Ferdinand de Saussure Kimdir?

Ferdinand de Saussure Kimdir? İsviçre!i dilbilimci (Cenevre 1857-Vufflens şatosu, Vaud kantonu. 1913). Henri de Saussure’ün oğlu.

Ferdinand de Saussure Hayatı

Leipzig’de dilbilim derslerini takip etti ve doktora tezini (De l’Emploi du Genitif Absolu en Sanskrit [Mutlak Genetifin Sanskritçedeki Kullanımı], 1881) verdi.

1891’e kadar Paris’te ecole des Hautes Etudes’de karşılaştırmalı dilbilgisi okuttu; sonra Cenevre’ye döndü ve profesör oldu.

Sağlığında yayımlanan eserleri Özellikle karşılaştırmalı dilbilgisiyle ilgilidir (Metnoire Sur tes Langues hido-Europeennes [Hint-Avrupa Dillerindeki İlk ünlü Sistemi Üstüne İnceleme], 1879).

Ama F. de Saussure, öğrencileri Ch. Bally ve A. SĞcche-haye’ın çabasıyla 1916’da yayımlanan ve 1957’de R. Godel tarafmdan tamamlanan (Les Sources Manuscrites du «Cours de Linguistique Genârale» de F. de Saussure [F. de Saussure’ün «Genel Dilbilim Dersleri» Adlı Eserinin Elyazma Kaynakları]), Genel Dilbilim Dersleri (Cours de Linguistique G6n6rale) adlı eserle modern dilbilimin evriminde büyük bir rol oynadı.

Saussure’ün ölümünden sonra 1914 yılında Bedřich Hrozný bu noktada Hint Avrupa dili olarak belirtilen Hititçe’yi çözümlemiş, Sausure’ün kendi ses katsayılarını yeniden yapılandırdığı bazı durumlarda Polonyalı dilbilimci ve Slav dilleri araştırmacısı Jerzy Kuryłowicz Hititçedeki “Laringeal”i bulmuştur. Mühim kısıtlamaların hesaba katılmasına rağmen Hititçedeki “Laringeal” genel anlamda Saussure’ün yeniden yapılandırmasının onaylanması olarak kabul görmektedir.

F. de Saussure’ün modem dilbilime yaptığı başlıca katkılar şunlardır: aynı dili konuşan topluluğun düşüncesinde gücül olarak bulunan unsurların gerçekleşmesi, yani «söz» (kişisel yön) ile «dil» (toplumsal yön) arasındaki ayırım; bir «gösteren» (ses imgesi» ve «gösterilen»den (düşünceyi belirten) meydana gelen «gösterge»nin (veya «işaretsin) tanımı; «senkroni» veya «eşzamanlılık» (belli bir dönemde dilin işleyişi) ile «diyakroni» veya «artzamanlılık» (dilin tarihsel gelişmesi) arasındaki ayırım; dilin, bütün unsurlarının birbirine bağlı bir yapı olarak ele alınması; dil göstergesinin saymaca niteliği; sentagma ilişkileriyle (birbirini izleyen birimler arasında) paradigma ilişkileri (aynı sınıftan birimler arasında) arasındaki ayırım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir