Euripides Kimdir,Hayatı

Euripides Kimdir,Yunan trajedi yazarı (Salamis, İ.ö. 480-Pella, Makedonya, İ.ö. 406).

Euripides Hayatı

Yoksul bir ailenin çocuğu olduğu sanılan (Aristophanes’e göre babası meyhaneci, annesi sebze satıcısıydı) Euripides, iyi bir öğrenim görerek Anaksagoras’ın derslerini izledi; Protagoras ve Sokrates’le yakınlık kurdu.

EuripidesHiçbir kamu işinde görev almadı ve yirmi beş yaşına doğru, Aiskhylos’un öldüğü yıl, ük trajedisini tamamladı.

Aristophanes’in eleştirilerinin de doğruladığı gibi, yapıtlarının halkın büyük ügisini kazanmasına karşın, yanşmalarda yalnızca beş kez birinci olaildi: Bunun başlıca nedenlerinden biri, düşüncelerinin çağına göre çok ileri olmasıdır.

Yaşamının son yıllarını Magnesia’ da, daha sonra da Makedonya’da

Kral Arkhelaos’un sarayında geçiren Euripides’in ölümü, Atina’da büyük bir üzüntü yarattı.

Rakibi Sophokles, bir yas belirtisi olarak Oidipus trajedisini oynayan oyunculara taçlarını çıkarttırdı.

Bazı edebiyat tarihçilerine göre yetmiş sekiz, bazılarına göreyse doksan iki tiyatro oyunu yazmış olan Euripides’in yapıtlarından günümüze on yedi trajedi ile taşlamalı bir dram kalmış, trajedüerin tümünün konulan eski destanlardan ve mitolojiden alınmıştır.

Argonautlar efsanesi (Medeia); Truva savaşı efsanesi (Troades [Truvalıları; Hekabe; Andromakhe; Hele ne; İphigeneia Aulis’te [İphigeneia he en Aulidi]; Elektra; Orestes; İphigeneia Tauris’ te [İphigeneia he en Taurois]): Thebai efsanesi (Bakkha’lar[Bakkhai]; Phoinissai [Fenikeli Kadınlar]; Herakles Mainomenos [Deliren Herakles]]; Attike efsanesi (Herakleidai; Hiketides [Yalvaran Kızlar]) ;Hippolytos Stephanephoros; lon; Alkestis).Kyklops (Tepegöz) adlı taşlamalı dramıysa, Odysseus’un tepegöz Polyphemos’un yanında yaşadığı serüvenlerin eğlenceli bir anlatısıdır.

Euripides’in Medeia adlı trajedisi, daha önce kurtarıp korkunç işlerine oak ettiği kocası İason tarafından terk edilen büyücü Medeia’nın kıskançlığını ve öfkesini konu alır.

Medeia, kocasının, ralkibesi Kreusa üe evlenmek isteğini öğrenince, kızı öldürtür; çocuklarını çok sevdiği halde, aldığı öcün daha da korkunç olması için onları boğup kaçar.

Alkestis’teyse tersine, bir kadının kocası uğruna gösterdiği özveri anlatılır. Tesalya kralı Admetos, kendi yerine bir başkası ölmeyi kabullenmezse, ölecektir; bunun üstüne karısı Alkestis onun yerine ölmeyi kabul eder. Eşlerin ayrılış sahnesi oldukça etkileyicidir.

Alkestis can verir; Admetos’un düzenlediği cenaze töreni sırasında, dostu Herakles çıkagelir. Olanları öğrenince de Alkestis’i cehenneme gitmeden önce ölümün pençesinden çekip kurtararak kocasının yanına götürür.

Euripides, Hekabe adlı trajedisinde, analık acılarını konu almıştır. Priamos’un dul karısı Hekabe, Truva yenilgisinden sonra, tutsak edilir; nerdeyse bütün çocuklarını yitirdiğinden bütün sevgisini geride kalan kızı Polyksene ile genç Polydoros’a verir.

Ama kızı, Pyrros tarafından Akhilleus’un mezarı üstünde kurban edilir; Polydoros’sa, annesi tarafından eline teslim edildiği Trakya kralı Polymestor tarafından denize atılır. Korkunç acılar çeken Hekabe, Polymestor’un çocuklarını babalarının gözleri önünde öldürür, sonra da onu kör eder.

Tanrılar Hekabe’ye acırlar ve onu başka bir varlığa dönüştürürler.

Andromakhe’de, Hektor’un dul karısının, Akhilleus’un oğlu Neoptolemos’la olan zorlama ilişkisinden, Molossos adlı bir çocuğu olur. Hermione’yle evlenen Neoptolemos, Andromakhe’yi terk eder.

Hermione, Andromakhe’yi kıskanmaktadır; kralın yokluğu sırasmda çocuğu kaçırmak ve anasını öldürtmek ister. Ama Akhilleus’un babası onları kurtarır.

Hermione kocasının dönüşünden çekindiğinden, eski nişanlısı Orestes’le kaçar. Delphoi’de Orestes tarafından tuzağa düşürülen Neoptolemos öldürülür. Cesedi Akhilleus’un babası Peleus’a götürülür.

Euripides’in trajedileri, aynı çağda yaşamış olduğu Aiskhylos ve Sophokles’inkilerden çok farklıdır .

Aslında, yapıtları sık sık bir araya geldiği felsefecilerin etkisi altında kalmış, “sahnelerin felsefecisi” diye anılan Euripides, eski destanlardan yararlanmakla birlikte onları yargılayıp, eleştirmiştir.

Mitoloji tanrılarına inanmayan yazarın, çağının insanları gibi, yapıtlarının kişileri de geleneksel inançlardan sıyrılmıştır. Kahramanları artık karşı gelinmez bir alınyazısının elinde oyuncak değil, şiddetli tutkuların kurbanıdırlar.

Hekabe ve Andromakhe’yle ana sevgisini, Alkestis’in özverili aşkını, Phaidra ve Medeia’ nın kıskanç ve öfkeli aşklarını ustaca betimlemiş olan Euripides, Aiskhylos gibi dehşet, Sophokles gibi dehşet ve acıma değil, yalnızca acıma uyandırmak istemiş, bu yüzden Aristophanes tarafından, koltuk değnekleri ve yırtık pırtık giysiler sergileyerek seyircileri duygulandırmakla suçlanmıştır.

Olayların gelişmesinin en önde gelen sorun olduğu bu yeni trajedi anlayışı, belki de, prologların zaman zaman gereksizliğini ve karakterlerin verilmesi bittiğinde, olayın, çoğu kez tanrıların işe karışmasına bağlı, yapay bir çözülmeyle sona erişini açılmamaktadır.

Ayrıca, bu trajedide koro eski anlamını yitirmiştir ve yalnızca, imgelerle yüklü ince lirik şarkılarıyla dikkati çeker.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir