Eski Mısırlıların Dini

Eski Mısırlıların Dini Eski Mısır’da her şeye din hâkimdi. Bugün bâtıl inançlar diye adlandırdığımız şeyler, o çağda doğrudan doğruya dinle ilgiliyidi. Mısırlılar, tanrıların ve tanrıçaların doğumdan ölüme kadar insan uğraşlarının hepsine katıldıklarına inanırlardı. İyi bir Mısırlının iyi bir hayat yaşayabilmesi için tanrıların emirlerine itaat etmekten başka çaresi yoktu.

Bir kimse öldükten sonra, tanrılar bu kimsenin kendi emirlerini gerektiği gibi yerine getirip getirmediğini incelerler ve yargılarlardı. Eski uluslar arasında krallarının tanrı olduğuna inanan tek ulus, Mısırlılardı. Aynı zamanda tanrı olan kral, kutsa) kudretiyle memleketin bolluk ve düzen içinde sürüp gitmesini sağlardı.

Antik dönemde Mısırlılar rüzğâr ve su gibi tabiat kuvvetlerine taparlardı. Ama kentler genişledikçe herkes kendi özel tanrısını benimsedi. Delta’nın bir kısmında insanlar Cennet Tanrısı Horus’a tapıyordu. Başka bir semtte Bitki Tanrısı Oziris egemenliğini sürdürüyordu. Bu tanrı, daha sonra ölüm tanrısı olmuştur. Kahire yakınındaki Heliopolis Güneş Tanrısı Ra’nm tapınma merkeziydi. Heliopolis, Yunancada «Güneş Kenti» anlamına gelir. M ö. 2500 yıllarında rahipler Tanrı Ra’ya tapınmayı devletin resmî dini haline getirdiler. Ra’nm tanrısal ailesinin öteki üyeleri arasında şu tanrılar Vardı: Oziris ve karısı tzis; Oziris’in kötülükle dolu kardeşi Set ve karısı Neftis; Hava Tanrısı Şu, Rutubet Tanrıçası Tefnut; Toprak Tanrısı Ceb: ve Gök Tanrıçası Nut.

Tebai halkı Rüzgâr Tanrısı Amon veya Ammon’a tapardı. İmparatorluğun siyaset merkezi Tebai olunca Mısırlılar Amon ile Ra’vı birleştirerek Amon – Ra’ya tapmağa başladılar

Mısırlılaı Dazı hayvanların özel bir şekilde kişilere tanrılık edebileceğine de inanırlardı. Örneğin; koçu Tanrı Ra için seçmişler ve bu tanrının tapmağına bir koç başı yerleştirmişlerdi öteki kutsal hayvanlar arasında ağzı köpeğinkine benzeyen bir çeşit maymun, boğa, kedi, timsah ve çakal da vardı

Eski Mısırlılar ölümden sonraki hayata çok büyük önem verirlerdi, tyi bir hayat süren bir kimsenin öldükten sonra yaşamağa devam etmediği düşüncesini inkâr ederlerdi. Öteki dünyanın Mısır’dan daha da zengin ve rahat bir yer olduğuna inanırlardı. Taştan büyük mezarlar inşa ederler, öteki dünyada kullanılması için kumaşları, elbiseleri, mücevherleri, yiyecek maddeleri ölü ile birlikte gömerlerdi, ölülerini tahnit ederler ve kumaş parçalariyle sıkı sıkı sararlardı Bu şekilde saklanan cesetlere mumya denirdi

Eski Mısırlılar, bazı mezarların duvarlarına oyma suretiyle yazılar yazmışlardır. Daha sonra tabutların içerlerine yazılar yazdılar Ölülerin ruhlarını koruması için mezarlara «ölüler Kitabı» nın papirüs üzerine yazılmış nüshalarını bırakmışlardır «Ölüler Kitabı» nın içinde büyü ve sihirle ilgili sözlerle dualar vardı

Eski mısır dinleriDinsel törenleri rahipler yönetir tapınakları da onlar korurlardı. Siyaset bakımından kendi özel tanrısını benimsedi. Delta’nın bir kısmında insanlar Cennet Tanrısı Horus’a tapıyordu. Başka bir semtte Bitki Tanrısı Oziris egemenliğini sürdürüyordu. Bu tanrı, daha sonra ölüm tanrısı olmuştur. Kahire yakınındaki Heliopolis Güneş Tanrısı Ra’nın tapınma merkeziydi. Heliopolis, Yunancada «Güneş Kenti» anlamına gelir. M ö. 2500 yıllarında rahipler Tanrı Ra’ya tapınmayı devletin resmî dini haline getirdiler. Ra’nın tanrısal ailesinin öteki üyeleri arasında şu tanrılar Vardı: Oziris ve karısı tzis; Oziris’in kötülükle dolu kardeşi Set ve karısı Neftis; Hava Tanrısı Şu, Rutubet Tanrıçası Tefnut; Toprak Tanrısı Ceb: ve Gök Tanrıçası Nut.

Tebai halkı Rüzgâr Tanrısı Amon veya Ammon’a tapardı. İmparatorluğun siyaset merkezi Tebai olunca Mısırlılar Amon ile Ra’vı birleştirerek Amon – Ra’ya tapmağa başladılar

Mısırlılar bazı hayvanların özel bir şekilde kişilere tanrılık edebileceğine de inanırlardı. Örneğin; koçu Tanrı Ra için seçmişler ve bu tanrının tapmağına bir koç başı yerleştirmişlerdi öteki kutsal hayvanlar arasında ağzı köpeğinkine benzeyen bir çeşit maymun, boğa, kedi, timsah ve çakal da vardı

Eski Mısırlılar ölümden sonraki hayata çok büyük önem verirlerdi, iyi bir hayat süren bir kimsenin öldükten sonra yaşamağa devam etmediği düşüncesini inkâr ederlerdi. Öteki dünyanın Mısır’dan daha da zengin ve rahat bir yer olduğuna inanırlardı. Taştan büyük mezarlar inşa ederler, öteki dünyada kullanılması için kumaşları, elbiseleri, mücevherleri, yiyecek maddeleri ölü ile birlikte gömerlerdi, ölülerini tahnit ederler ve kumaş parçalarıyla sıkı sıkı sararlardı Bu şekilde saklanan cesetlere mumya denirdi

Eski Mısırlılar, bazı mezarların duvarlarına oyma suretiyle yazılar yazmışlardır. Daha sonra tabutların içerlerine yazılar yazdılar Ölülerin ruhlarını koruması için mezarlara «ölüler Kitabı» nın papirüs üzerine yazılmış nüshalarını bırakmışlardır «Ölüler Kitabı» nın içinde büyü ve sihirle ilgili sözlerle dualar vardı

Dinsel törenleri rahipler yönetir tapınakları da onlar korurlardı. Siyaset bakımından rahiplerin kuvveti

büyüktü. Örneğin kral, yani «Firavun» hiçbir zaman rahiplere işçilerin ödemek zorunda bulundukları iş vergisini ödetememiştir. Rahipler, tapmaklarda binlerce tutsak çalıştırırlardı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir