum-Artvin, Erzurum-Kars, Erzurum – Muş karayolları ilin merkezinde düğümlenir. Erzurum’a 1939’da ulaşan demiryolu, ili batı-doğu doğrultusunda keser. Haydarpaşa’yı Kars’a bağlayan bu nat üstünde, batıdan doğuya doğru Aşkale, Erzurum, Hasankale ve Horasan’ın istasyonları vardır. Ankara ve İstanbul’dan Erzurum’a düzenli uçak seferleri de yapılmaktadır.

 

Erzurum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir